Yargıtay Kararı 12. Hukuk Dairesi 2020/8382 E. 2020/11315 K. 24.12.2020 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2020/8382
KARAR NO : 2020/11315
KARAR TARİHİ : 24.12.2020

MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi

Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki borçlu tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hâkimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü :
Alacaklı tarafından başlatılan kamulaştırmasız elatmadan kaynaklanan ilama dayalı takipte, borçlu İSKİ Genel Müdürlüğünün icra mahkemesine başvurusunda; hesap ve alacaklarına konulan hacizlerin kaldırılmasına karar verilmesini talep ettiği, mahkemenin 30/04/2013 tarih ve 2013/202 E. 2013/401 K. sayılı ilamı ile şikayetin kabulüne karar verildiği, kararın alacaklı tarafından temyiz edilmesi üzerine, Yargıtay 8. HD’nin 11/02/2014 tarih ve 2013/13983 E. -2014/2047 K. sayılı ilamı ile Kamulaştırma Yasası’na dayalı haczedilmezlik şikayetinin reddi ile diğer haczedilmezlik şikayetinin değerlendirilerek oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerektiği gerekçesi ile kararın bozulduğu, mahkemenin 03/12/2014 tarih ve 2014/495 E. 2014/853 K. sayılı ilamı ile bozma ilamına uyularak, haczin şikayet tarihinden sonra kaldırıldığı, bu nedenle şikayetin konusunun kalmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verildiği, anılan kararın borçlu tarafından temyizi üzerine Dairemizin 27/11/2018 tarih ve 2018/7127 E. – 2018/12363 K. sayılı ilamı ile şikayet tarihinden sonra haczin kaldırılmasının haczedilmezlik şikayetinin esasının incelenmesine engel olmadığı, bu nedenle haczedilmezlik şikayetinin 2560 sayılı Yasa’nın 27. ve İİK’nun 82/1. maddesi kapsamında esasının incelenip sonucuna göre karar verilmesi gerektiğinden bahisle kararın bozulduğu, mahkemece bozma ilamına uyulmasına karar verilerek “ilam tarihi itibariyle yürürlükte olan 5199 sayılı kanunun geçici 6. Maddesine göre alacağın doğumuna sebep olan idare eyleminin 1983 yılından öncesine ait olduğuna ilişkin iddia ve bilgi bulunmadığından kamulaştırmasız el atmaya ilişkin eylemin 1983 yılından sonra olduğunun ve bu durumda borçlu idarenin hacze kabil mal varlığı üzerine haciz konulmasının mümkün olduğu” gerekçesiyle şikayetin reddine karar verildiği görülmektedir.
Bilindiği üzere; mahkemeler, Yargıtay’ın bozma ilamına uyulmasına karar verdikleri takdirde, artık uyma kararı ile bağlıdırlar. Bozma kararına uygun yeni bir karar vermek zorundadırlar. Bozmaya uyma kararı ile bozma yararına olan taraf için usule ilişkin kazanılmış hak doğmuştur.
Somut olayda, Dairemizin bozma ilamına uyulmasına karar verildiği halde, bozma ilamı gereklerinin yerine getirilmediği anlaşılmaktadır.
O halde, mahkemece, haczedilmezlik şikayetine konu hesap ve alacaklar üzerinde, hükmüne uyulan bozma ilamı doğrultusunda ve Yargıtay denetimine imkan tanıyacak şekilde, uzman bilirkişi aracılığıyla inceleme yaptırılarak, haczedilen paraların niteliklerinin ve dolayısıyla haczi kabil olup olmadıklarının belirlenmesi ve sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsizdir.
SONUÇ : Borçlunun temyiz itirazlarının kabulü ile mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK’nun 366 ve HUMK’nun 428. maddeleri uyarınca (BOZULMASINA), peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, ilamın tebliğinden itibaren 10 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 24/12/2020 tarihinde oybirliği ile karar verildi.