Yargıtay Kararı 12. Hukuk Dairesi 2021/4520 E. 2021/9814 K. 08.11.2021 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/4520
KARAR NO : 2021/9814
KARAR TARİHİ : 08.11.2021

MAHKEMESİ : … Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi

Yukarıda tarih ve numarası yazılı Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın müddeti içinde temyizen tetkiki alacaklı ihale alıcısı tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hâkimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü :
Alacaklı tarafından 800.000 TL bedelli limit ipoteğine dayalı olarak başlatılan ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla ilamlı icra takibinde, taşınmazın talimat icra müdürlüğünce 1.910.967 TL bedelle alacağa mahsuben ihale edildiği, ipotek limiti üstünde kalan bakiye ihale bedelinin verilen sürede yatırılmaması üzerine, ihale kararının kaldırılmasına ilişkin müdürlük kararının Menemen İcra Hukuk Mahkemesi’nin 24.07.2009 Tarih ve 2009/83-104 E.-K. sayılı kararı ile iptal edilerek esas icra müdürlüğünce sıra cetveli yapılması ve aleyhe fark doğduğunun tespit edilmesi halinde bakiye ihale bedeli ve diğer vergilerin yatırılması için işlem yapılması yönünde karar verildiği, müflis borçlu adına iflas idaresinin icra mahkemesine başvurusunda; bu mahkeme kararın varlığına rağmen sıra cetveli yapılmadan, esas icra müdürlüğünden gelen yazı cevabı doğrultusunda alacaklı ihale alıcısının alacağının ipotek limiti ve ihale bedeli üstünde olduğu kabul edilerek verilen ihale bedelinin yatırılmasına yer olmadığına ilişkin 10.08.2009 tarihli müdürlük kararının kaldırılması ile bakiye ihale bedelinin yatırılması için işlem yapılmasını istediği, İlk Derece Mahkemesince; şikayete konu müdürlük kararının Menemen İcra Hukuk Mahkemesi’nin 24.07.2009 Tarih ve 2009/83-104 E.-K. sayılı kararından belirtilen işlemler yapılmaksızın verildiği gerekçesi ile müdürlük kararının 3 nolu bendinin (ihale bedelinin yatırılmasına yer olmadığına ilişkin kısım) iptaline, kalan satış bedelinin yatırılması için alıcıya talimat icra müdürlüğünce muhtıra çıkartılmasına karar verildiği, alacaklı ihale alıcısının istinaf başvurusunun Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine karar verildiği anlaşılmıştır.
Anayasa’nın 141. maddesinin 3. fıkrası; “Bütün mahkemelerin her türlü kararları gerekçeli olarak yazılır.” hükmünü içermektedir.
Yine HMK’nın 297. maddesinin 1/c fıkrasında; “Tarafların iddia ve savunmalarının özetini, anlaştıkları ve anlaşamadıkları hususları, çekişmeli vakıalar hakkında toplanan delilleri, delillerin tartışılması ve değerlendirilmesini, sabit görülen vakıalarla bunlardan çıkarılan sonuç ve hukuki sebepleri” hükmün kapsamı içinde yer alacağı belirtilmekle, HMK’nın 298. maddesinde, gerekçeli kararın tefhim edilen hüküm sonucuna aykırı olmayacağı belirtilmiştir.

Mahkeme kararlarının gerekçeli olması, kişinin ve kamunun menfaatini ilgilendirmektedir. Gerekçeli olarak yazılan karar, tarafların mahkemeye güven duymasının yanı sıra kanun yollarını etkili bir şekilde kullanmasına olanak sağlar.
Gerekçe, hükmün dayanağının akla, dosya içeriğine ve hukuka uygun açıklamasıdır. Dolayısıyla dosya içinde yer alan bilgi ve belgelerin yerinde değerlendirildiğini gösterir biçimde geçerli ve yasal olmalıdır. Yeterli ve geçerli yasal gerekçe ile karar verilmemesi keyfiliğe yol açacaktır. Keyfiliği önlemek, tarafların yargıya güvenini sağlamak ve yargısal denetim açısından gerekçe önemlidir.
Nitekim, 07.06.1976 gün ve 3/4-3 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararının gerekçesinde yer alan “Gerekçenin ilgili bilgi ve belgelerin isabetle takdir edildiğini gösterir biçimde geçerli ve yasal olması aranmalıdır. Gerekçenin bu niteliği yasa koyucunun amacına uygun olduğu gibi, kararı aydınlatmak, keyfiliği önlemek ve tarafları tatmin etmek niteliği de tartışma götürmez bir gerçektir.” şeklindeki açıklama ile de aynı ilkeye, vurgu yapılmıştır.
Yukarıdaki açıklamalar ışığında somut olaya bakıldığında ise, mahkemece, hükmün gerekçesinde şikayete konu müdürlük kararının Menemen İcra Hukuk Mahkemesi’nin 24.07.2009 Tarih ve 2009/83-104 E.-K. sayılı kararında belirtilen işlemler yapılmaksızın verildiği ( bahsi geçen mahkeme kararının gereklerinin yerine getirilip getirilmediği ve buna göre bakiye ihale bedelinin alınmasının gerekip gerekmediğine dair gerekçeye yer verilmeksizin) belirtilmesine rağmen hüküm kısmında müdürlük kararının iptali ile birlikte, kalan satış bedelinin yatırılması için alıcıya talimat icra müdürlüğünce muhtıra çıkartılmasına da karar verildiği görülmektedir. Bu durum hüküm ve gerekçe arasında çelişki oluşturmaktadır.
Karar gerekçesi ile hüküm kısmının çelişkili olması usul ve yasaya aykırı olup, bu husus hükmün bozulmasını gerektirmiştir.
SONUÇ: Alacaklı ihale alıcısının temyiz isteminin kabulü ile yukarıda yazılı nedenlerle 5311 sayılı Kanun ile değişik İİK’nun 364/2. maddesinin göndermesiyle uygulanması gereken 6100 sayılı HMK’nun 373/1. maddesi uyarınca, … Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi’nin istinaf talebinin esastan reddine ilişkin 25.01.2021 tarih ve 2020/2364 E. – 2021/177 K. sayılı kararının KALDIRILMASINA ve Menemen İcra Hukuk Mahkemesi’nin 24/12/2019 tarih, 2018/100 E. – 2019/159 K. sayılı kararının BOZULMASINA, bozma nedenine göre alacaklı ihale alıcısının esasa yönelik temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, dosyanın İlk Derece Mahkemesi’ne, kararın bir örneğinin de, Bölge Adliye Mahkemesi’ne gönderilmesine, 08/11/2021 tarihinde oybirliği ile karar verildi.