Yargıtay Kararı 12. Hukuk Dairesi 2020/8643 E. 2020/11185 K. 23.12.2020 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2020/8643
KARAR NO : 2020/11185
KARAR TARİHİ : 23.12.2020

MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi

Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki alacaklı tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hâkimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü :
Sair temyiz itirazları yerinde değil ise de;
İİK’nun 170/3. maddesi uyarınca icra mahkemesi, 68/a maddesinin dördüncü fıkrasına göre yapacağı inceleme sonucunda inkar edilen imzanın borçluya ait olmadığına kanaat getirirse, itirazın kabulüne karar verir. İtirazın kabulü kararı ile takip durur. Aynı maddenin 4. fıkrasında ise; icra mahkemesince itirazın kabulüne karar verilmesi halinde, senedi takibe koymada kötüniyeti veya ağır kusuru bulunduğu takdirde alacaklının takip konusu alacağın % 20’sinden aşağı olmamak üzere tazminatla sorumlu tutulacağı ve alacağın % 10’u oranında para cezasına mahkum edileceği hususu düzenlenmiştir.
Somut olayda, imzaya itiraz üzerine, Gazipaşa Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 2014/162 E. sayılı dosyasında alınan Adli Tıp Kurumu’nca düzenlenen 08.6.2016 tarihli raporda “… söz konusu imzaların kuvvetle muhtemel …’nın eli ürünü olduğunun”, icra mahkemesince alınan üç kişilik üniversite öğretim üyelerinden oluşan 08.01.2020 tarihli heyet raporunda ise, “ imzaların … eli ürünü olup olmadığı hususunda ileri bir tespite gidilemediğinin” bildirildiği, mahkemece bu raporlar esas alınarak imzaya itirazın kabulü ile takibin durmasına ve alacaklının tazminat ile para cezasına mahkum edilmesine karar verildiği görülmektedir.
Toplanan delillere ve alacaklının yeniden bilirkişi raporu alınmasını talep etmemesine göre, borçlunun imzaya itirazının kabulüne karar verilmesi yerindedir. Ancak, mahkemece hükme esas alınan raporlarda imzaların borçluya aidiyeti kesin olarak tespit edilemediğinden ve dolayısıyla alacaklının senedi takibe koymada kötüniyetli veya ağır kusurlu olduğu kesin olarak kanıtlanamadığından, tazminat ve para cezası ile sorumlu tutulması isabetsiz olup, kararın belirtilen nedenle bozulması gerekir ise de, anılan yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını zorunlu kılmadığından kararın düzeltilerek onanması gerekmiştir.
SONUÇ : Alacaklının temyiz itirazlarının kısmen kabulü ile Gazipaşa İcra Hukuk Mahkemesi’nin 19.6.2020 tarih ve 2017/31 E. – 2020/52 K. sayılı kararının hüküm bölümünün tazminata ve para cezasına ilişkin (2) ile (3) nolu bentlerinin silinerek karar metninden tamamen çıkarılmasına, kararın düzeltilmiş bu şekliyle İİK’nun 366. ve HUMK’nun 438. maddeleri uyarınca (ONANMASINA), mahkeme kararı düzeltilerek onandığından harç alınmasına yer olmadığına, ilamın tebliğinden itibaren 10 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 23/12/2020 tarihinde oybirliği ile karar verildi.