YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/6817
KARAR NO : 2021/11394
KARAR TARİHİ : 15.12.2021
MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi
Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki davalılar tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hâkimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü:
Dava, üçüncü kişinin İİK’nın 96 vd maddelerine dayalı istihkak iddiasına ilişkindir.
Mahkemece, yapılan ilk yargılama sonucunda, davanın reddine ilişkin verilen karar, davacı üçüncü kişi tarafından temyiz edilmiş, Yargıtay 8.Hukuk Dairesi’nin 18.2.2020 tarih ve 2020/674 Esas, 2020/1463 Karar sayılı ilamı ile, üçüncü kişinin şube adresinde yapılmış olup borçlu şirket haciz adresinde faaliyet göstermediği, her ne kadar haciz mahallinde borçlu şirket adına düzenlenmiş 30.3.2013 – 22.5.2013 tarih aralığına ilişkin faturalar bulunmuş ise de, anılan faturalardaki yazılı adres haciz adresi olmadığı gibi borçlu ile üçüncü kişi şirket arasındaki ticari ilişki nedeni ile anılan belgelerin bulunmasının hayatın olağan akışına uygun olduğu, kaldı ki belgelerin güncel olmadığı, borçlu ile üçüncü kişi şirket arasında organik bağ bulunmadığı, davalı alacaklı tarafından üçüncü kişi yararına olan karinenin aksi güçlü ve inandırıcı delillerle ispat edilemediğinden, davanın kabulü yerine, oluşa ve dosya içeriğine uygun düşmeyen gerekçe ile reddine karar verilmesi isabetli olmadığından bahisle karar bozulmuştur.
1-Yargıtay ilamında belirtilen bozma sebepleri çerçevesinde işlem yapılarak karar verilmiş, bozma ile kesinleşen hususların yeniden temyiz sebebi yapılmasına usul hükümleri elvermemiş bulunmasına ve temyiz edilen kararda yazılı gerekçelere göre yerinde olmayan temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2-492 sayılı Harçlar Kanunu’nda düzenlenen, yargı harçlarının alınması kamu yararına ilişkin olduğundan, bu hususun mahkemelerce re’sen gözetilmesi gerekir.
İstihkak davalarında davanın kabulüne karar verildiği hallerde hacizli malların değeri ile alacak miktarından hangisi az ise onun üzerinden hesaplanacak nispi karar ve ilam harcına hükmedilmesi gerekir. Somut olayda, alacak miktarı 134.429,00 TL. hacze konu menkullerin değeri ise 353.000,00 TL. olduğundan karar ve ilam harcının alacak miktarı üzerinden hesaplanması gerekirken yazılı şekilde fazla harca hükmedilmesi hatalı olmuştur.
Ne var ki yapılan bu yanlışlığın giderilmesi yargılamanın tekrarını gerektirir nitelikte görülmediğinden 6100 sayılı HMK’nun ek geçici 3 maddesi yollaması ile 1086 sayılı HUMK’nun 438/7 maddesi uyarınca hükmün düzeltilerek onanması uygun görülmüştür.
SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalıların temyiz itirazlarının reddine, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle hüküm fıkrasının 2. bendindeki “Alınması gereken 24.113,43 TL harçtan davacı tarafından peşin ödenen ve tamamlanan 6.028,90 TL harcın mahsubu ile bakiye 18.084,53 TL karar ve ilam harcının davalıdan alınarak hâzineye İRAT KAYDINA” cümlesinin çıkartılmasına yerine “Alınması gereken 9.118,02 TL harçtan peşin alınan 6.028,90 TL harcın mahsubu ile bakiye 3.089,12 TL karar ve ilam harcının davalı/alacaklıdan alınarak hazineye irat kaydına” cümlesinin yazılmasına, hükmün düzeltilen bu şekli ile ONANMASINA, karar düzeltilerek onandığından harç alınmasına yer olmadığına, taraflarca İİK’nun 366/3.maddesi gereğince ilamın tebliğinden itibaren 10 gün içinde karar düzeltme talebinde bulunulabileceğine, 15/12/2021 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.