Yargıtay Kararı 12. Hukuk Dairesi 2015/7751 E. 2015/18110 K. 29.06.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/7751
KARAR NO : 2015/18110
KARAR TARİHİ : 29.06.2015

MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi

Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki borçlu tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü :
Sair temyiz itirazları yerinde değilse de;
Borçlu şirket aleyhine bir adet çeke dayalı olarak başlatılan kambiyo senetlerine özgü haciz yolu ile icra takibinde, borçlu şirket imzanın yetkili temsilcisine ait olmadığından bahisle imzaya itiraz etmiştir.
İmza itirazında, imzanın borçluya ait olduğunu ispat külfeti, takibe başlayarak imzanın borçluya ait olduğunu iddia eden alacaklıya aittir (HGK’nun 26.04.2006 tarih ve 2006/12-259 Esas, 2006/231 Karar sayılı kararı).
Dava 12.11.2014 tarihinde, 6100 Sayılı HMK yürürlükte iken açılmıştır. 6100 Sayılı HMK’nun 114. madesinin “g” bendinde gider avansının yatırılmış olmasının dava şartları arasında sayılmış, aynı Kanun’un 115. maddesinin 1. fıkrasında bu koşulun mevcut olup olmadığını kendiliğinden araştıracağı, ikinci fıkrasında bu şartın noksanlığı tespit edilirse davanın usulden reddine karar verileceği öngörülmüştür. HMK’nun “Harç ve Avans Ödemesi” başlıklı 120. maddesinin birinci fıkrası harç ve avansların Bakanlıkça saptanacağı, dava açılırken mahkeme veznesine yatırılacağı, avansın yeterli olmadığının anlaşılması durumunda davacıya iki haftalık kesin süre verileceği düzenlenmiştir.
Delil ikamesi için avans başlıklı HMK’nun 324. maddesinin birinci fıkrasında; “taraflardan herbiri ikamesini talep ettiği delil için mahkemece belirlenen avansı, verilen kesin sürede yatırmak zorundadır. Taraflar birlikte aynı delilin ikamesini talep etmişlerse, gereken gideri yarı yarıya avans olarak öderler” hükmü düzenlendikten sonra ikinci fıkrasında; tarafların bu yükümlülüğü yerine getirmemesinin hukuki sonucu olarak delil ikamesinden vazgeçmiş sayılacağı öngörülmüştür.
Görüldüğü üzere HMK’nun 324. maddesinde düzenlenen delil ikamesi avansı, HMK’nun 114. maddesinin “g” bendinde belirtilen gider avansından hüküm ve sonuçları itibariyle farklı olup, dava şartı niteliğinde değildir.
Somut olayda borçlunun imzaya itirazı üzerine mahkemece bu hususta bilirkişiden rapor alınması amacıyla 18.11.2014 tarihli tensip tutanağının 12 nolu ara kararı ile 200,00 TL bilirkişi ücreti gider avansını iki haftalık kesin sürede yatırması için davacı vekiline süre verilmesine, belirtilen avans kesin süre içerisinde yatırılmaz ise davanın usulden reddedileceğinin ihtarına karar verildiği, ihtaratı içeren tensip tutanağının borçlu vekiline 26.11.2014 tarihinde tebliğ edildiği, belirlenen kesin sürede avansın yatırılmadığı anlaşılmıştır.
Söz konusu ara kararda istenen avansın bilirkişi ücretine ilişkin olduğu belirtildiğinden, anılan avans delil ikamesi avansı niteliğinde olup, HMK’nun 324. maddesine göre bu avansın sürede yatırılmamasının hukuki sonucu, delile dayanan tarafın delilden vazgeçmiş sayılmasıdır. Somut olayda, mahkemece, itiraz eden borçluya delil avansını yatırması için verilen iki haftalık kesin sürede borçlu tarafından avansın yatırılmadığı gerekçesiyle ispatlanamayan davanın reddine karar verildiği görülmüştür.
Bu durumda mahkemece, ispat yükünün alacaklıda olduğu göz önünde bulundurularak HMK’nun 324. maddesi kapsamında delil avansının alacaklı tarafından yatırılması için işlem yapılması, sonucuna göre imza itirazı hakkında bir karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçe ile hüküm kurulması isabetsizdir.
SONUÇ : Borçlunun temyiz itirazlarının kısmen kabulü ile mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK’nun 366. ve HUMK’nun 428. maddeleri uyarınca (BOZULMASINA), peşin alınan harcın istek halinde iadesine, ilamın tebliğinden itibaren 10 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 29/06/2015 gününde oybirliğiyle karar verildi.