YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2020/7127
KARAR NO : 2021/1195
KARAR TARİHİ : 08.02.2021
MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi
Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki alacaklı tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü :
Alacaklı tarafından yapılan adi kiraya ve hasılat kiralarına ait (örnek 13) takipte muaccel hale gelmiş kira bedellerinin tahsili ile tahliye talep ettiği, ödeme emrinin borçlulara tebliği üzerine borçluların borca itiraz ettiklari, itiraz üzerine alacaklı vekilinin icra mahkemesinden itirazın kaldırılması ile davalı borçluların kiralanan taşınmazdan tahliyelerini talep ettiği, mahkemece istemin aktif husumet yokluğundan reddedilmesi üzerine davacı alacaklı yanca temyiz başvurusunda bulunulduğu anlaşılmaktadır.
Türk Borçlar Kanunu’nun 315. maddesi hükmü uyarınca temerrüt nedeniyle açılacak tahliye davasının kural olarak kiraya verenler tarafından açılması gerekir. Ancak kiraya veren durumunda olmayan malik veya kiralananı sonradan iktisap eden yeni malikin önceden kiracıya ihbar göndererek kira paralarının kendisine ödenmesini istemesi bu ihbarın sonuçsuz kalması halinde yasal içerikli ihtarname tebliğ ettirmek suretiyle dava açması gerekir. Yine kiralanan paylı mülkiyete konu ise pay ve paydaş çoğunluğu sağlanmalı, elbirliği mülkiyetine konu teşkil ediyorsa tüm ortaklar davaya katılmalı ve dava hakkına ilişkin bu hususlar mahkemece kendiliğinden göz önünde bulundurulmalıdır.
Somut olayda takibe dayanak yapılan 01.12.2014 tarihli kira sözleşmesi, dava dışı … ile davalı … arasında aktedilmiştir. Dosya arasında bulunan tapu kaydına göre taşınmaz davacı adına kayıtlıdır. Mevcut tapu kaydına göre davacı, takip ve dava tarihi itibarıyla tapu kayıt malikidir. Bu durumda mahkemece kayıt malikinin dava hakkı olduğu gözetilerek yukarıda açıklanan ilkeler uyarınca inceleme yapılarak takip tarihi itibariyle davalının borçlu olup olmadığı tespit edilip sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçe ile red kararı yerinde görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenle, alacaklının temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün İİK’nun 366. ve 6100 sayılı HMK’nun Geçici 3. maddesinin yollamasıyla 1086 sayılı HUMK’nun 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, taraflarca İİK’nun 366/3. maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 10 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine ve peşin harcın istek halinde temyiz edene iadesine, 08/02/2021 tarihinde oybirliği ile karar verildi.