Yargıtay Kararı 12. Hukuk Dairesi 2021/4653 E. 2021/10483 K. 23.11.2021 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/4653
KARAR NO : 2021/10483
KARAR TARİHİ : 23.11.2021

MAHKEMESİ : Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi

Yukarıda tarih ve numarası yazılı Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın müddeti içinde temyizen tetkiki borçlular tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hâkimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü :
Alacaklı tarafından bonoya dayalı olarak kambiyo senetlerine mahsus haciz yoluyla başlatılan takibe karşı borçluların, borca itirazı ile birlikte bononun lehtar hanesinde yazılı olan firmanın gerçek ya da tüzel kişiliği olmadığından kambiyo senedi vasfını taşımadığını ileri sürerek takibin iptali istemi ile icra mahkemesine başvurduğu, mahkemece, davanın kabulü ile takibin İİK’nun 170/ a maddesi uyarınca iptaline karar verildiği, alacaklı tarafından ilk derece mahkemesi kararına karşı istinaf yoluna başvurulması üzerine, Bölge Adliye mahkemesince bononun lehdar hanesinde takip alacaklısı tüzel kişinin kısaltılmış ünvanının yazıldığı, bononun kambiyo vasfının bulunduğu gerekçesi ile istinaf isteminin kabulüne, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına ve şikayetin reddine karar verildiği anlaşılmaktadır.
6102 sayılı TTK’nun 776/1-e maddesi gereğince, bonoda lehtarın ad ve soyadının yazılı olması zorunludur. Lehtar, gerçek veya tüzel kişi olarak bonoda gösterilmez ise dayanak belge bono olarak kabul edilemeyeceğinden, TTK’nun 776/1-e maddesinde öngörülen koşulları taşımayan bu belge nedeniyle borçlu hakkında kambiyo senetlerine özgü yolla takip yapılması mümkün değildir.
Yerleşik Yargıtay içtihatlarına göre, tüzel kişi olan lehtarın unvanının eksik olarak bonoda ifade edilmesi ve lehtarın hükmi şahsiyetinin bulunduğunun ciro şerhinden anlaşılması halinde, yukarıda açıklanan kuralın tamamlanmış olduğunun kabulü gerekir. Bu ilke Hukuk Genel Kurulu’nun 14.03.2001 tarih ve 2001/11-199 E., 2011/244 K. sayılı kararında da vurgulanmıştır.
Somut olayda, takip dayanağı 148.680,00 TL bedelli, 15.09.2016 düzenleme, 05.01.2017 vade tarihli senedin lehtar hanesinde “SS Şehiriçi Özel Halk Otobüsleri” yazılı olduğu görülmektedir. Bu durumda; takibe konu edilen senette lehtar hanesinde yazılı olan firmanın gerçek ya da tüzel kişiliği olmayıp,Dairemizce senet aslının getirtilerek incelenmesi sonucunda, senedin arkasında da ciro yolu ile bu eksikliğin tamamlanmadığı anlaşılmakla anılan senedin kambiyo senedi vasfının bulunmadığı anlaşılmaktadır.

O halde; mahkemece, İİK’nun 170/a maddesi uyarınca takibin iptaline karar verilmesi doğru olup Bölge Adliye Mahkemesince alacaklının istinaf talebinin esastan reddi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsizdir.
SONUÇ : Borçluların temyiz itirazlarının kabulü ile; Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi’nin 24.03.2021 tarih ve 2021/1004 E. – 2021/789 K. sayılı kararının yukarıda yazılı nedenlerle, 5311 sayılı Kanun ile değişik İİK’nun 364/2. maddesi göndermesiyle uygulanması gereken 6100 sayılı HMK’nun 373/2. maddeleri uyarınca (BOZULMASINA), peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, dosyanın kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 23/11/2021 tarihinde oybirliği ile karar verildi.