Yargıtay Kararı 12. Hukuk Dairesi 2015/9557 E. 2015/14522 K. 28.05.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/9557
KARAR NO : 2015/14522
KARAR TARİHİ : 28.05.2015

MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi

Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki şikayetçi tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü:
Şikayetçi şirket temsilcisi icra mahkemesine başvurusunda; temsilcisi olduğu şirketin ticaret unvanının değiştiğini, satış şartnamesinin şirkete usulüne uygun olarak tebliğ edilmediğini, satış ilanının, ödeme emrinin ve kıymet takdir raporu tebliğ işlemlerinin usulsüz olduğunu da ileri sürerek, 13.10.2014 tarihli taşınmaz ihalesinin feshini talep etmiş, mahkemece şikayetin reddi ile birlikte davacı aleyhine %10 para cezasına hükmedilmiştir.
Dava dosyasının incelenmesinde; şikayetçi şirket temsilcisinin 12/02/2015 günlü duruşma için 11/02/2015 havale tarihli mazeret dilekçesi gönderdiği, dilekçe ekindeki sağlık kurulu raporu ile mazeretini belgelendirdiği, mazeret dilekçesinde; “mazeretinin kabulünü ve verilecek duruşma gününün tarafına ekli pul aracılığı ile tebliğini” talep ettiği, 12/02/2015 tarihli duruşmada, mahkemece, davacının raporunda mahkemeye gelemeyecek derecede ve yatma zorunluluğu olduğuna dair bir ibare bulunmadığından mazeretinin reddine karar verildiği, şikayetçinin yokluğunda yargılamaya devam edilmek suretiyle davanın reddine dair hüküm kurularak yargılamanın sona erdirildiği görülmektedir.
Şikayetçi tarafından mazeret sağlık kurulu raporu ile belgelendirildiği halde, mahkemece mazeretin reddedilerek yargılamanın sürdürülmesi ve hüküm kurulması doğru bulunmamıştır.
Mahkemece, şikayetçinin yerinde olan mazereti kabul edilip, yeni bir duruşma günü verilerek duruşma gününün ekli pulla şirket temsilcisine bildirilmesi gerekirken, mazeretinin reddi ile yokluğunda yargılamaya devam edilerek, savunma hakkı kısıtlanmak suretiyle sonuca gidilmesi isabetsizdir.
SONUÇ :Şikayetçinin temyiz itirazlarının kısmen kabulü ile mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK’nun 366 ve HUMK’nun 428. maddeleri uyarınca (BOZULMASINA), bozma nedenine göre sair temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına, peşin alınan harcın istek halinde iadesine, ilamın tebliğinden itibaren 10 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 28.05.2015 gününde oybirliğiyle karar verildi.