YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/5639
KARAR NO : 2021/10948
KARAR TARİHİ : 02.12.2021
MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesi
Yukarıda tarih ve numarası yazılı Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın müddeti içinde temyizen tetkiki borçlu tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hâkimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü :
Alacaklı tarafından bonoya dayalı olarak başlatılan kambiyo senetlerine özgü haciz yolu ile ilamsız icra takibinde, borçlunun sair nedenlerle birlikte aynı ilişkiden kaynaklanan borcun tahsili için daha önce ipoteğin paraya çevrilmesi yolu ile icra takibi yapıldığını ileri sürerek mükerrerlik itirazında bulunduğu, mahkemece davanın reddine karar verildiği, alacaklı tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesi’nce istinaf başvurusunun esastan reddedildiği görülmektedir.
Somut olayda 23/12/2009 tarihinde İstanbul Anadolu 20. İcra Müdürlüğünün 2009/20363 Esas sayılı dosyası ile alacaklı tarafından borçlular … ve Ali Taşdemir aleyhine ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla icra takibi başlatıldığı, akabinde alacaklı banka tarafından alacağın …’e temlik edildiği, bu takip derdest iken yine banka tarafından bu kez 10/01/2011 tarihinde tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla İstanbul Anadolu 20. İcra Müdürlüğünün 2019/9505 Esas sayılı dosyası ile borçlu … aleyhine kambiyo senetlerine özgü haciz yolu ile icra takibi başlatıldığı, borçlu tarafından 25/03/2014 tarihinde her iki takibe yönelik borçlu olmadığının tespiti amacıyla menfi tespit davacı açıldığı, İstanbul Anadolu 2. Asliye Hukuk Mahkemesince; İstanbul Anadolu 20. İcra Müdürlüğünün 2009/20363 Esas sayılı takip dosyası yönünden (ipotekli takip) davacının borçlu olmadığının tespitine, diğer dosya yönünden (iptali istenen) 58.188,75 TL borçlu olduğunun tespitine karar verildiği anlaşılmaktadır.
Menfi tespit davasını düzenleyen İİK’nun 72/5. maddesine göre; “Dava borçlu lehine hükme bağlanırsa derhal takip durur. İlâmın kesinleşmesi üzerine münderecatına göre ve ayrıca hükme hacet kalmadan icra kısmen veya tamamen eski hale iade edilir. “
Bu durumda, kanunun emredici hükmü gereğince İstanbul Anadolu 2. Asliye Hukuk Mahkemesi’nin menfi tespit davasının kabulüne ilişkin kararı ile birlikte takip durur. Yargıtayca kararın bozulması halinde dahi takip durmaya devam edecektir. Menfi tespit davasının takibin kesinleşmesinden sonra açılmış olması ya da söz konusu kararın Yargıtay ilgili dairesince bozulması İİK’nun 72/5. maddesinin uygulanmasını ortadan kaldıracak bir durum olmadığından alacaklı tarafından daha önce başlatılan İstanbul Anadolu 20. İcra Müdürlüğünün 2009/20363 Esas sayılı ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla icra takibinin derdest olduğu anlaşıldığına göre mahkemece borçlunun şikayetinin esası incelenerek oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken, yazılı gerekçe ile istemin reddi yönünde hüküm tesisi isabetsizdir.
SONUÇ: Borçlunun temyiz itirazlarının kabulü ile, yukarıda yazılı nedenlerle 5311 sayılı Kanun ile değişik İİK’nun 364/2. maddesinin göndermesiyle uygulanması gereken 6100 sayılı HMK’nun 373/1. maddesi uyarınca, istinaf talebinin esastan reddine ilişkin İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesi’nin 24/02/2021 tarih, 2021/465 E. – 2021/474 K. sayılı kararının KALDIRILMASINA, İstanbul Anadolu 18. İcra Hukuk Mahkemesi’nin 15.12.2020 tarih 2020/572 E. – 2020/677 K. sayılı kararının BOZULMASINA, dosyanın ilk derece mahkemesine gönderilmesine, kararın bir örneğinin de Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 02.12.2021 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.