Yargıtay Kararı 12. Hukuk Dairesi 2021/11008 E. 2023/1018 K. 21.02.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/11008
KARAR NO : 2023/1018
KARAR TARİHİ : 21.02.2023

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi

Taraflar arasındaki, davalı üçüncü kişinin İİK’nın 89/1 haciz ihbarnamesine itirazının haksız olduğundan bahisle İİK’nın 338 inci maddesi gereğince sanıkların cezalandırılmaları ve davalının tazminata mahkum edilmesi talepli davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince sanıklar hakkında açılan ceza davasında İİK’nın 347 inci maddesi uyarınca şikayet hakkının düşürülmesine, tazminat talebinin reddine karar verilmiştir.

Kararın davacı alacaklı tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun hakikate muhalif beyanda bulunmak suçundan istinaf başvurusunun esastan reddine, tazminat davası yönünden istinaf başvurusunun kabulüne hükmün kaldırılmasına karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonunda, tazminat davasının kısmen kabulü ile 126.500,00 TL’nin temerrüt tarihi olan 03.04.2014 tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte, davalılardan tahsili ile davacıya ödenmesine
karar verilmiştir.

Kararın davalı üçüncü kişi tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı üçüncü kişi vekili tarafından tazminat yönünden temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi … tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı alacaklı vekili dava dilekçesinde; Bakırköy 8. İcra Müdürlüğünün 2013/14758 Esas sayılı takip dosyası ile borçlu … aleyhine icra takibi yapıldığını, üçüncü şahıs davalı … San.Tic.Ltd.Şti.’ne icra dosyasından borçlu …’in bu şirketten olan kira alacağını icra dosyasına ödenmesi için Nisan 2014 ve 02.09.2014 tarihlerinde iki kez birinci haciz ihbarnamesi gönderildiğini, sanıkların şirketin yetkili temsilcisi olup ihbarnameye süresinde itiraz ederek dosya borçlusu …’e kesinleşmiş herhangi bir borç bulunmadığını beyan ettiklerini, itirazın gerçeğe uygun olmadığını, davalı şirketin borçlu …’in kiracısı olduğunu, taşınmazın satış işlemleri için İstanbul 19. İcra Mahkemesinin 2014/838 Esas sayılı dosyasında kıymet taktiri yaptırıldığı sırada davalı şirketin taşınmazda kiracı olduğunun anlaşıldığını, vergi dairesine yazılacak teskere ile de durumun tesbit edileceğini, tarafların aynı zamanda muvazalı işlem yaparak taşınmazın asıl maliki borçlu … olmasına rağmen kira beyanını ve ödemesini üç parçaya bölerek borçlunun iki çocuğuna ve borçluya ödediklerinin tesbit edildiğini, fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak üzere 126.560,00 TL’nin haciz ihbarnamesinin davalıya tebliğden itibaren yasal faiziyle birlikte ve dava tarihinden sonra da mahkemenin hüküm edeceği ve davalıların borçluya ödeyecekleri kira bedellerinin davacıya ödenmesini, taraflar arasında yapılan gerçek kira kontratının mahkeme tarafından tesbit edilmesi halinde gerçek kira sözleşmesindeki bedel üzerinden belirlenen miktara gerçek kira bedeline göre hesaplanarak Nisan 2014 ayından bu yana hesaplanacak kira bedelinin alacaklıya ödenmesine karar verilmesini ve sanıkların cezalandırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP
Davalı üçüncü kişi vekili cevap dilekçesinde özetle; zarar mevcut olmadığından davacının tazminat davasını açmasında hukuki yararı bulunmadığını savunarak, davanın reddi ile sanıkların beraatine karar verilmesini talep etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; sözleşme yürürlüğe girdikten 2 gün sonra yani 03.04.2014 tarihinde, takip dışı 3. kişi sözleşmenin tarafı olarak sözleşmenin objektif kapsamında kalan yükümlülüklerine rağmen bu ilişkiyi yadsıyarak, ihbarnameye itiraz ettiği, bu itirazın gerçek ve doğru olmadığı davacının arz ettiği kabul edilebilir kanıtlarla sabit olduğu, İİK 89/1.maddesine göre davalı 3. kişi tarafından yapılan bu itirazın gerçek ve doğru olmadığının davacı tarafından kanıtlandığı, İİK’nın 89/4. maddesi böyle bir durumda, davalı 3. kişinin hakikatle bağdaşmayan bu beyanı ile takip alacaklısının alacağına kavuşmaması nedeniyle tazminata mahkum edilmesini istediği, somut olayda, davacı 126.560,00 TL talep ettiği, buna göre aylık kira bedeli taleple bağlı kalınarak HMK 26. maddesi gereğince 33.751,00 TL olup, borçlunun hissesi ise 3/8 oranında olması nedeniyle, 33.751,00 x 3/8 = 12.656,00TL’dir ve bu 3. kişinin takip borçlusuna ayda ödemesi gereken kira miktarına tekabül ettiği, haciz ihbarnamesine itirazın 03.04.2014 tarihinde gerçekleştiği, davanın ise 22.01.2015 tarihinde açılması nedeniyle, itiraz tarihinden dava tarihine değin geçen 10 aylık süre içerisinde aylık 12.656,00TL’den toplamda takip borçlusuna ödenmesi gereken kira miktarı 126.500,00 TL olarak belirlendiği, tazminatın en az bu miktara tekabül etmesi gerektiği, söz konusu bu tazminatın 03.04.2014 tarihinden itibaren tahakkuk eden yasal faizi ile birlikte davalıdan alınmasına ve davacıya ödenmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine, peşin harcın mahsubu ile fazlaca alınan 2.117,60 TL peşin harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine, davacı kendisini vekille temsil ettirmekle AAÜT’nin 11. md uyarınca tahakkuk eden 9.694,00 TL ücreti vekaletin davalıdan alınarak davacı vekiline ödenmesine, davalı kendisini vekille temsil ettirmekle AAÜT uyarınca tahakkuk eden 906,00 TL ücreti vekaletin davacıdan alınarak davalı vekiline ödenmesine, davacı tarafça yapılan 1.200,00 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı üçüncü kişi vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri
Davalı şirketin kiralayanının … olmadığı, … olduğu, ihbarnamenin tebliğinden önce 15.03.2014 başlangıç tarihli kira sözleşmesi yapıldığı, ayrıca yerel mahkemenin de gerekçeli kararında kira sözleşmesinin 01.04.2014 tarihinde yürürlüğe girdiği hususunu doğruladığı, davalı şirketin kira parasını kiralayana veya icra dosyasına ödemesinde hiçbir menfaatinin olmadığı, önceki kira sözleşmesinin feshi talebinin …’ten geldiği, tanık olarak dinlenmesi ve mahallinde keşif yapılması gerektiği belirtilerek eksik inceleme ile verilen kararın kaldırılarak bozulmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile özetle; dairece yapılan inceleme sonucunda verilen bozma kararı sonucunda, İlk Derece Mahkemesince bilirkişi raporu alındığı, kira sözleşmesi başlangıç ve yürürlük tarihi ile İİK 89/1 maddesi uyarınca haciz ihbarnamesi gönderilen 3. şahsın yükümlülükleri kararda ayrıntılı olarak belirtildiği, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre davanın kabulüne ilişkin İlk Derece Mahkemesi kararının usul ve yasaya uygun olduğu anlaşıldığından, davacıların istinaf talebinin esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı üçüncü kişi vekili tazminat yönünden temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davalı şirketin bahsi geçen taşınmazı haciz ihbarnamelerinin tebliğinden çok önce 15.03.2014 başlangıç tarihli kira sözleşmesi ile …’den kiralamış ve damga vergisini de yatırmış olduğunu, dolayısıyla davalı şirketin sözleşeninin … olmadığını, … olduğunu, kira sözleşmesinin 01.04.2014 tarihinden sonra yürürlüğe girdiğini, kira sözleşmesinin hüküm doğurduğu 01.04.2014 tarihinden sonra 09.04.2014 tarihli haciz ihbarnamesi cevabının alacaklının alacağına kavuşmamasına sebebiyet vermiş olamayacağını, kira sözleşmesinde yapılan değişiklik araştırılacaksa bu hususun …’e sorulması gerektiğini, önceki kiralayan …’in tanık olarak dinlenmesi talep edilmiş ise bu talep hakkında olumlu veya olumsuz bir karar verilmediğini ve dosyanın eksik inceleme ile karara çıktığını, yerel mahkemenin 18.10.2018 tarihli ara kararı ile 05.11.2018 tarihinde mahallinde keşif yapılmasına karar verdiğini, ancak bilirkişilerin mahallinde inceleme yapmadıklarını, dosya üzerinden yaptıkları inceleme ile karar verdiklerini ileri sürerek kararın bozulmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, davalı üçüncü kişinin İİK’nın 89/1 haciz ihbarnamesine itirazının haksız olduğundan bahisle İİK’nın 89/4 maddesi gereğince davalının tazminata mahkum edilmesi istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
İcra İflas Kanununun 338, 89/1, 89/4. maddesi.

3. Değerlendirme
İİK’nın 89 uncu maddesinin 4 üncü fıkrasında dayalı olarak açılan tazminat davasında, tazminata hükmedilebilmesi için, borçlunun, haciz ihbarnamesinin üçüncü kişiye tebliği tarihi itibariyle, üçüncü kişi nezdinde kesinleşmiş, İİK’nın 89/1. maddesi kapsamında haczedilebilecek muaccel bir alacağının bulunması zorunludur.

2004 sayılı İİK’nın 89. maddesinin 4. fıkrasında yer alan tazminatın konusu, haciz ihbarnamesine karşı üçüncü kişinin gerçeğe aykırı beyanda bulunması sebebiyle takip alacaklısının uğradığı zarardır ve haciz ihbarnamesinin üçüncü kişiye tebliği tarihindeki gerçeğe aykırı beyana konu alacak miktarı tazminatın konusudur.

Somut uyuşmazlıkta, mahkemece alınan bilirkişi raporunda belirtildiği üzere, şikayete dayanak olan icra takip dosyasında 89/1 haciz ihbarnamesinin davalı üçüncü kişiye tebliğ edildiği tarihte, muaccel alacağın 12.656,00 TL olduğu, alacağın haciz ihbarnamesi tebliğ tarihi esas alınarak hesaplanması gerektiği ve bu alacak miktarının tazminat olarak hüküm altına alınabileceği anlaşılmakla, bu hususun gözden kaçırılarak, mahkemece alacak miktarının dava tarihine kadar hesaplanarak tahsilinin gerektiğinin kabulü ile 126.500,00 TL tutarında tazminata hükmedilmesi ve vekalet ücretinin ilgili asil/asiller yerine vekil/vekiller lehine hükmedilmesi hatalı olup, bozma sebebi ise de, bu yanlışlığın düzeltilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden, Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılmasına, İlk Derece Mahkemesi kararının düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 15. Ceza Dairesinin 22.10.2020 tarihli ve 2019/4696 Esas, 2020/3641 Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA,

Bakırköy 3. İcra Ceza Mahkemesinin14.02.2019 tarihli ve 2017/38 Esas, 2019/78 Karar sayılı kararının hüküm fıkrasının tazminat ve vekalet ücretlerine ilişkin 1, 3 ve 4 numaralı bentlerinin çıkartılarak, yerlerine;
” 1-Tazminat talebinin kısmen kabulü ile 12.656,00 TL’nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte, davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine,

3-Davacı kendisini vekille temsil ettirdiğinden, kabul edilen miktar üzerinden karar tarihindeki AAÜT’si uyarınca belirlenen 1.518,72 TL nispi vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine,

4-Davalı kendisini vekille temsil ettirdiğinden, reddedilen miktar üzerinden karar tarihindeki AAÜT’si uyarınca belirlenen 11.862,32 TL nispi vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya ödenmesine, “
bentlerinin yazılmasına, İlk Derece Mahkemesi kararının 5311 sayılı Kanun ile değişik İİK’nın 364/2. maddesinin göndermesiyle uygulanması gereken 6100 sayılı HMK’nın 370/2. maddesi uyarınca bu şekli ile DÜZELTİLEREK ONANMASINA,

Karar düzeltilerek onandığından harç alınmasına yer olmadığına,

Peşin temyiz harcının isteği halinde davalı 3.kişiye iadesine,

Kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine, dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,

21.02.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.