Yargıtay Kararı 12. Hukuk Dairesi 2015/8171 E. 2015/18289 K. 29.06.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/8171
KARAR NO : 2015/18289
KARAR TARİHİ : 29.06.2015

MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi

Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki alacaklı tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü:
Alacaklı tarafından borçlular hakkında genel haciz yolu ile başlatılan ilamsız icra takibinde, alacaklının, hakkında takip kesinleşen borçlulara ait tapu kaydı bildirilen taşınmazların kaydına haciz konulması, ödeme emri tebliğ edilemeyen borçlulara da ödeme emri ve yenileme emri tebliğ edilmesi talebinin, icra müdürlüğünce dosyada temlik olduğundan borçlulara temlik muhtırasının tebliğ edilmemiş olması nedeniyle reddi üzerine, alacaklının icra mahkemesine başvurarak, müdürlüğün 02.7.2014 tarihli ret kararının iptalini talep ettiği, mahkemece şikayetin reddine karar verildiği görülmüştür.
Somut olayda, borçlular … ve …’e örnek 7 numaralı ödeme emrinin tebliğ edilerek takibin adı geçen borçlular hakkında kesinleştiği, diğer borçlular … ve …’e ise ödeme emrinin tebliğ edilememesi nedeniyle takibin adı geçenler yönünden kesinleşmediği, takip konusu alacağın 24.12.2012 tarihinde …’ye temlik edildiği, 14.3.2014 tarihinde takibin yenilendiği, temlik alacaklısının icra müdürlüğüne başvurarak, hakkında takibin kesinleştiği borçlular adına kayıtlı taşınmazların tapu kaydına haciz şerhi işlenmesini, diğer borçlulara da ödeme emri ve yenileme emri tebliğ edilmesini istediği, müdürlükçe, temlik muhtırasının borçlulara tebliğ edilmemiş olması nedeniyle masrafı verildiğinde temlik muhtırası ile beraber yenileme emrinin tebliğ edilmesine karar verildiği anlaşılmıştır.
Kesinleşen bir icra takibinde, alacaklının haciz talebi hakkında, icra müdürlüğünün istisnai haller dışında (İİK’nun 82/son maddesi gibi) takdir yetkisi olmayıp, haciz talebinin yerine getirilmesi gerekir. Alacağın temliki hususunun bildirilmesi, sadece 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 186. maddesinde iyiniyetle ifa başlığı altında düzenlenen, borçluların temlik edene iyiniyetle yapacağı ödemelerin geçerliliği bakımından önem taşır.
Öte yandan, henüz ödeme emri tebliğ edilemeyen borçlular yönünden düzenlenecek ödeme emrinde, alacaklı olarak temlik alacaklısının gösterileceği ve temlik hususunun belirtileceği de tabiidir.
O halde, icra müdürlüğünün şikayete konu işlemi yukarıda açıklanan nedenlerle yerinde olmayıp, mahkemece şikayetin kabulüne karar verilmesi gerekirken, temlikle alacaklı tarafın değişmesi nedeniyle, borçlunun, alacaklının kim olduğunu bilmesinde fayda olduğu gerekçesi ile şikayetin reddi yönünde hüküm tesisi isabetsizdir.
SONUÇ :Alacaklının temyiz itirazlarının kabulü ile mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK’nun 366 ve HUMK’nun 428. maddeleri uyarınca (BOZULMASINA), peşin alınan harcın istek halinde iadesine, ilamın tebliğinden itibaren 10 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 29.06.2015 gününde oybirliğiyle karar verildi.