YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/3835
KARAR NO : 2015/14412
KARAR TARİHİ : 26.05.2015
MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi
Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki şikayetçi tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü:
1- Şikayetçi 3. kişinin İİK’nun 106-110. maddelerine dayalı şikayetine ilişkin temyiz isteminin incelenmesinde;
İcra mahkemesi kararlarından hangilerinin temyiz olunabileceği özel hükümlerle ve genel olarak da İİK.nun 363. maddesinde birer birer açıklanıp gösterilmiştir. Bunların dışında kalan mahkeme kararları kesindir. Yargıtay’ca incelenmesi istenen icra mahkemesi kararının ilgili bölümü, bu maddelerle tespit edilen kararlar arasına girmeyip kesin nitelikte bulunduğundan temyiz dilekçesinin (REDDİNE),
2- Şikayetçi 3. kişinin 08.11.2013 tarihli haczin kaldırılmasına yönelik şikayetine ilişkin temyiz itirazlarına gelince;
Şikayetçi üçüncü kişinin, icra mahkemesine başvurarak; ….., 24/07/2013 tarihinde üzerindeki hacizlerle yükümlü olarak aldığını, taşınmaz üzerindeki 13.07.2012 tarih ve 1367 yevmiye nolu haczin, İİK’nun 106-110. maddeleri uyarınca süresinde satış istenmemesi nedeniyle düştüğünü ileri sürerek 08.11.2013 tarihinde konulan haczin kaldırılması talebinde bulunduğu, mahkemece şikayetin reddine karar verildiği anlaşılmıştır.
İİK’nun 96 ve bunu izleyen maddelerinde düzenlenen istihkak iddiasına ilişkin hükümler menkul mallar için uygulanmaktadır. Taşınmaz üzerine konulan haczin kaldırılması istemi, icra memurunun işlemine yönelik şikayet mahiyetinde olduğundan, şikayet prosedürüne göre çözümlenmesi gerekir(HGK’nun 24.09.1997 tarih 1997/15-461 E. 1997/729 K.; HGK’nun 13.06.2001 tarih ve 2001/12-461 E. 20011516 K.; HGK’nun 31.03.2004 tarih ve 2004/12-198 E. 2004/183 K. sayılı kararları).
Bu nedenle, haciz tarihinde takipte taraf olmayan 3. kişi … adına tapuda kayıtlı olan taşınmaz üzerine konan haczin kaldırılması istemi, şikayet niteliğinde olup, işin niteliği gereği bu şikayet süreye tâbi değildir.
HGK’nun 07.04.2004 tarih ve 2004/12-210 E. 2004/208 K. sayılı kararında da açıklandığı üzere, taşınmazın borçlunun borcu nedeniyle haczedilebilmesi için, haciz tarihinde borçlunun adına kayıtlı olması zorunludur. Bir başka deyişle; haciz tarihinde takipte taraf olmayan 3. kişi adına kayıtlı olan taşınmazın, borçlunun borcu için haczi mümkün bulunmamaktadır.
Somut olayda şikayete konu 520 ada 10 parselde kayıtlı taşınmaza, şikayetçi 3. kişiye intikal etmeden önce 13.07.2012 tarihinde haciz konulduğu ve tapu kaydına işlendiği, şikayetçi üçüncü kişinin 24.07.2013 tarihinde haciz şerhiyle birlikte mahcuz taşınmazı iktisap ettiği, daha sonra 08.11.2013 tarihinde haczin yenilendiği, ancak yenileme tarihinde taşınmazın maliki şikayetçi üçüncü kişi olduğundan borçlunun borcundan dolayı 08.11.2013 tarihinde taşınmaz üzerine haciz konulması mümkün değildir.
O halde mahkemece şikayetçi üçüncü kişinin 08.11.2013 tarihli hacze yönelik şikayetinin kabulüne karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsizdir.
SONUÇ : Şikayetçinin temyiz itirazlarının kabulü ile mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK’nun 366 ve HUMK’nun 428. maddeleri uyarınca (BOZULMASINA), peşin alınan harcın istek halinde iadesine, ilamın tebliğinden itibaren 10 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 26.05.2015 gününde oybirliğiyle karar verildi.