Yargıtay Kararı 12. Hukuk Dairesi 2015/8799 E. 2015/14467 K. 26.05.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/8799
KARAR NO : 2015/14467
KARAR TARİHİ : 26.05.2015

MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi

Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki alacaklı tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü :
Alacaklı tarafından ipoteğin paraya çevrilmesi yolu ile icra takibine başlandığı ve borçluya örnek 6 nolu icra emri tebliğ edildiği, borçlunun icra mahkemesine başvurusunda, borcun tamamının kefili tarafından ödendiğini, takipte ödenen borcun yeniden talep ediliğini ileri sürerek gereğinin yapılmasını talep ettiği, mahkemece; “İİK’nun 150/ı maddesinin tüketici kredilerinde uygulama olanağı bulunmadığı, alacağın varlığı ve miktarının 4077 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkındaki Kanun kapsamında yargılama yapılmasını zorunlu kıldığı” gerekçesi ile takibin iptaline karar verildiği görülmektedir.
4077 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkındaki Kanunun 1. maddesi; “Bu Kanunun amacı, ( … ) kamu yararına uygun olarak tüketicinin sağlık ve güvenliği ile ekonomik çıkarlarını koruyucu, aydınlatıcı, eğitici, zararlarını tazmin edici, çevresel tehlikelerden korunmasını sağlayıcı önlemleri almak ve tüketicilerin kendilerini koruyucu girişimlerini özendirmek ve bu konudaki politikaların oluşturulmasında gönüllü örgütlenmeleri teşvik etmeye ilişkin hususları düzenlemektir” şeklinde düzenlenmiştir.
Yine aynı Kanunun 3/l-e-h maddesi; “Tüketici: Bir mal veya hizmeti ticari veya mesleki olmayan amaçlarla edinen, kullanan veya yararlanan gerçek ya da tüzel kişiyi, Tüketici işlemi: Mal veya hizmet piyasalarında tüketici ile satıcı-sağlayıcı arasında yapılan her türlü hukuki işlemi,” şeklinde düzenlenmiştir.
Buna göre 4077 sayılı TKHK ancak tüketicilerin, yapmış oldukları tüketici işlemlerine ilişkin düzenlemeler olduğu müddetçe uygulanabilecektir. Bu bağlamda 4077 sayılı TKHK 10/A maddesinde belirtilen kredi kartlarına ilişkin düzenleme, taraflardan birinin tüketici sıfatına haiz olması ve işlemin tüketici işlemi olması halinde uygulanacaktır.
Somut olayda takibe konu borcun ( üretici kredi kartı borcu) “ticari kredi” niteliğinde tarımsal kredi sözleşmesine dayalı olduğu anlaşılmakla, olayda 4077 sayılı TKHK.nun 10/A maddesinin uygulanma imkanı bulunmadığı anlaşılmıştır.
Bu durumda, ticari nitelikteki kredi sözleşmesine dayalı olarak ipoteğin paraya çevrilmesi yolu ile takip yapılmasında usulsüzlük bulunmayıp, borçlunun ileri sürdüğü itirazı değerlendirilerek oluşacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm

tesisi isabetsizdir.
SONUÇ : Alacaklının temyiz itirazlarının kabulü ile mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK’nun 366 ve HUMK’nun 428. maddeleri uyarınca (BOZULMASINA), peşin alınan harcın istek halinde iadesine, ilamın tebliğinden itibaren 10 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 26/05/2015 gününde oybirliğiyle karar verildi.