YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/8706
KARAR NO : 2015/17358
KARAR TARİHİ : 22.06.2015
MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi
Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki alacaklı tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü :
Alacaklının; Borçlu …’e ilişkin olarak temyiz taleplerinin incelenmesinde;
Mahkemece; iptal edilen 162.500,00 TL bedelli çeke ilişkin olarak, çek arkasına düşülen şerhin altında ibraz tarihinin bulunmadığı anlaşıldığından bu borçlu yönünden temyiz itirazları yerinde değil ise de;
Diğer Borçlu … yönünden ise:
Borçlu şirketin ödeme emri tebligatının usulüne uygun olmadığından bahisle şikayet tarihinin öğrenme tarihi olarak tespiti talebi ile icra mahkemesine başvurduğu, mahkemece, tebligatın usulüne uygun olmadığı kanaati ile ittıla tarihinin öğrenme tarihi olarak düzeltilmsine karar verildiği anlaşılmaktadır.
7201 sayılı Tebligat Kanunu’nun 12. maddesine göre, hükmi şahıslara tebligat selahiyetli mümessillerine, bunlar birden fazla ise yalnız birine yapılır. Aynı Kanunun 13. maddesine göre de, tebliğ yapılacak bu kişiler, herhangi bir sebeple mutad iş saatlerinde işyerinde bulunmadıkları veya o sırada evrakı bizzat alamayacak bir halde oldukları takdirde, tebliğ orada hazır bulunan memur ve müstahdemlerinden birine yapılır. Tebligat Tüzüğünün 18. maddesinde de, tüzel kişi adına, tebligatı kabul edecek kişi herhangi bir sebeple mutad iş saatlerinde bulunmadığı veya o sırada evrakı bizzat alamayacak durumda olduğu takdirde tebliğin, orada hazır bulunan memur veya müstahdemlerinden birine yapılacağı, kendisine tebliğ yapılacak memur veya müstahdemin tüzel kişinin o yerdeki teşkilatı veya personeli içinde vazife itibariyle tüzel kişinin yetkilisinden sonra gelen kimse veya evrak müdürü gibi esasen bu kabil işlerle vazifelendirilmiş biri olması lazım geldiği, bunların da bulunmadığı tebliğ mazbatasında tespit edilmek şartıyla, o yerdeki diğer memur veya müstahdemlerinden birine yapılacağı hüküm altına alınmıştır.
Somut olayda; borçlu şirkete gönderilen ödeme emri tebligat mazbatasının arka kısmında tebliğ sırasında şirket temsilcisinin şirkette olmadığı dışarda olduğu belirtilerek orada çalışan … isimli şahısa tebligat yapıldığı, tebligatın bu hali ile Tebligat Kanunu’nun 12. ve 13. maddelerine uygun olduğu anlaşılmıştır.
O halde, mahkemece, bu borçlu yönünden tebligatın usulsuzlüğüne ilişkin şikayeti ile takibe ilişkin şikayetinin süre yönünden reddi gerekirken eksik inceleme ve yanılgılı değerlendirme ile istemin kabulüne karar verilmesi isabetsizdir.
SONUÇ : Alacaklının bir kısım temyiz itirazlarının kabulü ile mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK’nun 366 ve HUMK’nun 428. maddeleri uyarınca (BOZULMASINA), peşin alınan harcın istek halinde iadesine, ilamın tebliğinden itibaren 10 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 22/06/2015 gününde oybirliğiyle karar verildi.