YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/6402
KARAR NO : 2021/10189
KARAR TARİHİ : 16.11.2021
MAHKEMESİ :İcra Ceza Mahkemesi
SUÇ : 2004 Sayılı Kanuna Aykırılık
HÜKÜM : Mahkumiyet
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun süresi, kararın niteliği ve suç tarihine göre dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
Sanığın kendisine ait araçlarını alacaklılarını zarara uğratmak amacıyla devrettiğinin iddia edilmesine karşın, sanığın söz konusu araçları diğer borçlarını ödemek amacıyla sattığını savunması karşısında, suç kastının oluşup oluşmadığının tespiti açısından, devredilen araçların araç satış sözleşmeleri getirtilerek tasarruf tarihindeki gerçek değerleri ile satış değerleri arasında fahiş fark olup olmadığı konusunda inceleme yapılması, devredilen araçlardan elde edilmiş olan meblağların diğer borçların ödenmesi amacıyla kullanılıp kullanılmadığı hususu şüpheye yer bırakmayacak şekilde belirlenmesi gerektiği, ayrıca icra dosyası kapsamında mevcut tapu kaydından sanığa ait taşınmaz malvarlığı bulunduğu anlaşıldığından, borçlu adına kayıtlı Antalya ili, Muratpaşa ilçesi, Alan mahallesi, 7926 ada 7 parseldeki taşınmaz üzerinde hacizler ve ipotek olması nedeniyle, bu taşınmazın değeri saptanıp, hacizli ve ipotekli dosyaların borçları ile birlikte bu dosya borcunu karşılamaya yeterli olup olmadığı araştırılmaksızın eksik inceleme ile mahkumiyet kararı verilmesi,
Kabule göre de;
1-İİK’nun 331. maddesinde düzenlenen suçun öngörülen cezasının 6 aydan 3 yıla kadar hapis ve bin güne kadar adli para cezası olduğu, 5237 sayılı TCK. 45. maddesinde; “suç karşılığında uygulanan yaptırım olarak cezalar; hapis ve adli para cezalarıdır.” kanuni düzenlemelere rağmen mahkemece kanunda yer olmayan ağır para cezasına hükmedildiğinin anlaşıldığı,
2)-Sanık hakkında hükmedilen 180 gün adli para cezasının TCK’nın 52. maddesine göre 3600 TL adli para cezasına, 6 ay hapis cezasının ise TCK ‘nun 50/1- a ve 52. maddeleri gereğince 3600 TL adli para cezasına çevrilmesinden sonra neticeten 6 ay hapis cezası ile 3600 TL ağır para cezasına çarptırılmak suretiyle hükümde çelişkiye yol açılması,
Kanuna aykırı ve sanık vekili ile o yer Cumhuriyet savcısının temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden, tebliğnameye uygun olarak HÜKMÜN 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 16/11/2021 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.