YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2019/9071
KARAR NO : 2019/12153
KARAR TARİHİ : 09.09.2019
MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi
Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkemenin kararına yönelik temyiz isteminin süre aşımı bakımından reddini mutazammın 17/04/2019 tarih, 2018/6800 E. – 2019/6709 K. sayılı daire ilamının müddeti içinde tashihen tetkiki alacaklı tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü:
Mahkemenin temyize konu kararında, borçlunun yaptığı itfa itirazı ve ilama aykırılık şikayeti ile ilgili olarak tefhim edilen 12.05.2016 tarihli kısa kararda davanın kısmen kabul kısmen reddi ile takibin 16.706,48 TL asıl alacak, 5.450,87 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 22.157,35 TL üzerinden takibin devamına, davacı borçlu tarafından yatırılan 20.500,00 TL’nin icra müdürlüğünce dosya borcunun hesaplanması sırasında dikkate alınmasına karar verildiği, gerekçeli kararda ise, kısa kararda belirtilmediği halde alacaklı aleyhine yargılama gideri ve vekalet ücretine hükmedildiği, alacaklının gerekçeli kararın tebliği üzerine süresinde yapmış olduğu temyiz başvurusunda, yargılama gideri ve vekalet ücreti ile gerekçeli kararda da hükmolunmayan tazminat talebi yönüyle kararın bozulmasını istediği, Dairemizce, kararın temyiz edene 12.05.2016 tarihinde tefhim edildiği halde temyiz dilekçesinin belirli süre geçirildikten sonra 10.10.2016 tarihinde verilip kaydettirildiği gerekçesi ile temyiz isteminin süre aşımı bakımından reddine karar verildiği görülmektedir.
Yukarıda belirtildiği üzere, kısa kararda hükmedilmeyen yargılama gideri ve vekalet ücretine gerekçeli kararda hükmedilmesi durumunda, temyiz süresi kararın tebliğinden itibaren başlar. Yine, alacaklının tazminat talebi yönünden gerekçeli kararda da bir değerlendirme yapılmamıştır. Buna göre alacaklının yargılama gideri, vekalet ücreti ve tazminata ilişkin temyizi, gerekçeli karar henüz tebliğ edilmeden 10 günlük süre içinde (10.10.2016 tarihinde) yapıldığından temyiz isteminin süresinde olduğunun kabulü gerektiğinden maddi hataya dayalı olarak verilen Dairemizin 17/04/2019 tarih ve 2018/6800 E. – 2019/6709 K. sayılı kararının kaldırılmasına oy birliği ile karar verildi.
Alacaklının temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Borçlunun icra mahkemesine başvurusu ilamlı takipte itfa itirazı ve ilama aykırılık şikayetine ilişkin olup, istemin kabulü veya reddi halinde taraflar lehine tazminata hükmolunacağına dair yasal düzenleme bulunmadığından alacaklının bu yöndeki temyiz itirazları yerinde değil ise de
6100 Sayılı HMK’nun 323(1)-ğ maddesine göre; “vekille takip edilen davalarda kanun gereğince takdir olunacak vekalet ücreti” yargılama gideri kapsamında sayılmış; yine aynı Kanunun 326(1) maddesinde kanunda yazılı haller dışında, yargılama giderlerinin aleyhine hüküm verilen taraftan alınacağı, aynı maddenin (2) numaralı bendinde ise davada iki taraftan her biri kısmen haklı çıkarsa, yargılama giderinin tarafların haklılık oranına göre paylaştırılacağı öngörülmüştür.
Somut olayda, mahkemece; borçlunun şikayetinin kısmen reddine karar verildiği ve alacaklı taraf kendisini bir vekille temsil ettirdiği halde alacaklı yararına 6100 Sayılı HMK’nun 323. ve Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 11/3. maddesi gereğince vekalet ücretine hükmedilmemesi ve yargılama giderlerinin tarafların haklılık oranına göre paylaştırılmaması isabetsiz olup kararın bu nedenlerle bozulması gerekmiştir.
SONUÇ : Alacaklının temyiz itirazlarının kısmen kabulü ile mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK’nun 366 ve HUMK’nun 428. maddeleri uyarınca BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde iadesine, ilamın tebliğinden itibaren 10 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 09/09/2019 gününde oy birliğiyle karar verildi.