YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/4729
KARAR NO : 2015/14157
KARAR TARİHİ : 25.05.2015
MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi
Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki borçlu tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü :
Alacaklı tarafından başlatılan kambiyo senetlerine mahsus haciz yoluyla icra takibinde örnek 10 nolu ödeme emrinin tebliği üzerine borçlu yasal süresinde icra mahkemesine başvurarak senet bedelinin ödendiği yönünde itfa itirazında bulunmuş, mahkemece borçlunun borcunu ödediğine dair takip hukuku bakımından geçerli delil ve belge sunulmadığı, taraflar arasındaki karşılıklı edimlerin ifasını gerektiren sözleşmede, tarafların edimlerini yerine getirip getirmediği hususunda yargılama yetkisinin genel mahkemelerde olduğu gerekçesiyle itirazın reddine karar verilmiştir.
İİK’nun 169-a/1. maddesi gereğince borçlu icra mahkemesinde, borcun olmadığını veya itfa yahut imhal edildiğini resmi veya imzası ikrar edilmiş bir belge ile ispat ettiği takdirde itirazın kabulüne karar verilir. Dairemizin yerleşik içtihatlarına göre, sunulan ödeme belgesinin takip konusu senetten doğan borca ilişkin olarak verildiğinin kabul edilebilmesi için, belgede takip dayanağı senede açıkça atıf yapılması zorunludur.
Somut olayda borçlunun itfa itirazına dayanak yaptığı 28.04.2014 tarihli “Anlaşmadır” başlıklı belge içeriğine göre “28.02.2014 vadeli 30.000 TL lik senetten 15.000 TL’si tahsil edilip bu senetten tahsil edilen dahil 33.000 TL dir” ifadesinden takip konusu bonoya atıfta bulunulduğu, 28.02.2014 vadeli 30.000,00 TL bedelli senedin 15.000,00 TL’lik kısmının tahsil edildiği anlaşılmaktadır. Alacaklı tarafın sunduğu 10.09.2014 tarihli cevap dilekçesi içeriğine göre de bahsi geçen belgedeki imzanın alacaklıya ait olduğu ikrar edilmiş durumdadır. Bu durumda ilgili belgenin İİK.nun 169/1-a maddesi kapsamında olduğunun kabulü gerekir.
O halde, mahkemece, İİK’nun 169/a-l. maddesi gereğince borçlunun borca itirazının kısmen kabulü gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi ile tümden reddi isabetsizdir.
SONUÇ : Borçlunun temyiz itirazlarının kabulü ile mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK’nun 366 ve HUMK’nun 428. maddeleri uyarınca (BOZULMASINA), peşin alınan harcın istek halinde iadesine, ilamın tebliğinden itibaren 10 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 25/05/2015 gününde oybirliğiyle karar verildi.