YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/6276
KARAR NO : 2021/11557
KARAR TARİHİ : 16.12.2021
MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 32. Hukuk Dairesi
Yukarıda tarih ve numarası yazılı Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın müddeti içinde temyizen tetkiki borçlular tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü :
1-Şikayetçi borçlu …’ın temyizine ilişkin yapılan incelemede;
Kural olarak İlk Derece Mahkemesi’ nin kararına karşı istinaf başvurusunda bulunmayan tarafın Bölge Adliye Mahkemesi kararını temyiz hakkı bulunmamaktadır. Ancak ilk kararı istinaf etmeyen taraf, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından İlk Derece Mahkemesi’nin kararı kaldırılarak yeni bir karar verilmesi halinde bu yeni kararı temyiz edebilecektir. Başka bir deyişle istinaf başvurusunun reddi halinde Bölge Adliye Mahkemesi kararına karşı temyiz hakkı sadece istinaf başvurusu reddedilen tarafa ait olup, İlk Derece Mahkemesi kararını istinaf etmeyen tarafın temyiz hakkı bulunmamaktadır.
Somut uyuşmazlıkta, şikayetçi … İlk Derece Mahkemesi kararını istinaf etmemiş, ancak Bölge Adliye Mahkemesi’nin kararını temyiz etmiştir.
Yukarıda açıklandığı üzere şikayetçi …, İlk Derece Mahkemesi’ nin kararına karşı istinaf başvurusunda bulunmadığından ve aleyhine yeni bir karar verilmediğinden Bölge Adliye Mahkemesi kararını temyiz hakkı bulunmamaktadır. Aksi düşüncede istinaf başvurusunda bulunmayan tarafa ilk derece mahkemesi kararını istinaf kanun yolunu atlayarak temyiz etme hakkı tanınmış olur ki, bu durum 6100 sayılı HMK ile hayata geçirilen üç kademeli yargılama sistemini iki kademeli yargılama sistemine dönüştürür ve istinafın devre dışı bırakılmasına yol açar.
Bu açıklamalar karşısında İlk Derece Mahkemesi kararını istinaf etmeyen şikayetçi …’ın Bölge Adliye Mahkemesi’nin kararını temyiz hakkı bulunmadığından, temyiz dilekçesinin REDDİNE,
2-Şikayetçi borçlu …’ın temyizine ilişkin yapılan incelemede;
Kambiyo senetlerine mahsus haciz yoluyla takipte borçlunun icra mahkemesine başvurusunda; takip konusu senedin, alacaklı ile imzalanan kredi sözleşmesinin düzenlenmesi sırasında farkedilmeden imzalandığını ve sair itiraz – şikayet sebeplerini ileri sürerek takibin durdurulmasını istediği, İlk Derece Mahkemesi’nce, senedin teminat senedi olduğundan bahisle adı geçen borçlu yönünden istemin kabulü ile takibin iptaline hükmedildiği, alacaklının istinaf başvurusu üzerine Bölge Adliye Mahkemesi’nce istinaf başvurusunun kabulü ile mahkeme kararının kaldırılmasına ve takip konusu senedin teminat senedi olmadığı gerekçesiyle istemin reddine karar verildiği anlaşılmaktadır.
İcra takibine dayanak yapılan senedin teminat olarak verildiği iddiası, İİK’nun 169. maddesi kapsamında borca itiraz olup, bu itirazın, aynı Kanun’un 168/5. maddesi uyarınca, ödeme emrinin tebliğinden itibaren beş günlük sürede icra mahkemesine yapılması gerekmektedir.
Somut olayda, borçlu …’a ödeme emrinin 05.9.2016 tarihinde tebliğ edildiği, borçlunun icra mahkemesine başvurusunun ise yasal beş günlük itiraz süresi geçtikten sonra 19.9.2016’da olduğu görülmektedir. İcra mahkemesine başvurusunun yasal beş günlük süre içerisinde olmadığı görülmekle birlikte başvuru dilekçesinde teminat iddiasının bulunmadığı, 13.11.2018 havale tarihli dilekçede borçlu vekilinin senedin teminat senedi olduğunu ileri sürdüğü, bu tarihe göre de teminat iddiasının yasal beş günlük süre içerisinde olmadığı anlaşılmaktadır.
O halde, Bölge Adliye Mahkemesi’nce, borçlunun teminat iddiasına dayalı borca itirazının süre aşımı nedeniyle reddine karar verilmesi gerekirken, esasının incelenmesi doğru değil ise de sonuçta istem reddedildiğinden, sonucu itibariyle doğru olan Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanması gerekmiştir.
SONUÇ: Borçlu …’ın temyiz itirazlarının reddi ile sonucu doğru Bölge Adliye Mahkemesi kararının yukarıda yazılı nedenlerle 5311 sayılı Kanun ile değişik İİK’nun 364/2. maddesi göndermesiyle uygulanması gereken 6100 sayılı HMK’nun 370. maddesi uyarınca (ONANMASINA), alınması gereken 59,30 TL temyiz harcından evvelce alınan harç varsa mahsubu ile eksik harcın temyiz edenden tahsiline, 16/12/2021 gününde oy birliğiyle karar verildi.