YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/6671
KARAR NO : 2021/7804
KARAR TARİHİ : 22.09.2021
MAHKEMESİ : Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi
Yukarıda tarih ve numarası yazılı Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın müddeti içinde temyizen tetkiki alacaklı tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü :
Davacı üçüncü kişi vekili, müvekkili şirketin yetkilisi ve ortağının şahsı adına araç satın almak üzere dava dışı … isimli şahısla 190.000,00 TL bedel karşılığı anlaştığını,yetkilinin araç bedelini şirketin hesabından kendi şahsi hesabına göndermek isterken sehven mobil bankacılık uygulamasında kayıtlı olan borçlu şirketin hesabına gönderdiğini, hatayı düzeltmek için bankaların çağrı merkezlerini arayarak mağduriyetinin giderilmesini istediğini ancak paranın borçlunun hesabında haciz bulunması nedeni ile iade edilmediğini,borçlu ile aralarında 190.000,00 TL bedel ödenmesini gerektirecek herhangi bir ticari ilişki bulunmadığını ileri sürerek davanın kabulü ile borçlunun hesabında hacizli bulunan 190.000,00 TL para üzerindeki haczi kaldırılmasını talep ve dava etmiştir.
Davalı alacaklı vekili;dava konusu paranın ticari ilişki kapsamında gönderildiğini, davanın reddine karar verilmesi gerektiğini savunmuştur.
İlk Derece Mahkemesince,davaya konu işlemin hurda bedeli açıklaması ile yapılmış olması, araç satışının havale tarihinden yaklaşık 3 gün sonra yapılmış olması, ticari defterlerde yapılan incelemede davaya konu işlemin davacı şirketin ticari defterlerinde avans hesabında takip edilmiş olması gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiş, davacı üçüncü kişi vekilince ilk derece mahkemesi kararına karşı istinaf yoluna başvurulmuştur.
Bölge Adliye Mahkemesince, ticaret sicili kayıtlarında her iki şirket arasında ticari ya da organik herhangi bir bağ bulunamadığı, davaya konu 29/04/2019 tarihli eft işleminin davacının iddia ettiği üzere internet bankacılığı üzerinden yapıldığının sabit olduğu, taraflar arasında süregelen devamlı bir ticari ilişki bulunduğunun ya da istihkaka konu paranın davacının borçluya olan borcu nedeniyle verildiğinin dosya kapsamı ile sabit olmadığı,davacının iddiasına konu ettiği internet bankacılığı üzerinden yapılan EFT işleminin sehven yapıldığına kanaat edildiği gerekçesi ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın kabulüne karar verilmesi üzerine bu kez istinaf kararı davalı alacaklı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, üçüncü kişinin İİK’nın 96. vd. maddelerine dayalı istihkak iddiasına ilişkindir.
Somut olayda, borçluya ait hesapta bulunan para menkul hükmünde olup menkul mal borçlunun uhdesinde bulunduğuna göre İİK’nın 97/a maddesinde öngörülen mülkiyet karinesi borçlu dolayısıyla alacaklı yararınadır. Bu yasal karinenin aksinin davacı üçüncü kişi tarafından inandırıcı ve güçlü delillerle ispat edilmesi gerekir. Davacının delil olarak dayandığı ticari defterlerinde söz konusu paranın mal siparişine ilişkin kayıtta yer aldığı, anılan hesabın yurt içi ya da yurt dışından satın alınmak üzere sipariş edilen stoklarla ilgili yapılan avans ödemelerinin izlendiği hesap olduğunun anlaşıldığı,bilirkişi raporuna göre; davacının borçlu şirkete 190.000,00 TL sipariş avansı gönderdiği, bedel sehven gönderilmiş olsa farklı (923 nolu) hesapta izlenmesi gerektiği rapor edildiği,öte yandan 2016 yılından beri ticari faaliyetin bulunmadığı iddia edilen ve ticari ünvanı da davacı üçüncü kişi şirketle benzerlik göstermeyen borçlu şirketin kayıtlı hesabına sehven eft yapılması ihtimali, internet bankacılığının kayıtlı işlemler bölümündeki 5.000,00 TL’lik bedel kısmı değiştirilirken açıklama kısmındaki ‘hurda bedeli’ ibaresinin değiştirilmemesi, söz konusu satım işleminin 29.4.2019 tarihinde yapılması gerekirken eft işlemindeki hata nedeni ile satışın yapılamadığı iddia edilirken aracın alımı için davacı üçüncü kişi şirket yetkilisi tarafından davadışı bir şahsa söz konusu eft tarihinden sonra 2.5.2019 tarihli vekaletname ile araç alım yetkisi verilmiş olması ve 2.5.2019 tarihinde söz konusu aracın satın alınması karşında davacının sehven işlem yapıldığı iddiasının hayatın olağan akışına aykırı olduğu anlaşıldığından yazılı gerekçe ile davanın kabulüne karar verilmesi hatalı olmuş, bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ : Davalı alacaklı vekilinin temyiz isteminin kabulü ile Bölge Adliye Mahkemesi kararının yukarıda yazılı nedenlerle 5311 sayılı Kanun ile değişik İİK’nın 364/2. maddesi göndermesiyle uygulanması gereken 6100 sayılı HMK’nın 373/2. maddeleri uyarınca BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde iadesine,
dosyanın kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 22/09/2021 tarihinde oybirliği ile karar verildi.