Yargıtay Kararı 12. Hukuk Dairesi 2021/6479 E. 2021/11721 K. 21.12.2021 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/6479
KARAR NO : 2021/11721
KARAR TARİHİ : 21.12.2021

MAHKEMESİ : Trabzon Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi
DAVACILAR :

Yukarıda tarih ve numarası yazılı Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın müddeti içinde temyizen tetkiki borçlulardan … tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü :
Sair temyiz itirazları yerinde değil ise de;
Borçluların, sair fesih nedenleri ile birlikte kıymet takdir raporu tebliğ işleminin usulsüz olduğunu ileri sürerek 28 parsel’de kayıtlı taşınmaz ihalesinin feshi istemiyle icra mahkemesine başvurdukları, İlk Derece Mahkemesi’nce, satış ilanı tebliğlerine ilişkin bir usulsüzlük iddiası bulunmadığından ilan tebliğleri itibariyle borçlularca süresinde kıymet takdir raporuna itiraz edilmediğinden bahisle kıymetin kesinleştiği ve ihalenin de kesinleşen bu kıymet takdiri üzerinden yapıldığı gerekçesiyle şikayetin reddine karar verildiği, şikayetçi … tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesi’nce; İlk Derece Mahkemesi kararının resen kaldırılması ile şikayetin reddine ve borçlular aleyhine ihale bedelinin % 10’u oranında para cezasına hükmedilmesine karar verildiği, karara karşı şikayetçi … tarafından temyiz yoluna başvurduğu görülmektedir.
İİK’nın 128/2. maddesi gereğince, satışa hazırlık işlemleri sırasında icra dairesi taşınmazın kıymetini ehil bilirkişiler aracılığıyla tayin ve tespit ettirir, kıymet takdirine ilişkin rapor, borçluya, haciz koydurmuş alacaklıya ve diğer ipotekli alacaklılara tebligatın yapıldığı icra dosyasındaki, ayrıca bildirilmiş bulunması hali müstesna olmak üzere, tapudaki mevcut adresleri esas alınmak suretiyle tebliğ edilir. İİK’nın 128/a maddesine göre, ilgililer, raporun tebliğinden itibaren yedi gün içinde icra dairesinin kıymet takdiri işlemine karşı şikayet yolu ile icra mahkemesine başvurarak düzenlenen raporun gerçeği yansıtmadığını ileri sürebilirler. Yasanın öngördüğü bu olanağı kullanmayanlar, kıymet takdirinin usulsüz olduğundan bahisle ihalenin feshini talep edemezler. Kendisine kıymet takdiri tebliğ edilmeyen ilgililerin, satış ilanının tebliğinden itibaren yedi günlük sürede kıymet takdirine itiraz etmemeleri halinde, yine bu hususu ihalenin feshi nedeni olarak ileri sürmeleri mümkün değildir.
Kaldı ki, satışa hazırlık işlemlerinden kaynaklanan nedenlerle ihalenin feshi isteminde bulunulabilmesi için, usulsüz olduğu ileri sürülen hususun ihaleden önce şikayetçi tarafından öğrenilmemiş olması, öğrenilmiş ise; İİK.’nun 16/1. maddesinde öngörülen yasal yedi günlük sürede icra mahkemesi nezdinde şikayet konusu yapılmış olması gerekir. Satışa hazırlık işlemlerine yönelik şikayet üzerine mahkemece verilecek kararlar kesin olmakla beraber, süresinde şikayet hakkının kullanıldığı hallerde, icra mahkemesi kararının, ihalenin feshi aşamasında incelenmesi mümkündür. Ancak, yasanın öngördüğü bu olanağı kullanmayanlar, aynı şikayet nedenleri ile ihalenin feshini talep edemezler.
Bu durumda, borçlunun şikayete konu taşınmaza ilişkin kıymet takdir raporunun usulüne uygun tebliğ edilmediği ve taşınmazın kıymeti usulüne uygun kesinleştirilmeden satış yapıldığına yönelik iddiası, satışa hazırlık işlemine ilişkin şikayet niteliğinde olup, istinaf ve temyiz yoluna başvuranın şikayetçi … olması nedeniyle adı geçen ipotek borçlusu yönünden yapılan incelemede;
Tebligat Kanunu’nun 17. maddesine göre; belli bir yerde devamlı olarak meslek veya sanatını icra edenler, o yerde bulunmadıkları takdirde tebliğ aynı yerdeki daimi memur veya müstahdemlerinden birine, meslek veya sanatını evinde icra edenlerin memur ve müstahdemlerinden biri bulunmadığı takdirde aynı konutta oturan kişilere veya hizmetçilerinden birine yapılır.
Somut olayda; şikayetçi … adına çıkartılan kıymet takdir raporu tebligatının, 20.11.2019 tarihinde “işyerinde daimi çalışan sorumlu … …’a tebliğ edilmiştir.” şerhiyle tebliğ edildiği, buna göre, tebliğ işleminin, muhatabın adreste bulunmadığı tespit edilmeden çalışana yapılmakla, TK’nın 17. maddesi gereğince usulsüz olduğu, her ne kadar şikayet dilekçesinde satış ilanı tebliğ usulsüzlüğü hususu ileri sürülmemiş ise de; satış ilanı tebligatının şikayetçi …’ya 05.3.2020 tarihinde tebliğ edildiği, ihalenin ise 09.3.2020’de, yani borçlunun 7 günlük kıymet takdir raporuna itiraz süresi dolmadan yapıldığı anlaşılmaktadır. Bununla birlikte; Bulancak İcra Hukuk Mahkemesi’nin 03.02.2020 tarih ve 2019/77 E. – 2020/6 K. sayılı kıymet takdir raporuna itiraz hakkındaki kararının, işbu ihalenin feshi şikayetine konu 28 Parsel sayılı taşınmaza ilişkin olmayıp, takip konusu diğer ipotekli taşınmazlar hakkında olduğu görülmektedir.
O halde; şikayetçi … adına yapılan kıymet takdir raporu tebliğ işlemi usulsüz olup, satış ilanı tebliğ tarihinden itibaren kıymet takdirine itiraz süresi dolmadan satış yapıldığı nazara alındığında, şikayete konu taşınmaza ilişkin kıymet takdir raporu kesinleşmeden ihale yapılmasının usulsüz olduğu gözetilerek, Bölge Adliye Mahkemesi’nce İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak şikayetin kabulü ile ihalenin feshine karar verilmesi gerekirken, şikayetin reddi yönünde hüküm tesisi isabetsizdir.
SONUÇ : Şikayetçi …’ın temyiz itirazlarının kısmen kabulü ile Trabzon Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi’nin 29.4.2021 tarih ve 2021/588 E. – 2021/743 K. sayılı kararının yukarıda yazılı nedenlerle 5311 sayılı Kanun ile değişik İİK’nın 364/2. maddesi göndermesiyle uygulanması gereken 6100 sayılı HMK’nın 373/2. maddeleri uyarınca (BOZULMASINA), peşin alınan harcın istek halinde iadesine, dosyanın kararı veren Bölge Adliye Mahkemesi’ne gönderilmesine, 21/12/2021 gününde oy birliğiyle karar verildi.