Yargıtay Kararı 12. Hukuk Dairesi 2015/5607 E. 2015/15828 K. 08.06.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/5607
KARAR NO : 2015/15828
KARAR TARİHİ : 08.06.2015

MAHKEMESİ : … İcra Hukuk Mahkemesi

Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki borçlu tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü :
1-İşin niteliği bakımından temyiz tetkikatının duruşmalı olarak yapılmasına HUMK.nun 438. ve İİK’nun 366. maddeleri hükümleri müsait bulunmadığından bu yoldaki isteğin reddi oybirliğiyle kararlaştırıldıktan sonra işin esası incelendi:
2- Alacaklı vekili tarafından, 1 yıllık sözleşmenin net bakiye süre ücretine dayalı olarak, borçlu şirket aleyhine 23/01/2014 tarihinde genel haciz yolu ile ilamsız icra takibi başlatıldığı, borçlu vekilinin, icra mahkemesine başvurarak, …. Asliye Ticaret Mahkemesi’nde görülen iflasın ertelenmesine ilişkin davada mahkemece verilen tedbir kararı ve nihai karar gereğince takibin iptalini talep ettiği, mahkemece, takibe konu alacağın İİK.nun 206/1. maddesinde belirtilen işçi alacaklarından olduğu gerekçesiyle istemin reddine karar verildiği anlaşılmaktadır.
…. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 30.11.2012 tarih ve 2012/273 Esas sayılı ihtiyati tedbir kararı ile, borçlu şirket aleyhine İİK’nun 206. maddesinin 1.sırasında yazılı alacaklara ilişkin olanlar hariç olmak üzere, İİK’nun 179/b maddesi gereğince, yapılan takiplerin durdurulmasına ve yeni takip yapılmamasına karar verildiği görülmektedir.
İİK’nun 179/b maddesi hükmü gereğince; iflasın ertelenmesi kararı üzerine borçlu aleyhine 6183 Sayılı Kanuna göre yapılan takipler de dahil olmak üzere, hiçbir takip yapılamaz ve evvelce başlamış takipler de durur. Ancak 206. maddesinin birinci sırasında yazılı alacaklar için haciz yoluyla takip yapılabilir.
İşçilerin, iş ilişkisine dayanan ve iflasın açılmasından önceki bir yıl içinde tahakkuk etmiş ihbar ve kıdem tazminatları dahil alacakları ile, iflas nedeniyle iş ilişkisinin sona ermesi üzerine hak etmiş oldukları ihbar ve kıdem tazminatları, İİK’nun 206. maddesinin birinci sırasındaki alacaklardandır.
Bir alacağın işçi alacağı olduğunun kabul edilebilmesi için, ilamla hüküm altına alınmış olması ya da takibin itiraz edilmeksizin kesinleşmiş olması gerekir.
Somut olayda, takibe konu alacak, ilamla hüküm altına alınmadığı gibi, alacaklı tarafından başlatılan genel haciz yoluyla ilamsız icra takibine borçlu tarafından süresi içinde (10.02.2014 tarihinde) itiraz edildiği anlaşıldığından, anılan alacağın, İİK’nun 206. maddesinin birinci sırasındaki işçi alacağı olduğu kabul edilemez.
O halde, mahkemece, şikayetin kabulü ile iflas erteleme davasında verilen tedbir kararından sonra borçlu hakkında yapılan takibin iptaline karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsizdir.
SONUÇ : Borçlunun temyiz itirazlarının kısmen kabulü ile mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK’nun 366 ve HUMK’nun 428. maddeleri uyarınca (BOZULMASINA), bozma nedenine göre sair temyiz itirazlarının incelenmesine yer olmadığına, peşin alınan harcın istek halinde iadesine, ilamın tebliğinden itibaren 10 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 08/06/2015 gününde oybirliğiyle karar verildi.