YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/8092
KARAR NO : 2015/9488
KARAR TARİHİ : 13.04.2015
MAHKEMESİ:İcra Hukuk Mahkemesi
Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki borçlu tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü:
Alacaklı tarafından borçlu hakkında çeke dayalı olarak genel haciz yolu ile ilamsız icra takibine başlandığı, örnek 7 numaralı ödeme emrinin tebliği üzerine borçlunun icra dairesine yaptığı başvuruda, takibe konu çekte adının bulunmadığını ve anılan belgede keşideci şirket lehine aval verdiğine dair bir ibarenin yer almadığını bildirerek borca itiraz ettiği, alacaklının borçlunun itirazı ile duran takibin devamını sağlamak amacıyla itirazın kaldırılması isteğiyle yaptığı başvuru üzerine mahkemece, istemin kabulüne karar verildiği görülmektedir.
Bilindiği üzere; İİK.’nun 68/1. maddesi gereğince; ”Talebine itiraz edilen alacaklının takibi, imzası ikrar veya noterlikçe tasdik edilen borç ikrarını içeren bir senede yahut resmi dairelerin veya yetkili makamların yetkileri dahilinde ve usulüne göre verdikleri bir makbuz veya belgeye müstenitse, alacaklı itirazın kendisine tebliği tarihinden itibaren altı ay içinde itirazın kaldırılmasını isteyebilir. ”Öte yandan, HMK.’nun 207. maddesi uyarınca, senetteki düzeltmelerin borçlu (keşideci) tarafından paraf edilmesi gereklidir. Bir başka ifadeyle, senet üzerinde yapılan değişikliklerin geçerli olabilmesi, düzenleyen tarafından imza veya paraf edilmek suretiyle onaylanmasına bağlıdır. 6102 sayılı TTK.’nun 818/1. maddesinin (g) bendi göndermesi ile çekler hakkında da uygulanması gereken aynı Kanunu’nun 701. maddesi uyarınca da, aval şerhi, çek veya alonj üzerine yazılır. Aynı maddenin üçüncü fıkrasına göre ise; muhatabın veya düzenleyenin imzaları hariç olmak üzere çekin yüzüne atılan her imza aval şerhi sayılır.Ayrıca,Türk Borçlar Kanunu’nun 504. maddesinde vekilin, özel olarak yetkili kılınmadıkça kambiyo taahhüdünde bulunamayacağı hükmüne yer verilmiştir.
Tüm bu açıklamalar ışığında somut olaya bakıldığında; dosyaya sunulan … 27. Noterliği’nin 26.07.2011 tarih ve … yevmiye numaralı vekaletname kapsamına göre keşideci … Sanayi ve Limited Şirketi’ni temsilen … tarafından borçlu …’ya çek düzenleme yetkisinin verilmediği görülmektedir. Diğer yandan, keşide tarihi altındaki değişikliği onaylar mahiyetteki imzanın keşideci şirket yetkilisi …’a ait olduğu hususunda taraflar arasında uyuşmazlık bulunmamaktadır. Belirtilen durum karşısında, borçlu tarafından inkar edilmeyen imzanın, keşide tarihi altında yer alsa da çekin ön yüzüne atılmış olmakla aval hükmünde bulunduğunun kabulü gerekir. Dolayısıyla, takip konusu çekin, İİK.’nun 68. maddesinde yazılı, imzası ikrar edilmiş mücerret borç ikrarını içeren belgelerden olduğu tartışmasızdır.O halde, mahkemece, alacaklının itirazın kaldırılması isteminin açıklanan nedenlerle kabulüne karar verilmesi gerekirken; yazılı gerekçeyle hüküm tesisi yerinde değil ise de; sonuçta istem kabul edildiğinden sonucu doğru mahkeme kararının onanması gerekmiştir.SONUÇ: Borçlunun temyiz itirazlarının reddi ile sonucu doğru mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK’nun 366. ve HUMK’nun 438. maddeleri uyarınca (ONANMASINA), alınması gereken 27,70 TL temyiz harcından, evvelce alınan harç varsa mahsubu ile eksik harcın temyiz edenden tahsiline, ilamın tebliğinden itibaren 10 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 13.04.2015 gününde oybirliğiyle karar verildi.