YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/11421
KARAR NO : 2021/11026
KARAR TARİHİ : 06.12.2021
MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi
Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının onanmasını mutazammın 20/10/2020 tarih, 2020/7112 Esas – 2020/8861 Karar sayılı daire ilamının müddeti içinde tashihen tetkiki davacı/borçlu tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü :
Şikayetçi borçlunun; sair fesih nedenlerinin yanı sıra, ihaleyi 30.11.2015 tarihinde öğrendiğini, satış ilanı tebliğ işleminin usulsüz olduğunu, tebligat mazbatasındaki imzanın kendisine ait olmadığını, ayrıca kıymet takdir raporu tebliğ işleminin de usulsüz olduğunu ve taşınmaza düşük değer takdir edildiğini ileri sürerek 06.01.2015 tarihli ihalenin feshi istemiyle 03.12.2015 tarihinde icra mahkemesine başvurduğu, mahkemece şikayetin süre aşımından reddine karar verildiği, kararın borçlu yanca temyizi üzerine Dairemizce; mahkemece, öncelikle satış ilanı tebliğ işleminin usulsüzlüğüne yönelik iddianın değerlendirilmesi, yapılan tebligatın usulüne uygun bulunmadığının belirlenmesi halinde öğrenme tarihine göre; şikayetin süresinde olup olmadığının tespit edilmesi ve oluşacak sonuç doğrultusunda bir karar verilmesi gerekirken, bu hususun göz ardı edilmesi suretiyle eksik inceleme ile fesih isteminin süreden reddi yönünde hüküm tesisi isabetsiz bulunarak kararın bozulduğu, bozma üzerine mahkemece, 28.09.2017 tarihli celsede bozma ilamına uyulduğu ve müteakiben, şikayetin ihalenin kesinleşmesini önlemek için yapıldığı, ayrıca aynı takip dosyasından daha sonraki tarihte yapılan ihaleye ilişkin şikayetin reddi kararının da onanarak kesinleştiği, buna göre şikayet konusu ihalenin de usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesi ile istemin reddine karar verildiği anlaşılmıştır.
Bilindiği üzere; mahkemeler, Yargıtay’ın bozma ilamına uyulmasına karar verdikleri takdirde, artık uyma kararı ile bağlıdırlar. Bozma kararına uygun yeni bir karar vermek zorundadırlar. Bozmaya uyma kararı ile bozma yararına olan taraf için usule ilişkin kazanılmış hak doğmuştur.
Somut olayda, Dairemizin bozma ilamına uyulmasına karar verildiği halde, bozma ilamı gereklerinin yerine getirilmediği görülmüştür.
O halde, mahkemece, borçlunun usuli kazanılmış hakkı da nazara alınarak hükmüne uyulan bozma ilamı doğrultusunda işlem yapılması ile oluşacak sonuca göre bir karar verilmek üzere hükmün yeniden bozulması gerekirken onandığı anlaşılmakla, karar düzeltme isteminin kabulüne karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ : Davacı-borçlunun karar düzeltme isteminin kabulü ile Dairemizin 20.10.2020 tarih ve 2020/7112 E. – 2020/8861 K. sayılı onama ilamının kaldırılmasına, mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK’nun 366 ve HUMK’nun 428. maddeleri uyarınca BOZULMASINA, 06/12/2021 gününde oy birliğiyle karar verildi.