Yargıtay Kararı 12. Hukuk Dairesi 2021/11175 E. 2021/11119 K. 07.12.2021 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/11175
KARAR NO : 2021/11119
KARAR TARİHİ : 07.12.2021

MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi

Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki alacaklı tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hâkimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü :
Sair temyiz itirazlarını yerinde değil ise de,
Alacaklı tarafından başlatılan ilamlı icra takibinde, borçlular icra mahkemesine başvurusunda; fazla ve hatalı hesaplama yapıldığını iddia ederek, bakiye borç muhtırasının iptali istemiyle icra mahkemesine başvurmuş, mahkemece, davanın kabulü ile 19/12/2014 tarihli kapak hesabının iptaline, bilirkişi raporu doğrultusunda 19/12/2014 tarihi itibari ile bakiye borcun 38.987,77 USD ve karşılığının o tarih itibari ile 90.833,71-TL olarak hesaplandığı, anılan kararın alacaklı tarafından temyiz edildiği ve Dairemizin 28.05.2018 tarih ve 2018/2787 E. – 2018/5321 K. sayılı ilamı ile bozulduğu görülmektedir.
Somut olayda, takip dayanağı 24/05/2012 tarihli İstanbul 36. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 2011/269 Esas, 2012/105 Karar sayılı ilamında; “… davanın kısmen kabulü ile …….toplam 100.589,00 USD’nin 11/10/2010 tarihinden itibaren 3095 sayılı Yasa’nın 4/a maddesi uyarınca işleyecek faizi ile birlikte davalılardan alınıp davacıya verilmesine” karar verilmiştir.
“Taraflardan yalnız birinin temyizi halinde, Yargıtay, hükmü temyiz edenin aleyhine bozamaz. (Aleyhe bozma yasağı). Bundan başka, taraflardan yalnız birinin hükmü temyiz etmesi halinde, Yargıtay’ın (temyiz eden tarafın lehine olarak) verdiği bozma kararına uyan yerel mahkeme de artık, temyiz eden tarafın, önceki (bozulan) karara oranla daha aleyhine olan bir hüküm veremez. Buna da “aleyhe hüküm verme yasağı” denir. Taraflardan yalnız birinin temyizi üzerine verilen bozma kararına uyan mahkemenin temyiz eden tarafın, önceki (bozulan) karara oranla daha aleyhine olan bir hüküm vermemesi ilkesi, usule ilişkin kazanılmış hak müessesesi ile de yakından ilgilidir.” (Prof.Dr. Baki Kuru, Hukuk Muhakemeleri Usulü, 6. Baskı, Cilt ;5, 2001, s; 4732 -4737).
Somut olayda; mahkemece, bozma kararına uyulduğu, bilirkişiden alınan 03/05/2021 tarihli ek rapora itibar edilerek “ Davanın kabulü ile İstanbul 21. İcra Müdürlüğünün 2012/15089 Esas sayılı dosyasında yer alan 19/12/2014 tarihli kapak hesabının 46.891,99-TL olması gerektiğinin tespitine, fazlayı aşan kısmının iptaline ” şeklinde karar verildiği, bozmadan önceki kararın sadece alacaklı yanca temyiz edildiği gözetildiğinde, mahkemece, 18.06.2015 tarihli ilk hükümdeki miktardan daha azına hükmedilmesinin “aleyhe hüküm verme yasağı”na aykırı olduğu anlaşılmıştır.
O halde; mahkemece, yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz olup kararın yukarıda yazılı gerekçe ile bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Alacaklının temyiz isteminin kısmen kabulü ile mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK’nin 366. ve HUMK’nin 428. maddeleri uyarınca BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde iadesine, ilamın tebliğinden itibaren 10 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 07/12/2021 gününde oy birliğiyle karar verildi.