YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/7632
KARAR NO : 2015/17110
KARAR TARİHİ : 18.06.2015
MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi
Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki borçlular tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü:
Alacaklı tarafından borçlular hakkında bonoya dayalı olarak kambiyo senetlerine mahsus haciz yoluyla icra takibine başlandığı, borçluların icra mahkemesine yaptığı başvuruda, senedin sağ ve sol kısmının kesildiğini, senedin alt kısmındaki teminat senedi olduğunu yazan kısmının yırtıldığı, senedin 12.000,00 TL bedelli olarak tanzim edildiği halde senet bedelinin 112.000.000,00 TL olarak tahrif edilmiş olduğunu ileri sürerek borca itiraz etttiği Mahkemece, senedin esaslı unsurlarının kesildiği veya üzerinde tahrifat yapıldığına ilişkin delil bulunmadığı gerekçesiyle itirazın reddine karar verildiği anlaşılmaktadır.
6100 sayılı HMK ‘nun 211. maddesinde; “(1) Bir belgenin sahteliğinin iddia edilmesi durumunda, bu hususta karşı tarafın açıklamaları da dikkate alınarak, aşağıdaki sıra ile inceleme yapılarak öncelikle karar verilir: a) Hâkim, yazı veya imzayı inkâr eden tarafı isticvap ettikten sonra bir kanaat edinememişse, huzurda bu kişiye yazı yazdırıp imza attırmak suretiyle elde ettiği belge ve diğer delilleri değerlendirir. Hâkim, sahtelik konusunda başka bir incelemeye gerek duymadan karar verebilecek durumda ise gerekçesini açıkça belirtmek suretiyle, senedin sahteliği hakkında bir karar verir. İsticvap için mahkemeye davet edilen taraf, belirtilen günde hazır bulunmadığı takdirde, inkâr etmiş olduğu belgedeki yazı veya imzayı ikrar etmiş sayılır; bu husus kendisine çıkartılacak davetiyede ayrıca ihtar edilir. b) (a) bendi hükmüne göre yaptığı incelemeye rağmen, hâkimde sahtelik konusunda kesin bir kanaat oluşmamışsa, bilirkişi incelemesine karar verir. Bilirkişi incelemesinden önce, mevcutsa, o tarafa ait olan karşılaştırma yapmaya elverişli yazı ve imzalar, ilgili yerlerden getirtilir. Bilirkişi, bu yazı ve imzalarla, o mahkemede elde edilen yazı ve imzaları esas alarak inceleme yapar. Bilirkişi, inceleme için gerekli görürse, kendi huzurunda tarafın yeniden yazı yazması veya imza atmasını mahkemeden talep edebilir.“ hükmüne yer verilmiştir. Buna göre, hakim ilk önce yazı ve imzayı inkar eden tarafı isticvap etmeli, yeterli kanaat edinememişse mahkeme huzurunda yazı yazdırıp imza attırmalı, belirtilen inceleme ve değerlendirmelerden kesin bir kanaate ulaşamazsa bilirkişi incelemesi yaptırmalıdır.
Tanzim tarihi itibariyle yürürlükte olan, 6102 sayılı TTK.nun 778/2-c maddesi göndermesi ile bonolar hakkında da uygulanması gereken Anılan Kanun’un 676/1. maddesi gereğince, bonoda rakamla gösterilen bedel ile yazı ile gösterilen bedel arasında fark olması durumunda, yazı ile gösterilen bedele itibar edileceğine ilişkin hüküm, bedel bölümünde tahrifat olmaması halinde uygulanır.
Tahrifat iddiasının incelenmesi ise HMK’nun 266/1 maddesi gereğince çözümü özel ve teknik bir bilgiyi gerektirdiğinden, hakim tarafından bilirkişi incelemesi yaptırılmaksızın tahrifatın olduğu ya da olmadığı sonucuna varılamaz.(HGK’nun 14.05.2003 tarih, 2003/12-347 E. – 2003/345 K. sayılı kararı).
O halde mahkemece, borçlunun tahrifat iddiası hakkında bilirkişi incelemesi yaptırılarak, sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, tahrifat iddiasına ilişkin olarak bilirkişi incelemesi yaptırılmaksızın eksik inceleme ile yazılı şekilde sonuca gidilmesi isabetsizdir.
SONUÇ :Borçluların temyiz itirazlarının kabulü ile mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK’nun 366 ve HUMK’nun 428. maddeleri uyarınca (BOZULMASINA), peşin alınan harcın istek halinde iadesine, ilamın tebliğinden itibaren 10 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 18.06.2015 gününde oybirliğiyle karar verildi.