YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2020/4425
KARAR NO : 2021/831
KARAR TARİHİ : 01.02.2021
MAHKEMESİ : … Bölge Adliye Mahkemesi
Yukarıda tarih ve numarası yazılı Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın müddeti içinde temyizen tetkiki borçlu tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü :
Borçlunun 24.10.2018 tarihinde icra mahkemesine yapmış olduğu başvuruda; kambiyo senetlerine özgü haciz yoluyla başlatılan icra takibinde, ödeme emri tebliğ işleminin usulsüz olduğunu, tebligat evrakında annesi …’e tebliğ edildiğini yazılı ise de bu kişiye tebligat yapılmadığını, barkod numarası ile yapılan sorgulamada tebligatın Tebligat Kanununun 21. maddesine göre muhtara teslim edildiğinin anlaşıldığını ileri sürerek ödeme emri ile buna dayanılarak yapılan işlemlerin iptaline karar verilmesini istediği, İlk Derece Mahkemesince, borçlunun takip nedeniyle … 2. Sulh Hukuk Mahkemesinde açılan ortaklığın giderilmesi dava dosyasına 15.08.2018 tarihinde cevap dilekçesi verdiği, öğrenme tarihine göre de şikayetin sürede olmadığı gerekçesi ile şikayetin reddine karar verildiği, borçlu tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince tebliğ işleminin usulüne uygun olduğu, ıttılanın tebliğ işleminin geçersiz olması durumunda tartışılabileceği gerekçesi ile borçlunun istinaf isteminin reddine, gerekçe yönüyle İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve şikayetin reddine karar verildiği görülmektedir.
Tebliğ işleminin usulsüzlüğü iddiasının yasal dayanağı İİK’nun 16. maddesi olup, bu yöndeki şikayetin, aynı maddenin 1. fıkrası uyarınca usulsüz tebliğ işleminin öğrenildiği tarihten itibaren 7 gün içerisinde icra mahkemesine yapılması zorunludur.
7201 sayılı Tebligat Kanunu’nun 32. maddesine göre; “Tebliğ usulüne aykırı yapılmış olsa bile, muhatabı tebliğe muttali olmuş ise muteber sayılır. Muhatabın beyan ettiği tarih, tebliğ tarihi addolunur” denilmektedir.
Somut olayda, şikayetin konusu olan tebliğ işleminin yapıldığı icra dosyasından borçlunun elbirliği ile malik olduğu taşınmazlara haciz şerhi işlendiği, alacaklı tarafından bu taşınmazlarla ilgili … 2. Sulh Hukuk Mahkemesinin 2018/1329 E. sayılı dosyasında ortaklığın giderilmesi davası açıldığı, dava dilekçesinin açıklamalar bölümünün 1 nolu bendinde davanın bu takip dosyası nedeniyle açıldığının belirtildiği ve bu dava dilekçesinin şikayetçi borçluya 15.08.2008 tarihinde tebliğ edildiği anlaşılmaktadır.
Bu durumda; borçlunun en geç 15.08.2018 tarihi itibariyle icra takibinden haberdar olduğunun kabulü gerekeceğinden, 24.10.2018 tarihinde icra mahkemesine yaptığı başvuru, İİK.nun 16/1.maddesinde öngörülen yedi günlük süreden sonra olup, İlk Derece Mahkemesi kararı da bu yönde olduğundan, Bölge Adliye Mahkemesince, İİK’nun 365/3. maddesi
uyarınca istinaf isteminin usulden reddine karar verilmesi gerekirken, işin esasının incelenerek şikayetin reddi yönünde hüküm tesisi isabetsiz ise de karar sonucu itibari ile doğru olduğundan Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar verilmiştir.
SONUÇ : Borçlunun temyiz itirazlarının reddi ile sonucu itibarı ile doğru Bölge Adliye Mahkemesi kararının yukarıda yazılı nedenlerle 5311 sayılı Kanun ile değişik İİK’nun 364/2. maddesi göndermesiyle uygulanması gereken 6100 sayılı HMK’nun 370. maddesi uyarınca ONANMASINA, alınması gereken 59,30 TL temyiz harcından, evvelce alınan harç varsa mahsubu ile eksik harcın temyiz edenden tahsiline, 01/02/2021 gününde oy birliğiyle karar verildi.