YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/8076
KARAR NO : 2015/18162
KARAR TARİHİ : 29.06.2015
MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi
Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki alacaklı tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü :
Alacaklı tarafından borçlular aleyhine bonoya dayalı olarak kambiyo senetlerine mahsus haciz yoluyla takip başlatıldığı, borçluların şikayet yoluyla icra mahkemesine başvurarak, çiftçilik yaparak geçimlerine sağladıklarını belirterek haczedilmez şikayetinde bulundukları, mahkemece iki taşınmaz yönünden karar verilmesin eyer olmadığına, iki ayrı taşınmaz yönünden ise şikayetin kabulü ile haczin kaldırılmasına karar verildiği anlaşılmaktadır.
HMK’nun 20. maddesinde; görevsizlik veya yetkisizlik kararı verilmesi halinde, taraflardan birinin, bu karar verildiği anda kesin ise bu tarihten, süresi içinde kanun yoluna başvurulmayarak kesinleşmiş ise kararın kesinleştiği tarihten; kanun yoluna başvurulmuşsa bu başvurunun reddi kararının tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde kararı veren mahkemeye başvurarak, dava dosyasının görevli ya da yetkili mahkemeye gönderilmesini talep etmesi gerektiği, aksi takdirde, bu mahkemece davanın açılmamış sayılmasına karar verileceği hükme bağlanmıştır.
Somut olayda; borçlular vekilinin 25.06.2013 tarihinde … İcra Hukuk Mahkemesi’ne başvurarak haczedilmezlik şikayetinde bulundukları, … İcra Hukuk Mahkemesi’nin 26.11.2013 tarih, 2013/15 E.-2013/29 K. sayılı ilamı ile şikayete ilişkin olarak yetkisizlik kararı verdiği, borçlular vekilinin yüzüne karşı tefhim edilen bu kararın 07.12.2013 tarihinde kesinleştiği ve borçlular vekili tarafından yasal iki haftalık süreden sonra 09.01.2014 tarihinde gönderme talebinde bulunulduğu anlaşılmaktadır.
HMK’nun 20. madde hükmünün kamu düzenine ilişkin olması nedeniyle kararın alacaklı tarafça temyiz edilmesi halinde dahi aleyhe bozma ilkesi nazara alınamaz (Hukuk Genel Kurulu’nun 06.10.2004 tarih 2004/1-433 kararında benimsendiği gibi).
O halde, mahkemece; kamu düzeni ile ilgili olan HMK’nun 20. maddesi uyarınca re’sen davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsizdir.
SONUÇ : Alacaklının temyiz itirazlarının kabulü ile mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK’nun 366. ve HUMK’nun 428. maddeleri uyarınca (BOZULMASINA), peşin alınan harcın istek halinde iadesine, ilamın tebliğinden itibaren 10 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 29/06/2015 gününde oybirliğiyle karar verildi.