Yargıtay Kararı 12. Hukuk Dairesi 2021/4849 E. 2021/10662 K. 25.11.2021 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/4849
KARAR NO : 2021/10662
KARAR TARİHİ : 25.11.2021

MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi

Yukarıda tarih ve numarası yazılı Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın müddeti içinde temyizen tetkiki borçlular tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü :
1-Borçlu …’ın temyiz isteminin incelenmesinde;
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararında yazılı gerekçelere göre yerinde bulunmayan temyiz itirazlarının REDDİNE,
2-Borçlu …’ın temyiz isteminin incelenmesinde;
Alacaklı tarafından bonoya dayalı olarak kambiyo senetlerine özgü haciz yolu ile başlatılan icra takibine karşı borçlunun; Bakırköy İcra Müdürlüklerinin yetkili olduğundan bahisle İstanbul Anadolu İcra Müdürlüklerinin yetkisine itirazda bulunarak, süresi içerisinde icra mahkemesine başvurduğu; mahkemece, İstanbul Anadolu İcra Dairesi’nin diğer borçlu yönünden de yetkili olduğu gerekçesiyle davacının şikayetinin reddine hükmedildiği anlaşılmaktadır.
İİK’nun 50. maddesinin göndermesi ile uygulanması gereken HMK’nun 7/1. maddesinin birinci cümlesine göre; borçlu birden fazla ise bunlardan birinin yerleşim yeri icra müdürlüğünde takip yapılabilir. Bu durumda, diğer borçlular yetki itirazında bulunamazlar. Ancak, anılan hükmün uygulanabilmesi için, borçlulardan birinin yerleşim yeri icra dairesinde takip yapılması ve onun hakkındaki yetkinin şikayet tarihi itibariyle kesinleşmiş olması gereklidir.
İİK.nun 50/1. maddesine göre, para ve teminat borçlarına ilişkin icra takiplerinde yetkili icra dairesi, HMK.nun 447/2. maddesi atfıyla HMK.nun yetkiye dair hükümleri kıyas yoluyla uygulanmak suretiyle belirlenir. Ayrıca, takip dayanağı akdin yapıldığı icra dairesi de yetkilidir.
Buna göre, bonoya dayalı takip, genel yetkili yer olan borçlunun yerleşim yerindeki icra dairesinde (HMK. 6. md.), bonoda öngörülen ödeme yerinde (6102 Sayılı TTK’nun 777/3. maddesine göre ödeme yeri gösterilmeyen bonoda, ödeme yeri olarak tanzim yeri kabul edilir) (HMK. 10. md.) ve ayrıca İİK’nun 50/1. maddesi uyarınca bononun tanzim edildiği yerdeki icra dairesinde yapılabilir.
Somut olayda, alacaklı tarafından, borçlular aleyhine kambiyo senetlerine mahsus haciz yolu ile takip başlatıldığı, itiraz tarihi itibariyle yetki itirazında bulunmayan takip borçlusu … yönünden icra takibinin yapıldığı İstanbul Anadolu İcra Dairelerinin yetkisinin

kesinleşmediği, itiraz eden borçlu …’a ödeme emrinin 23.07.2019 tarihinde Bağcılar/İstanbul adresinde tebliğ edildiği, süresinde borçlunun yetki itirazında bulunduğu, itirazında yetkili icra dairesi olarak gösterdiği Bakırköy İcra Dairelerinin yetkili olduğu anlaşılmaktadır.
O halde mahkemece borçlu … yönünden yetki itirazının kabulüne karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsizdir.
SONUÇ : Borçlu Sevda Dalkılıçlar’ın temyiz itirazlarının kabulü ile, yukarıda yazılı nedenlerle 5311 sayılı Kanun ile değişik İİK’nın 364/2. maddesinin göndermesiyle uygulanması gereken 6100 sayılı HMK’nun 373/1. maddesi uyarınca, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesinin 20. Hukuk Dairesinin 25.02.2021 tarih ve 2020/960 E. – 2021/632 K. sayılı kararının KALDIRILMASINA, İstanbul Anadolu 3. İcra Hukuk Mahkemesinin 14.11.2019 tarih ve 2019/852 E. – 2019/1019 K. sayılı kararının BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin de Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 25.11.2021 gününde oy birliğiyle karar verildi.