Yargıtay Kararı 12. Hukuk Dairesi 2018/14905 E. 2019/2165 K. 14.02.2019 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2018/14905
KARAR NO : 2019/2165
KARAR TARİHİ : 14.02.2019

….
Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının bozulmasını mutazammın 06/06/2018 tarihli ve 2017/2102 Esas-2018/5903 Karar sayılı daire ilamının müddeti içinde tashihen tetkikinin alacaklı tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü:
Alacaklı tarafından başlatılan adi kira ve hasılat kiralarına ilişkin takibe karşı borçlunun, kendisiyle ilgisi olmayan bir adrese yapılmış olması nedeniyle ödeme emrinin usulsüz tebliğ edildiği şikayetiyle icra mahkemesine başvurduğu, mahkemece, tebliğ işleminin usulüne uygun olduğu gerekçesiyle şikayetin reddine karar verildiği, Dairemizin 06.6.2018 tarih ve 2017/2102 E.-2018/5903 K. sayılı ilamı ile tebligat çıkartılan adresin borçlunun ikametgah veya iş yeri adresi olmadığından bahisle şikayetin kabulü gerektiği belirtilerek kararın bozulduğu, alacaklının karar düzeltme isteminde bulunduğu anlaşılmaktadır.
7201 sayılı Tebligat Kanunu’nun 17. maddesi; “Belli bir yerde devamlı olarak meslek veya sanatını icra edenler, o yerde bulunmadıkları takdirde tebliğ aynı yerdeki daimi memur veya müstahdemlerinden birine, meslek veya sanatını evinde icra edenlerin memur ve müstahdemlerinden biri bulunmadığı takdirde aynı konutta oturan kişilere veya hizmetçilerinden birine yapılır” hükmünü içermektedir.
Somut olayda; mahkemece yaptırılan zabıta araştırması sonucu dosyaya alınan….. düzenlen 18.12.2015 tarihli tutanakta; şikayete konu tebliğ işleminin yapıldığı “…… adresinin,….. olarak kullanılmakta olup, iş yeri sahibinin….., sorumlu müdürünün ise eşi olan …..olduğunun tespit edildiği, icra dosyasında bulunan 08.6.2015 tarihli haciz tutanağından ise aynı adreste yapılan fiili haciz sırasında şikayetçi borçlunun burada hazır olduğunun ve beyanında buranın eşine ait olduğunu bildirdiği görülmektedir.
Her ne kadar, borçlu şikayet dilekçesinde, tebligatın çıkarıldığı iş yeri ile ilgisinin bulunmadığını ileri sürmekte ve resmi olarak borçlunun o işyerinde çalıştığına ilişkin bir kayıt bulunmasa da, mahkemece yaptırılan zabıta araştırması ve şikayetten sonra yapılan fiili haciz esnasında borçlunun haciz mahallinde bulunması hususları birlikte değerlendirildiğinde; Tebligat Kanunu’nun 17. maddesi gereğince buranın borçlunun iş yeri adresi olduğu ve tebligat yapılabileceğinin kabulü gerekmektedir.

Şikayete konu ödeme emri tebligatının şeklen usulüne uygun olup olmadığının incelenmesinde ise; ödeme emrinin “muhatabın aranılan saatte işi gereği adres dışında olduğunu beyan eden daimi çalışanının imzasına teslim edildi” şerhi ile …… isimli kişiye tebliğ edildiği, buna göre tevziat saatinde borçlu muhatabın bulunmadığının tespit edilmesinden sonra tebliğ memurunca tebligatı alan şahsın daimi çalışan olup olmadığının tespitiyle tebligat zabtının düzenlendiği, bu hali ile şeklen de tebliğ işleminin usulüne uygun olduğu anlaşılmaktadır.
O halde, mahkemece şikayetin reddine dair verilen kararın onanması gerekirken, Dairemizce maddi hataya dayalı olarak bozulduğu anlaşılmakla, alacaklının karar düzeltme isteminin kabulü gerekmiştir.
SONUÇ: Alacaklının karar düzeltme isteminin kabulü ile Dairemizin 06.6.2018 tarih ve 2017/2102 E. – 2018/5903 K. sayılı bozma ilamının kaldırılmasına, ….. sayılı kararının yukarıda yazılı nedenlerle ONANMASINA, 14/02/2019 gününde oy birliğiyle karar verildi.