YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2018/6829
KARAR NO : 2019/7579
KARAR TARİHİ : 02.05.2019
MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi
Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkikinin borçlu tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü:
Alacaklı tarafından borçlu aleyhine başlatılan ilamlı takipte, borçlu İcra Mahkemesi’ne başvurusunda; alacaklı yanın 13/03/2002 tarihinde verilen mahkeme kararına dayalı olarak 13 seneyi aşkın bir süre sonra takip başlattığını, İİK.nun 39/1. ve 818 Sayılı Borçlar Kanununun 135/2 maddesi gereğince zamanaşımının gerçekleştiğini belirterek takibin iptaline karar verilmesini talep ettiği, mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilerek icra emrinin iptal edildiği görülmektedir.
İİK’nun 33/1. maddesinde; icra emrinin tebliği üzerine borçlu yedi gün içinde dilekçe ile icra mahkemesine başvurarak borcun zamanaşımına uğradığı veya imhal veya itfa edildiği itirazında bulunabilir. İtfa veya imhal iddiası yetkili mercilerce re’sen yapılmış veya usulüne göre tasdik edilmiş yahut icra dairesinde veya icra mahkemesinde veya mahkeme önünde ikrar olunmuş senetle tevsik edildiği takdirde icranın geri bırakılmasına karar verileceği hükmü düzenlenmiştir.
İİK’nun 33.maddesi nazara alındığında icra emrinde, fazla talep edilen kalemlerin bulunması yada sair hususlarla takibin yapılamayacağının sübuta ermesi halinde hükmün, icranın geri bırakılması şeklinde kurulabileceği açık şekilde düzenlenmiş olup icra emrinin iptali doğru görülmemiştir.
Öte yandan; HMK.nun 297.maddesine göre; hükmün hiçbir tereddüte yer bırakmayacak şekilde açık, anlaşılır olması gerektiği nazara alındığında, somut olayda mahkemece, gerekçe kısmında şikayete konu dayanak ilamın zamanaşımına uğradığına ilişkin bir kısım tespitler yapılmakta ise de, hüküm kısmında icra emrinin tamamının iptaline karar verilerek çelişki oluşturmaktadır.
O halde HMK’nun 297 ve 298. maddelerine uygun olarak açık, net, anlaşılır ve infazda tereddüt oluşturmayacak nitelikte bir hükmün varlığından söz edilemeyeceğinden, yazılı şekilde hüküm tesisi de isabetsiz olup bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ : Borçlunun temyiz itirazlarının kısmen kabulü ile mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK’nun 366. ve HUMK’nun 428. maddeleri uyarınca (BOZULMASINA), peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, ilamın tebliğinden itibaren 10 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 02/05/2019 tarihinde oybirliği ile karar verildi.