Yargıtay Kararı 12. Hukuk Dairesi 2015/5683 E. 2015/6125 K. 17.03.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/5683
KARAR NO : 2015/6125
KARAR TARİHİ : 17.03.2015

MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi

Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki borçlu tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü:
Alacaklı tarafından kambiyo senetlerine mahsus haciz yoluyla başlatılan takipte borçlunun, kıymet takdiri raporunun usulüne uygun tebliğ edilmediğini, hacizden satış ilanı tebliğ işlemi ile haberdar olduğunu, haczedilen 9931 parsel sayılı taşınmaz üzerinde bulunan evin haline münasip ev olduğunu ileri sürerek haczin kaldırılması istemi ile icra mahkemesine başvurduğu, mahkemece, şikayetin süre aşımı nedeniyle reddine karar verildiği anlaşılmaktadır.
İİKnun 82. maddesinin birinci fıkrasının 12. bendi gereğince haczedilmezlik şikayeti, aynı Kanun’un 16/1. maddesine göre 7 günlük süreye tabidir. Şikayet süresi haczin öğrenildiği tarihten itibaren başlar.
Somut olayda takip dosyası incelendiğinde;
Şikayetçi borçlunun, vekili aracılığıyla … İcra Hukuk Mahkemesi’nin 09.02.2012 tarih ve 2011/403E.-2012/50K. sayılı dosyası üzerinden 441 ada 61 parsel 63 nolu bağımsız bölüme ilişkin kıymet takdir raporuna itiraz ettiği, yine bu taşınmaza ilişkin satış ilanı tebligatının borçlu vekiline tebliğ edildiği buna ilişkin belgelerin takip dosyası arasında bulunduğu, 20.05.2013 tarihinde meskeniyet şikayetine konu 9931 parsel sayılı taşınmaza haciz konulduğu, 22 örnek davet kağıdının tebliğ edilmediği, kıymet takdiri raporunun ise borçlu asile Tebligat Kanunu’nun 21/1. maddesine göre 22.11.2013 tarihinde yapıldığı anlaşılmıştır.
7201 Sayılı Tebligat Kanunu’nun 11. ve Tebligat Yönetmeliği’nin 18. maddeleri gereğince vekil ile takip edilen işlerde tebligatın vekile yapılması zorunlu olup, şikayete konu taşınmazın haczi ve kıymet takdiri ilgili vekile çıkarılmış ve usule aykırı bir tebligat da bulunmadığına göre, olayda usulsüz tebliğ ile ilgili 7201 Sayılı Tebligat Yasası’nın 32. maddesinin uygulama yeri yoktur. Dolayısıyla borçlu asile yapılan tebliğ ile itiraz ve şikayetler yönünden yasal süre işlemeye başlamaz. Bu itibarla kıymet takdiri raporunun vekil yerine borçlu asile gönderilmesi yasaya aykırıdır.
Öte yandan borçlu asile gönderilen kıymet takdiri raporu tebliğ işlemi, 7201 Sayılı Kanun’un 21/1. ve 23/7. maddeleri ile Tebligat Yönetmeliğinin 30. ve 35. maddeleri hükümlerine uygun yapılmadığı gibi, mahkeme gerekçesinde geçen aynı Mahkeme’nin 2013/471 esas 2014/214 karar sayılı dosyasında görülen kıymet takdiri itiraz davasında, meskeniyet şikayetine konu yapılan taşınmaz ile ilgili yapılmış bir itiraz ve şikayete konu taşınmaza ilişkin haczin öğrenildiği yönünde bilgi bulunmadığı, aksine 23.10.2013 tarihli şikayet konusu olmayan diğer taşınmazlara ilişkin alınan kıymet takdiri raporuna itiraz edildiği anlaşılmıştır. Bu nedenle mahkeme gerekçesi bu yönüyle de doğru bulunmamıştır.
O halde mahkemece, şikayet süresinde olduğu kabul edilerek işin esası incelenip oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde istemin süre yönünden reddine karar verilmesi isabetsizdir.
SONUÇ : Borçlunun temyiz itirazlarının kabulü ile mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK 366 ve HUMK’nun 428. maddeleri uyarınca (BOZULMASINA), peşin alınan harcın istek halinde iadesine, ilamın tebliğinden itibaren 10 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 17.03.2015 gününde oybirliğiyle karar verildi.