Yargıtay Kararı 12. Hukuk Dairesi 2016/21278 E. 2017/12959 K. 24.10.2017 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2016/21278
KARAR NO : 2017/12959
KARAR TARİHİ : 24.10.2017

MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi

Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkikinin borçlu tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden Daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü :
Alacaklı vekili tarafından borçlu hakkında 1 adet bonoya dayalı olarak kambiyo senetlerine mahsuz haciz yolu ile icra takibi yapıldığı, örnek 10 nolu ödeme emri tebliği üzerine borçlu vekilince icra mahkemesine başvurularak imza itirazı nedeniyle takibinin iptalinin talep edildiği anlaşılmıştır.
Kambiyo senetlerine mahsus haciz yolu ile başlatılan takipte borçlu, dayanak bonodaki imzaya itiraz etmiştir. İİK’nun 170/3.maddesinde; “İcra mahkemesi 68/a maddesinin dördüncü fıkrasına göre yapacağı inceleme sonunda inkar edilen imzanın borçluya ait olmadığına kanaat getirirse itirazın kabulüne karar verir” düzenlemesine yer verilmiş olmakla, senetteki imzanın borçluya ait olduğunu ispat külfeti, senet elinde olup takibe başlayan ve imzanın borçluya ait olduğunu iddia eden alacaklıya aittir (HGK.nun 26.4.2006 tarih ve 2006/12-259 E., 2006/231 K. sayılı kararı). Bu konuda borçluya süre verilerek sonuca gidilemez.
Somut olayda, icra mahkemesince, 09.12.2015 tarihli celsede davacı asile gerekli adli tıp masraflarını yatırması için kesin süreli muhtıra yazılmasına karar verildiği, rapor masrafını muhtıranın tebliğinden itibaren 1 haftalık kesin süre içerisinde yatırması gerektiği ve aksi takdirde dosyanın bu hali ile karar verileceği hususunun ihtar edildiği muhtıranın davacıya 17.12.2015 tarihinde tebliğ edildiği, ancak davacı asil tarafından verilen kesin sürede masrafı yatırılmadığı, imzanın kendisine ait olmadığını davacının kanıtlayamadığı, davacıya gönderilen muhtırada masraf yatırılmadığı takdirde bu hali ile karar verileceği ihtar edildiğinden davanın reddine karar verilmiştir. Az yukarıda belirtildiği üzere ispat yükü alacaklıya ait olup imzanın borçluya ait olduğu kesin olarak kanıtlanmamıştır.
Mahkemece yapılacak iş, alacaklıya gerekli bilirkişi masraflarını yatırması için usulüne uygun kesin süre vererek oluşacak sonuca göre bir karar vermekten ibaret olup eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsizdir.
SONUÇ : Borçlunun temyiz itirazlarının kabulü ile mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK’nun 366 ve HUMK’nun 428. maddeleri uyarınca (BOZULMASINA), peşin alınan harcın istek halinde iadesine, ilamın tebliğinden itibaren 10 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 24/10/2017 gününde oybirliğiyle karar verildi.