YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2020/5289
KARAR NO : 2020/9022
KARAR TARİHİ : 22.10.2020
MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi
Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki alacaklı ve borçlu tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hâkimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü :
1-Alacaklının temyiz itirazlarının incelenmesinde,
Yargıtay ilamında belirtilen bozma sebepleri çerçevesinde işlem yapılarak karar verilmiş, bozma ile kesinleşen hususların yeniden temyiz sebebi yapılmasına usul hükümleri elvermemiş bulunmasına ve temyiz edilen kararda yazılı gerekçelere göre yerinde olmayan temyiz itirazlarının REDDİNE,
2-Borçlunun temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Sair temyiz itirazları yerinde değil ise de;
Şikayetçi borçlu tarafından icra mahkemesine başvurularak, diğer fesih nedenlerinin yanında, ihale bedelinin taşınmazların muhammen bedelinin % 50’si ve satış masraflarına yetmediği ileri sürülerek altı adet taşınmaza ilişkin 05.02.2016 tarihli ihalelerin feshi isteminde bulunulmuş, mahkemece verilen, istemin reddine dair kararın Dairemizce kısmen bozulması üzerine mahkemece bozmaya uyularak verilen son kararla, şikayetin kısmen kabul kısmen reddine, reddedilen kısım yönünden borçlu aleyhine para cezasına hükmedilmiştir.
Mahkemece, Dairemizin 22.12.2016 tarih ve 2016/31672 E. – 2016/25863 K. sayılı bozma ilamı gereğince, şikayete konu her bir taşınmaz yönünden ihale bedelinin, İİK’nun 129. maddesindeki koşulları karşılayıp karşılamadığı değerlendirilerek, şikayetin kısmen kabulü ile 153 Ada – 3 Parsel sayılı taşınmaz yönünden ihalenin feshine, diğer taşınmazlar yönünden istemin reddine karar verilmiş ise de; şikayete konu taşınmazlardan 142 Ada – 1 Parsel sayılı olanın satış bedelinin de taşınmaz için tahmin edilmiş olan kıymetin % 50’si ve paraya çevirme ve paylaştırma masraflarını karşılamadığı görülmektedir. Bu nedenle mahkeme kararının 142 Ada – 1 Parsel sayılı taşınmaza hasren bozulması gerekmiştir.
Öte yandan; Dairemizin yukarıda anılı bozma ilamı ile; ihalenin feshi şikayet yolu ile istendiğinden ve şikayet bir dava olmadığından, ihalenin feshinde, davadaki anlamda, “davacı” ve “davalı” taraf olmadığı, burada, ihalenin feshini talep eden taraf ile karşı tarafın söz konusu olduğu, ihalenin feshi talebi bir dava olmadığından, ilgililerin tümünün karşı taraf olarak gösterilmemiş olmasının, ihalenin feshi talebinin reddini gerektirmeyeceği, icra mahkemesinin, diğer ilgilileri de duruşmaya davet ederek, onlara savunma (görüşlerini bildirme) imkanını vermesi gerektiği, uygulamanın da bu şekilde olduğu (Kuru, Baki; İcra ve
İflas Hukuku El Kitabı), (…: … Yayınevi, 2013 Sh.716) belirtilerek, mahkemece, alacaklı haricinde ihale alıcısı olan diğer kişilerin de icra dosyasında mevcut adreslerine tebligat çıkartılarak taraf teşkili sağlandıktan sonra işin esasının incelenmesi gerekirken, bu hususun gözardı edilmesinin yerinde görülmediği belirtilmiş ve mahkemece bozmaya uyulmuş ise de; ihale alıcıları ….ve … …’ın davaya dahil edilmediği tespit edilmiş olup, taraf teşkili sağlanmaksızın işin esasının incelenerek yazılı şekilde hüküm tesisi de yerinde bulunmamıştır.
SONUÇ : Şikayetçi borçlunun temyiz itirazlarının kısmen kabulü ile mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK’nun 366. ve HUMK’nun 428. maddeleri uyarınca (BOZULMASINA), peşin alınan harcın istek halinde iadesine, ilamın tebliğinden itibaren 10 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 22/10/2020 tarihinde oybirliği ile karar verildi.