YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/6703
KARAR NO : 2021/9618
KARAR TARİHİ : 03.11.2021
MAHKEMESİ : … Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi
Yukarıda tarih ve numarası yazılı Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın müddeti içinde temyizen tetkiki alacaklı tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hâkimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü :
Talep, davacı alacaklının açtığı İİK 97-99. maddelerinin uygulanmasına ilişkin şikayet ile terditli olarak ileri sürdüğü istihkak iddiasının reddi istemine ilişkindir .Davalı üçüncü kişi,davanın reddini talep etmiştir. İlk Derece Mahkemesince haczin borçlunun adresinde yapılmadığı ve mahcuzların üçüncü kişinin ticari defterinde kayıtlı olduğu gerekçesi ile istihkak davası açmak üzere süre verilmesine ilişkin 11.5.2017 tarihli müdürlük işleminin iptal talebinin reddi ile istihkak davasının reddine karar verilmiş, karara karşı davacı alacaklı tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur. Bölge Adliye Mahkemesince, inceleme konusu kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu gerekçesi ile davacının istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş,hüküm davacı alacaklı tarafından temyiz edilmiştir.
Hemen belirtmek gerekir ki,İstihkak davalarında geçerli bir haczin bulunması dava şartı olup, hüküm kesinleşinceye kadar yargılamanın her aşamasında re’sen gözetilmesi gerekir.
İİK’nin 88/1. maddesinde: “Haczolunan paraları, banknotları, hamiline ait senetleri, poliçeleri ve sair cirosu kabil senetlerle altın ve gümüş ve diğer kıymetli şeyleri icra dairesi muhafaza eder…” düzenlemesi yer almaktadır.
Taşınırlarda haczin geçerli olabilmesi için haczi yapan memurun haciz iradesinin belirli bir şekilde haricileşmiş olması yeterli olup, yasada açıklanan ayrıcalıklı durumlar dışında fiili el koyma ve muhafaza tedbiri gerekli değildir. İİK’nin 88/1. maddesinde bu genel kural ile ilgili istisnai haller sayılmıştır. Buna göre madde metninde geçen taşınır eşyalar söz konusu olduğunda haciz merasiminin tamamlanabilmesi için, haczedilen eşyaların fiilen el konularak icra dairesinde muhafaza edilmesi gerekir.
Somut olayda, 5.5.2017 tarihinde yapılan haciz de, 283,35 gr 14 ayar muhtelif ebatlarda küpe, bileklik, kolye haczedilmiş olup haciz sırasında alacaklının menkullerin muhafaza altına alınması talebi reddedilmiştir. Bu durumda, fiilen el koyma ve icra dairesinde muhafaza edilme koşulları gerçekleşmemiştir.
Geçerli haczin bulunup bulunmadığı resen gözetilmesi gereken kamu düzenine aykırılık teşkil eden bir husus olup, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf talebinin kabulü ile ön koşul yokluğundan davanın reddine karar verilmesi gerekirken istinaf talebinin esastan reddi doğru olmamıştır.
Bu durumda, İlk Derece Mahkemesi tarafından geçerli bir haciz bulunmadığından davanın ön koşul yokluğundan reddi gerekirken, işin esası incelenip sonuca gidilmesi isabetsiz ise de, istem sonuçta reddedildiğinden sonucu itibariyle karar doğru olmuştur.
Ne var ki, yapılan bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 6100 sayılı HMK.’nın 370/4. maddesi uyarınca gerekçesi değiştirilen hükmün düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı alacaklının temyiz itirazlarının kabulüyle temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının, 6100 sayılı HMK’nin 373/1. maddeleri uyarınca ORTADAN KALDIRILMASINA, İlk Derece Mahkemesi hüküm gerekçesinin 6100 sayılı HMK.nın 370/4. maddesi uyarınca düzeltilen bu şekli ile ONANMASINA dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin de Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 03.11.2021 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.