YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/3998
KARAR NO : 2015/14709
KARAR TARİHİ : 28.05.2015
MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi
Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki alacaklı tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü:
Alacaklı tarafından borçlular … ve … hakkında bonoya dayalı olarak kambiyo senetlerine özgü haciz yoluyla başlatılan takipte, borçluların süresi içinde imzaya itiraz ederek takibin durdurulması istemi ile icra mahkemesine başvurduğu, mahkemece yapılan yargılama sonunda davanın kabulüne ve takibin İİK’nun 170/3. maddesi gereğince durdurulmasına karar verildiği görülmektedir.
Mahkemece dosyanın imza incelemesi yapılmak üzere …. gönderildiği, adı geçen kurum tarafından düzenlenen 30/10/2014 tarihli raporda; …’ın mukayese imzaları ile uygunluk ve benzerlik bulunamadığı, …’ın imzalarının ise kısmi benzerlik bulunmakla birlikte basit tersimli olması nedeni ile eli ürünü olup olmadığı konusunda daha ileri bir tespite gidilemediğinin bildirildiği, bu rapora alacaklının tespit yapılamaması nedeniyle itiraz ettiği ve yeniden bilirkişi raporu alınmasını talep ettiği, ancak mahkemece alınan rapor doğrultusunda karar verildiği anlaşılmaktadır.
…. alınan raporda, imzanın borçluların eli ürünü olup olmadığı hususunda net bir görüş bildirilmemiştir. …… alınan rapor hükme esas alınarak itirazın kabulüne karar verilmiş ise de, söz konusu raporun anılan kurumdan alınmış ve heyetçe düzenlenmiş olması yerleşik Yargıtay içtihatlarına göre ona üstünlük sağlamaz. Zira …. imza incelemesinde son merci olarak kabulü hususunda yasal bir düzenleme bulunmamaktadır (Hukuk Genel Kurulunun 07.10.2009 tarih ve 2009/12-282 sayılı kararı ).
Kambiyo senetlerine mahsus haciz yolu ile yapılan takiplerde borçlu tarafından imzaya itiraz edilmesi halinde, imzanın borçluya ait olduğunu ispat külfeti senedi elinde bulunduran ve imzanın borçluya ait olduğunu iddia eden alacaklıya aittir (HGK’nun 26.04.2006 tarih ve 2006/12-259 Esas, 2006/231 Karar sayılı kararı).
Alacaklı tarafından borçlulara ait imza örnekleri de delil olarak gösterilip, yeni bir bilirkişi incelemesi yapılması talep edildiğine göre, mahkemece, ispat yükünün alacaklıda olduğu kuralı nazara alınarak yeniden bilirkişi incelemesi yaptırılıp oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken, bu husus gözardı edilerek eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsizdir.
SONUÇ :Alacaklının temyiz itirazlarının kabulü ile mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK’nun 366 ve HUMK’nun 428. maddeleri uyarınca (BOZULMASINA), peşin alınan harcın istek halinde iadesine, ilamın tebliğinden itibaren 10 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 28.05.2015 gününde oybirliğiyle karar verildi.