Yargıtay Kararı 12. Hukuk Dairesi 2015/3933 E. 2015/5052 K. 09.03.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/3933
KARAR NO : 2015/5052
KARAR TARİHİ : 09.03.2015

MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi

Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki ipotek borçlusu tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü :
İpotek borçlusu …’in şikayet yoluyla icra mahkemesine yaptığı başvuruda, asıl borçlu … takipte taraf gösterilmeden ipotek borçlusu aleyhine takip yapılamayacağını belirterek takibin iptalini istediği ve mahkemece şikayetin reddine karar verildiği anlaşılmaktadır.
İİK’nun 149/b. maddesinde; “icra müdürü borçluya ve varsa gayrimenkul sahibi üçüncü şahsa birer ödeme emri gönderir” hükmü öngörülmüştür. Bu hüküm gereği, icra takibinin asıl borçlu (lehine ipotek verilen) aleyhine açılması asıldır. Asıl takip sonunda üçüncü kişinin taşınmazının paraya çevrilmesi söz konusu olduğu takdirde o kişi hakkında da takip yapılması gerekir. Şu hale göre ipotek veren 3. kişi ile asıl borçlu arasında zorunlu takip arkadaşlığı vardır. Öte yandan Türk Medeni Kanunu’nun 887. maddesi hükmüne göre ipotekli taşınmazın maliki borçtan şahsen sorumlu değilse, alacaklının ödeme isteminin ona karşı etkili olması, bu istemin hem borçluya hem kendisine karşı yapılmış olmasına bağlıdır.
Somut olayda; Çanakkale ili … köyü 183 ve 474 parsel sayılı taşınmazların tamamının, 600 parsel sayılı taşınmazın ¼ hissesinin, 1171 parsel sayılı taşınmazın 7/12 hissesinin ve Yazıcızade mahallesi 562 ada 4 parsel sayılı taşınmazın tamamının ipotek borçlusu …’e ait olduğu, bu taşınmaz üzerine alacaklı…. Enerji Ürünleri Paz. Dış. Tic. Ve San. Ltd. Şti. lehine, asıl borçlu … doğmuş ve doğacak borçlarının teminatı olarak ipotek tesis edildiği, takibin sadece borçlu sıfatıyla ipotekli borçlusu … aleyhine başlatıldığı ve asıl borçlu …. takipte taraf gösterilmediği anlaşılmaktadır.
Bu durumda, mahkemece, HMK’nun 124. maddesi uyarınca asıl borçlu … takibe dahil edip ödeme emri tebliğ ettirmesi için alacaklıya süre verilerek sonuca gidilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsizdir.
SONUÇ : İpotek borçlusunun temyiz itirazlarının kabulü ile mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK’nun 366 ve HUMK’nun 428. maddeleri uyarınca (BOZULMASINA), peşin alınan harcın istek halinde iadesine, ilamın tebliğinden itibaren 10 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 09.03.2015 gününde oybirliğiyle karar verildi.