YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/4268
KARAR NO : 2021/9749
KARAR TARİHİ : 04.11.2021
MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi
Yukarıda tarih ve numarası yazılı Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın müddeti içinde temyizen tetkiki borçlu tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hâkimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü :
Alacaklının, kamulaştırmasız el atma nedeniyle tazminat konulu ilama dayalı olarak, fazlaya ilişkin haklarını saklı tutmak üzere Yargıtay bozma ilamı sonrasında verilen ilamdan kaynaklanan alacaklarının tahsili için icra müdürlüğüne yaptığı 05.08.2019 tarihli taleple; borçluya icra emri gönderilmesini talep ettiği, icra müdürlüğünün aynı tarihte verdiği kararla 2972 sayılı Kanunun 14. maddesi gereğince ilamın kesinleşmesi gerektiğini belirterek istemi reddettiği, alacaklının icra mahkemesine başvurusunda icra müdürlüğünün söz konusu ret kararının iptalini istediği, İlk Derece Mahkemesi’nce takibin dayanağının imar uygulaması ile bedele dönüştürülen davacı paylarının takdir edilen bedellerinin artırılmasına ilişkin ilam olduğu bu nedenle icra emri gönderilmesi için takibin kesinleşmesine gerek olmadığı gerekçesi ile şikayetin kabulü ile şikayete konu müdürlük kararının iptaline karar verildiği, kararın borçlu tarafından istinafı üzerine Bölge Adliye Mahkemesi’nce borçlunun istinaf başvurusunun HMK’nun 353/1-b-1. maddesi gereğince esastan reddedildiği anlaşılmıştır.
Takip talebini (ve ilamı) alan icra dairesi, bir icra emri düzenleyerek bunu borçluya gönderir. Alacaklının icra dairesine verdiği belge ilam veya ilam niteliğinde bir belge ise icra müdürü, ilama uygun biçimde, bir icra emri düzenlemek ve bunu borçluya göndermekle yükümlüdür. (İcra ve İflas Hukuku El kitabı–Prof. Dr. Baki Kuru- 2. Basım- sayfa 906)
İcra işlemleri devam ederken ilamın bozulması halinde, icra işlemleri olduğu yerde durur (İ.İ.K m.40/1). Bu hükme göre, ilamın bozulması ile, ilamın icrası sadece olduğu yerde durur; ilamlı icra takibi iptal edilmez. Mahkeme bozma kararına uyarak yeni bir karar verirse, alacaklı bu yeni ilamın da icrasını isteyebilir. Alacaklı, bu yeni ilamın icrasını derdest icra takibi dosyasında isteyebileceği gibi, yeni bir ilamlı icra takibi yapmasına da engel yoktur.
Yukarıda yapılan açıklamalar ışığında, icra müdürlüğü, alacaklının talebi ile borçluya icra emri göndermek zorundadır. Ancak borçlu ilamın kesinleşmeden takibe konulamayacağı şikayeti ile icra mahkemesine başvurabilir.
O halde, mahkemece, şikayetin yazılı gerekçe ile kabulü ile icra müdürlüğünün konuya ilişkin kararının iptaline karar verilmesi gerekirken, yazılı gerekçe ile karar verilmesi isabetsiz ise de; sonuçta şikayet kabul edildiğinden, Bölge Adliye Mahkemesince de borçlunun istinaf talebi esastan reddedildiğinden sonucu doğru Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanması gerekmiştir.
SONUÇ : Borçlunun temyiz itirazlarının reddi ile sonucu doğru Bölge Adliye Mahkemesi kararının yukarıda yazılı nedenlerle 5311 sayılı Kanun ile değişik İİK’nun 364/2. maddesi göndermesiyle uygulanması gereken 6100 sayılı HMK’nun 370. maddesi uyarınca (ONANMASINA), dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin de Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, alınması gereken 59,30 TL temyiz harcından, evvelce alınan harç varsa mahsubu ile eksik harcın temyiz edenden tahsiline, 04/11/2021 gününde oy birliğiyle karar verildi.