Yargıtay Kararı 12. Hukuk Dairesi 2020/9131 E. 2021/1077 K. 04.02.2021 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2020/9131
KARAR NO : 2021/1077
KARAR TARİHİ : 04.02.2021

MAHKEMESİ : … Bölge Adliye Mahkemesi

Yukarıda tarih ve numarası yazılı Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın müddeti içinde temyizen tetkikinin borçlu tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hâkimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü :
Borçlunun, sair fesih nedenleri ile birlikte kıymet takdirinin üzerinden 2 yıl geçtikten sonra satış yapıldığını ileri sürerek 23/12/2019 tarihli taşınmaz ihalelerinin feshini talep ettiği, ilk derece mahkmesince davanın reddine ve ihale bedelleri toplamının % 10’u oranında para cezasına hükmedildiği, borçlunun istinaf yoluna başvurması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince; kıymet taktirine itiraz üzerine taşınmazların değerinin tespitinde mahkemenin keşif tarihi olan 02/02/2018 gününün esas alındığı, sair fesih nedenlerinin de yerinde olmadığı gerekçesiyle istinaf başvurusunun esastan reddine karar verildiği anlaşılmaktadır.
İİK’nun 128/a-2. maddesinde; “Kesinleşen kıymet takdirinin yapıldığı tarihten itibaren iki yıl geçmedikçe yeniden kıymet takdiri istenemez” hükmüne yer verilmiştir. Hukuk Genel Kurulu’nun 26.02.1992 tarih ve 1992/4-70 E. – 1992/130 K. sayılı kararında da vurgulandığı üzere, İİK’nun 128. maddesinde öngörülen iki yıllık sürenin başlangıcı, sonradan kesinleşmesi koşulu ile kıymet takdirinin fiilen yapıldığı keşif tarihidir.
Kıymet takdirine itiraz davası; İİK’nun 128/a maddesinde düzenlenmiş olup, icra müdürlüğünce satışa konu malın bilirkişi marifetiyle yaptırılan değer tespitinin yerinde olmadığına yönelik bir şikayettir. Bu şikayette ilgili, müdürlükçe yaptırılan değer tespitinin yerinde olmadığı, malın belirlenen değerinin gerçek kıymetini yansıtmadığı iddiasıyla mahkemeye başvurmaktadır. Mahkemece yapılacak iş; icra müdürü tarafından belirlenen değerin taşınmazın gerçek değerini yansıtıp yansıtmadığı, bir başka ifadeyle memur işleminin doğru olup olmadığını denetlemektir. Dolayısıyla mahkeme, oluşturduğu bilirkişi kurulu ile, icra müdürünün kıymet takdiri yaptırdığı tarih itibariyle taşınmazın değerini belirleyerek memur işlemini denetler. Bu itibarla; mahkemece görevlendirilen bilirkişi tarafından düzenlenen raporda ya da anılan mahkeme kararında değerlemenin yapıldığı tarih açıkça belirtilmediği sürece, kıymet takdirine itiraz davasındaki keşif tarihinin, İİK’nun 128/a-2 maddesinde düzenlenen 2 yıllık sürenin başlangıç tarihi olarak kabulü mümkün olmadığı gibi, şikayet işleminin ruhuna da uygun düşmeyecektir.
Somut olayda, ihaleye konu taşınmazların kıymet takdiri işleminin, icra müdürlüğünce 09/06/2017 tarihinde yaptırıldığı, borçlunun taşınmazlara takdir olunan değerlerin düşük olduğunu ileri sürerek kıymet takdirine itiraz etmesi üzerine, … Anadolu 10. İcra Hukuk Mahkemesinin 20/09/2018 tarih ve 2017/736 E. – 2018/657 K. sayılı ilamı ile şikayetin kabulüne karar verildiği görülmüştür.
Mahkemece hükme esas alınan 26/02/2018 tarihli kök raporda; bilirkişiler tarafından hem mahkemenin keşif tarihi olan 02/02/2018 tarihi, hem de kıymet takdirine itirazın dava tarihi olan 20/10/2017 tarihi itibari ile değerleme yapılmış olduğu, mahkemece; dava tarihi olan 20/10/2017 tarihi itibari ile değerleme yapılarak tespit edilen değerler esas alınarak kıymet takdirine itirazın kabulüne karar verildiği ve taşınmazların bu bedeller üzerinden satışa çıktığı görülmekle, iki yıllık süre, hükme esas alınan kök raporda değerleme tarihi olan 20/10/2017 tarihinden başlayacağından, satış tarihi olan 23/12/2019 günü itibariyle İİK’nun 128/a-2. maddesinde öngörülen iki yıllık süre geçmiştir.
Bu durumda, kesinleşen kıymet takdirinin yapıldığı 20/10/2017 tarihinden itibaren iki yıldan fazla süre geçtikten sonra ihale gerçekleştirilmiş olup, bu hususun ayrıca re’sen gözetilmesi gerektiğinden, ilk derece mahkemesince ihalenin feshine karar verilmesi yerine, istemin reddi yönünde hüküm tesisi isabetsiz olup, mahkeme kararının bozulması gerekmiştir.
SONUÇ : Borçlunun temyiz itirazlarının kabulü ile … Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesinin istinaf talebinin esastan reddine ilişkin 08/10/2020 tarih, 2020/2035 E. – 2020/2104 K. sayılı kararının yazılı nedenlerle 5311 sayılı Kanun ile değişik İİK’nun 364/2. maddesinin göndermesiyle uygulanması gereken 6100 sayılı HMK’nun 373/1. maddesi uyarınca, KALDIRILMASINA, … Anadolu 3. İcra Hukuk Mahkemesinin 02/07/2020 tarih, 2019/1201 E. – 2020/293 K. sayılı kararının BOZULMASINA, bozma nedenine göre sair temyiz itirazlarının incelenmesine yer olmadığına, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin de Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 04/02/2021 tarihinde oybirliği ile karar verildi.