YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2020/4659
KARAR NO : 2020/6955
KARAR TARİHİ : 15.09.2020
Nafaka yükümlülüğünü ihlâl suçundan sanık … ‘ın, 2004 sayılı İcra ve İflâs Kanunu’nun 340. maddesi gereğince 3 aya kadar tazyik hapsi ile cezalandırılmalarına dair Develi İcra Ceza Mahkemesinin 03/02/2020 tarihli ve 2019/140 esas, 2020/17 sayılı kararına karşı O Yer Cumhuriyet Savcısı tarafından yapılan itiraz üzerine, itirazın kabulü ile müşteki vekiline vekalet ücreti takdir edilmesine ilişkin kısmın kaldırılması aleyhine … Bakanlığının 12/06/2020 gün ve94660652-105-38-6091-2020-Kyb sayılı kanun yararına bozma istemini içeren yazısı ekindeki dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 19/06/2020 gün ve KYB.2020/52588 sayılı ihbarnamesi ile dairemize gönderilmekle okundu.
Anılan ihbarnamede;
Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 19/04/2005 tarihli ve 2005/17-7 esas, 2005/37 sayılı kararında belirtildiği üzere, 5358 sayılı Kanun’la değişik 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu’nun 344. maddesinde düzenlenen ve şikâyete tabi bulunan nafaka hükmüne uymamak suçunun oluşabilmesi için, nafaka ödenmesinin kesinleşmiş bir mahkeme kararına dayanması, aylık nafakanın tahsili için icra takibine başlanılmış ve icra emrinin borçlu-sanığa tebliğ edilmiş olması, borçlunun ilamda yazılı ödeme koşullarına uymaması, aylık nafakaya hükmedilmesi halinde icra emrinin tebliği ile şikayet tarihi arasında işlemiş en az bir aylık cari nafaka borcunun bulunması, borçlu-sanık tarafından nafakanın kaldırılması veya azaltılması hususunda açılmış bir davanın bulunmaması, dava açılmış ise sonuçlanmış olması ve şikayet hakkının suçun işlendiğinin öğrenilmesinden itibaren 3 ay ve her halde işlenmesinden itibaren 1 yıl içinde kullanılması gerekmesi karşısında, somut olayda şikayet hakkının şahsa bağlı bir hak olduğu ve müşteki vekilinin geçerli bir vekaletnamesi olmadan müşteki adına şikayette bulunduğu anlaşılmakla; itirazın kabulü ile sanığın beraatine karar verilmesi gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmediği gerekçesiyle 5271 Sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 309.maddesi uyarınca anılan kararın kanun yararına bozulması isteminde bulunulmakla gereği görüşülüp düşünüldü;
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma istemine dayanan ihbarname içeriği yerinde görüldüğünden, Develi İcra Ceza Mahkemesinin 03/02/2020 tarihli ve 2019/140 esas, 2020/17 sayılı kararının CMK’nın 309/4-d maddesi uyarınca BOZULMASINA, sanık hakkında nafaka hükümlerine uymamak eyleminden dolayı hükmolunan tazyik hapsinin kaldırılmasına bu eylemle ilgili olarak sanık hakkında tazyik hapsi infaz edilmekte ise salıverilmesine; 15/09/2020 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.