Yargıtay Kararı 12. Hukuk Dairesi 2016/23461 E. 2017/14891 K. 30.11.2017 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2016/23461
KARAR NO : 2017/14891
KARAR TARİHİ : 30.11.2017

MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi

Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki borçlu tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü :
Türk Borçlar Kanunu’nun 622 ve 623 (Mülga 818 sayılı BK’nun 522 ve 523.) maddeleri gereğince; adi ortaklıkta her ortak şirketin iştirak hakkına sahip olduğundan, ortağın kişisel alacaklıları, borçlu ortağın şirketteki, yıl sonunda bilançonun düzenlenmesi ile ortaya çıkan kar payını haczettirebilirler. Ayrıca, adi ortaklığın tasfiye edilmesi halinde borçluya isabet edecek tasfiye payının da haczi mümkün bulunmaktadır.
Ortaklık geliri henüz taksim edilmeden onun üzerinde bütün ortakların iştirak halinde mülkiyet hakları bulunduğundan (HGK’nun 10.04.1991 gün ve 1991/13-76 E. 1991/199 K. sayılı ilamı) henüz adi ortaklığa ait kazancın ortaklar arasında taksim edilmediği veya ortaklığın tasfiyesi halinde borçlu ortağa isabet edecek tasfiye payının belirlenmediği bir aşamada, adi ortaklığın yaptığı işin karşılığında üçüncü kişiden alacağının haczi mümkün değildir (Hukuk Genel Kurulu’nun 03.04.2013 gün ve E: 2012/12-863, K: 2013/432, 10.12.2014 gün ve E: 2013/12-1233 K: 2014/1014 sayılı ilamları).
Somut olayda, alacaklı tarafından kambiyo senetlerine mahsus haciz yolu ile başlatılan takipte, … 3. İcra Müdürlüğünün 2014/1054 E. ve 2014/1055 E. sayılı icra takip dosyalarına haciz müzekkeresi gönderildiği ve … İnşaat Proje Taah. Tur. San. Ve Tic. Ltd. Şti ve … … İnşaat Ltd. Şti. iş ortaklığının … Belediye Başkanlığı’ndan olan alacakları üzerine haciz konulduğu görülmektedir.
O halde, adi ortaklıklarda, ortaklardan birinin kişisel borçlarından dolayı hakkında icra takibi yapılması halinde, borçlu ortağın kar veya tasfiye payı belirlenmeden ortaklığa ait mevcut bir hakkın haczine karar verilemeyeceğinden, mahkemece şikayetin kabulü gerekirken, iş ortaklığı sözleşmesinde her ortağın payının ve sorumluluk miktarının belli olduğu gerekçesi ile şikayetin reddine karar verilmesi isabetsizdir.
SONUÇ : Borçlunun temyiz itirazlarının kabulü ile mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK’nun 366. ve HUMK’nun 428. maddeleri uyarınca (BOZULMASINA), peşin alınan harcın istek halinde iadesine, ilamın tebliğinden itibaren 10 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 30/11/2017 gününde oybirliğiyle karar verildi.