YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/8819
KARAR NO : 2015/18331
KARAR TARİHİ : 29.06.2015
MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi
Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki borçlu tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü :
Borçlu, alacaklı tarafından aleyhine kambiyo senetlerine özgü haciz yolu ile başlatılan takipte, ödeme emrinin kendisine tebliğinden itibaren 5 günlük yasal süre içerisinde icra mahkemesine başvurarak, borca, faize ve icra dairesinin yetkisine itiraz etmiş, mahkemece ihtiyati haciz kararını veren mahkemenin bulunduğu yer icra dairesi yetkili olduğundan yetki itirazının reddine karar verilmiştir.
Hukuk Genel Kurulu’nun, 15/01/2014 tarih ve 2013/12-476 Esas 2014/5 Karar sayılı kararında, ihtiyati haciz kararının verildiği mahkemenin bulunduğu yer icra dairesinde takip yapılabileceğine ilişkin İİK’nun 50. maddesi yollaması ile kıyasen uygulanması gereken 1086 sayılı HUMK’nun 12. maddesinin, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunun’da karşılığı olan bir düzenleme bulunmadığı ve bu nedenle, ihtiyati haciz kararının uygulanmasından sonra bu kararı veren mahkemenin bulunduğu yer icra dairesinin, salt o yer mahkemesinde ihtiyati haciz kararı verilmesi nedeniyle yetkili hale gelmeyeceğinin kabul edilmesi üzerine, Dairemizce, anılan karar doğrultusunda içtihat değişikliğine gidilerek, ihtiyati haciz kararını veren mahkemenin bulunduğu yerin, icra takibi için yetkili hale gelemeyeceği sonucuna varılmıştır.
Somut olayda, alacaklı, … Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 06/12/2013 tarih ve 2013/1352 D.İş sayılı ihtiyati haciz kararı ile takibe başlamış ise de, yukarıda açıklandığı üzere ihtiyati haciz kararını veren mahkemenin bulunduğu yer, icra takibi için yetkili hale gelmez. Ancak ödeme emrinin, diğer takip borçlularından …’a 13.12.2013, …’ne 12.12.2013 tarihinde …/… adresinde tebliğ edildiği, muteriz borçlunun yetki itirazını bildirdiği 23.12.2013 tarihi itibariyle adı geçen borçlular yönünden … İcra Dairelerinin yetkisinin kesinleştiği anlaşılmış olup sair temyiz itirazları yerinde değil ise de;
Borçlu, icra mahkemesine başvurusunda yetki itirazı yanında borca ve faize de itiraz ettiği halde mahkemece anılan itirazlar hakkında olumlu olumsuz bir karar verilmemesi isabetsizdir.
SONUÇ : Borçlunun temyiz itirazlarının kısmen kabulü ile mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK’nun 366. ve HUMK’nun 428. maddeleri uyarınca (BOZULMASINA), peşin alınan harcın istek halinde iadesine, ilamın tebliğinden itibaren 10 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 29/06/2015 gününde oybirliğiyle karar verildi.