Yargıtay Kararı 12. Hukuk Dairesi 2015/5622 E. 2015/15057 K. 01.06.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/5622
KARAR NO : 2015/15057
KARAR TARİHİ : 01.06.2015

MAHKEMESİ : … İcra Hukuk Mahkemesi

Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki alacaklı tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü:
Borçlu …’in borcundan dolayı alacaklının talebi üzerine, … İcra Müdürlüğü’nün 2013/3283 Esas sayılı takip dosyasından, … İli, … İlçesi, … Mahallesi … ada, … parselde kayıtlı 11.367,67 metrekare miktarındaki taşınmaz üzerindeki narenciyenin borçluya ait olması halinde haczi için … İcra Müdürlüğüne yazılan talimat doğrultusunda haciz işlemi yapılmak üzere narenciyelerin bulunduğu taşınmaza gelindiğinde, … Mahallesi …nın beyanları da alınarak narenciyenin kime ait olduğu bilinmediğinden haciz yapılmamasına karar verildiği, alacaklı tarafından icra müdürlüğünün bu işleminin şikayet konusu edildiği anlaşılmıştır.
2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu’nun 79/1. maddesi gereğince; icra dairesinin, haciz talebinden itibaren en geç 3 gün içinde haczi yapması gerekir. Yine aynı Kanun’un 85/1. maddesi uyarınca; icra müdürlüğünce, borçlunun kendi yedinde veya üçüncü şahısta bulunan menkul malları ile gayrimenkullerinden ve alacak ve haklarından, alacaklının ana para, faiz ve masraflar da dahil olmak üzere bütün alacaklarına yetecek miktarı, haczedilecektir (HGK. nun 10.06.2009 tarih ve 12-213/244 sayılı kararı) .
Buna göre kural olarak icra müdürünün haciz talebini yerine getirme konusunda herhangi bir takdir yetkisinin bulunmadığının kabulü gerekir. Ancak kural bu olmakla birlikte, İİK.nun 82.maddesine 02.07.2012 tarih ve 6352 sayılı Kanun’un 16.maddesi ile eklenen son fıkrada yer alan; “İcra memuru, haczi talep edilen mal veya hakların haczinin caiz olup olmadığını değerlendirir ve talebin kabulüne veya reddine karar verir” düzenlemesi karşısında, icra memurunun haczi talep edilen malın bu madde uyarınca haczinin kabil olup olmadığını değerlendirerek, bu doğrultuda haciz talebini yerine getirip getirmeme konusunda takdir yetkisi vardır.
Somut olayda, asıl icra dairesince yazılan haciz talimatında, taşınmazdaki narenciyenin borçluya ait olması halinde haciz işlemi yapılması gerektiğinin belirtildiği ve haciz mahallinde narenciyenin borçluya ait olmadığının tespit edilemediği anlaşıldığından ve yazılan haciz talimatı ile bağlı olan talimat icra müdürlüğü, haciz işlemini gerçekleştirmek zorundadır.
O halde mahkemece alacaklının şikayetinin kabulü yerine yazılı gerekçe ile reddi yönünde hüküm tesisi isabetsizdir.
SONUÇ : Alacaklının temyiz itirazlarının kabulü ile mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK’nun 366 ve HUMK’nun 428. maddeleri uyarınca (BOZULMASINA), peşin alınan harcın istek halinde iadesine, ilamın tebliğinden itibaren 10 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 01.06.2015 gününde oybirliğiyle karar verildi.