Yargıtay Kararı 12. Hukuk Dairesi 2015/8400 E. 2015/18403 K. 30.06.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/8400
KARAR NO : 2015/18403
KARAR TARİHİ : 30.06.2015

MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi

Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki alacaklı tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü :
Sair temyiz itirazları yerinde değil ise de;
İİK.nun 170/3. maddesi gereğince; icra mahkemesi, aynı Kanun’un 68/a maddesinin 4. fıkrasına göre yapacağı inceleme sonunda inkar edilen imzanın borçluya ait olmadığına kanaat getirirse itirazın kabulüne karar verir. Aynı maddenin dördüncü fıkrasında ise; “İcra mahkemesi, itirazın kabulüne karar vermesi halinde, senedi takibe koymada kötü niyeti veya ağır kusuru bulunduğu takdirde alacaklıyı senede dayanan takip konusu alacağın yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere tazminata mahkum eder” hükmüne yer verilmiştir.
Alacaklı tarafından (9) adet bonoya dayalı olarak kambiyo senetlerine mahsus haciz yoluyla başlatılan takibe karşı borçlu şirketin, dayanak senetlerdeki imzanın şirket yetkilisine ait olmadığını ileri sürerek icra mahkemesine başvurduğu, mahkemece, 14.08.2014 havale tarihli rapora itibar edilerek senetlerdeki mevcut imzaların şirket yetkilisi …’in eli ürünü olmadığı gerekçesiyle imza itirazının kabulüne karar verildiği anlaşılmıştır.
Somut olayda alacaklı vekili rapor alınmadan önceki 22.04.2014 havale tarihli cevap dilekçesinde özetle, takibe konu senetlerdeki imzaların, kendisini şirket yetkilisi olarak tanıtan …’e ait olduğunu beyan ettiği ve ticaret sicil kaydına göre senetlerin tanzim tarihi itibariyle şirket yetkilisinin münferiden … olduğu anlaşılmaktadır.
Bu nedenle imza incelemesi yapılması gereksiz olup, mahkemece, bilirkişi incelemesi yapılmadan önce alacaklının senetlerdeki imzanın borçlu şirket yetkilisine ait olmadığı yönündeki beyanı gözönünde bulundurularak, imzaya itirazın kabulü ile takibin durdurulmasına ve imza incelemesi yapılmadan sonuca gidilmesi gerektiğinden alacaklı aleyhine tazminat ve para cezasına hükmedilmemesi gerekirken, imza incelemesi yapılarak alacaklının tazminat ve para cezasına mahkum edilmesi isabetsiz olup, hükmün bu sebeple bozulması gerekir ise de, yapılan bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını zorunlu kılmadığından kararın düzeltilerek onanması yoluna gidilmiştir.
SONUÇ : Alacaklının temyiz itirazlarının kısmen kabulü ile … İcra Hukuk Mahkemesi’nin 25.12.2014 tarih ve 2014/203 E. – 737 K. sayılı ilamının hüküm bölümünün tazminat ve para cezasına ilişkin “b” ve “c” nolu bentlerinin tamamının silinerek karar metninden çıkartılmasına, kararın düzeltilmiş bu şekliyle İİK’nun 366. ve HUMK’nun 438. maddeleri uyarınca (ONANMASINA), mahkeme kararı düzeltilerek onandığından harç alınmasına yer olmadığına, ilamın tebliğinden itibaren 10 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 30/06/2015 gününde oybirliğiyle karar verildi.