Yargıtay Kararı 12. Hukuk Dairesi 2016/8565 E. 2016/26106 K. 26.12.2016 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2016/8565
KARAR NO : 2016/26106
KARAR TARİHİ : 26.12.2016

MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi

Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki borçlu tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü :
Borçlunun, haczedilen taşınmazının İİK’nun 82/1-12. maddesi kapsamında haline münasip evi olduğunu ileri sürerek haczin kaldırılması için şikayet yoluyla icra mahkemesine başvurduğu, mahkemece; kıymet takdir raporunun 24/07/2015 tarihinde tebliğ edildiği, borçlunun şikayete konu taşınmazın haczedildiğini en geç bu tarihte öğrendiği gerekçesiyle 05/11/2015 tarihinde yapılan şikayetin süresinde olmadığı ve şikayet konu taşınmazın haciz tarihinden önce banka lehine ipotek ettirildiği, söz konusu ipoteğin konut finansmanı kredisinden kaynaklanan ipotek olduğu ve zorunlu ipoteklerden olmadığı, bu durumda meskeniyet iddiasından vazgeçmiş sayılacağı gerekçesiyle şikayetin reddine karar verildiği anlaşılmıştır.
İİK’nun 82/1-12. maddesi gereğince, borçlunun “haline münasip” evi haczedilemez ve bu maddede yer alan haczedilmezlik şikayeti, İİK’nun 16/1. maddesi uyarınca 7 günlük süreye tabidir. Bu süre öğrenme tarihinden başlar.
Borçlunun şikayete konu hacizleri öğrendiği kabul edilen kıymet takdir raporunun incelenmesinde; kıymet takdiri raporunun, şikayete konu haczin konulduğu icra takibine değil, … 29. İcra Müdürlüğü’nün 2015/6789 Esas sayılı takip dosyasına ilişkin olduğu, söz konusu raporda; şikayete konu haczin konulduğu Beypazarı İcra Müdürlüğü’nün 2015/622 Esas sayılı takip dosyasından bahsedilmediği, bu nedenle de … 29. İcra Müdürlüğü’nün 2015/6789 Esas sayılı dosyasından yapılan kıymet takdiri tebliğ işlemi ile borçlunun şikayete konu Beypazarı İcra Müdürlüğü’nün 2015/622 Esas sayılı takip dosyasından konulan hacizleri öğrendiğinin kabul edilemeyeceği anlaşılmaktadır.
Hal böyle olunca, borçlunun meskeniyet şikayetinde bulunduğu taşınmaz üzerine 28/04/2015 tarihinde haciz şerhinin işlendiği, borçluya İİK’nın 103. maddesine ilişkin davetiyenin tebliğ edilmediği, bu durumda, borçlunun hacizlerden en erken dilekçe tarihinde haberdar olduğu anlaşılmakla 05/11/2015 tarihinde yapılan meskeniyet şikayetinin süresinde olduğunun kabulü gerekir.
Öte yandan borçlunun, daha önce ipotek tesis ettiği taşınmazı hakkında sonradan haczedilmezlik şikayetinde bulunabilmesi için ipoteğin, konut kredisi, esnaf kredisi, zirai kredi gibi zorunlu olarak kurulmuş ipoteklerden olması gerekir. Zira, zorunlu olarak kurulan ipoteğin meskeniyet şikayetine engel teşkil etmeyeceği ilkesi, bu ipoteğin sosyal amaçlı olarak verilen kredinin teminatını oluşturmasından kaynaklanmaktadır. Bunun dışında, borçlunun serbest iradesi ile kurduğu ipotekler, adı geçenin daha sonra bu yerle ilgili olarak meskeniyet iddiasında bulunmasını engeller.
Somut olayda, şikayete konu taşınmaz üzerinde, … A.Ş. lehine 11/8/2010 tarihli ipotek kurulduğu, söz konusu ipoteğin, … A.Ş. ile borçlu arasında imza olunan kredi sözleşmesi gereğince (mortgage kredisinin teminatı olmak üzere) adı geçen banka lehine kurulan ipotek olduğu görülmüş olup, ipoteğin, sosyal amaçlı kredinin teminatını teşkil etmesi ve dolayısıyla zorunlu ipoteklerden olması karşısında, borçlunun, meskeniyet iddiasına dayalı haczedilmezlik şikayetinde bulunmasına herhangi bir engel bulunmamaktadır.
O halde, mahkemece, meskeniyet şikayetinin süresinde olması ve taşınmaz üzerinde mevcut ipoteğin zorunlu ipoteklerden bulunması sebebiyle borçlunun, meskeniyet şikayetinin esasının incelenip oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken, yanılgılı değerlendirme ile yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsizdir.
SONUÇ : Borçlunun temyiz itirazlarının kabulü ile mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK’nun 366 ve HUMK’nun 428. maddeleri uyarınca (BOZULMASINA), peşin alınan harcın istek halinde iadesine, ilamın tebliğinden itibaren 10 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 26/12/2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.