YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/8343
KARAR NO : 2022/1156
KARAR TARİHİ : 03.02.2022
MAHKEMESİ : … Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi
Yukarıda tarih ve numarası yazılı Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın müddeti içinde temyizen tetkiki borçlu tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü :
Borçlu … tarafından icra mahkemesine yapılan başvuruda,12.12.2017 tarihli ihalenin feshinin talep edildiği; ilk derece mahkemesince, istemin reddi ile birlikte borçlu aleyhine para cezasına hükmedilmesine ilişkin karara karşı istinaf yoluna başvurulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince, istinaf başvurusunun esastan reddine karar verildiği görülmektedir.
İİK’nın 149 ve 149/b maddeleri ipoteğin paraya çevrilmesi yolu ile takipte ipotek veren üçüncü kişi ise takip talebinin borçlu kısmında asıl borçlu ile birlikte ipotek veren üçüncü kişinin de taraf olarak gösterilmesini düzenlemektedir. Bu hükümlere göre asıl borçlu ile ipotek veren üçüncü kişi arasında şekli mecburi takip arkadaşlığı vardır.
Takibin dayanağı 17.05.2006 tarihli 26 yevmiye numaralı ipotek senedinin incelenmesinde; muhatapların, asıl borçlu “… Gıda …. Paz. San. Ve Tic. Ltd Şti” ve ipotek veren “…” olarak gösterildiği, borcun ise … Gıda …. Paz. San. Ve Tic. Ltd Şti’nin alacaklı …‘tan kullanmış olduğu kredilerden kaynaklandığının açıklandığı anlaşılmaktadır.
Somut olayda; ipotek veren borçlu … hakkında 02/11/2017 tarihinde ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla ilamsız icra takibi başlatılmış, takibe dayanak olarak 17.05.2006 tarihli 26 yevmiye numaralı ipotek akit tablosu eklenmiştir. Ancak İİK’nun 149. maddesine göre aralarında zorunlu takip arkadaşlığı bulunan asıl borçluya takibin yöneltilmediği görülmektedir. Yasa hükmüne aykırı olan bu eksiklik mahkemece re’sen nazara alınması gerekmekte olup İİK’nun 16/2. maddesi gereğince takibin her aşamasında ve süresiz olarak şikayet yoluyla ileri sürülebilir.
Bu durumda, asıl borçlu hakkında yapılmış bir takip bulunmadığına göre, takibe devam edilmesi ve ipotek veren borçluya ait taşınmazın satışı mümkün olmadığından, yapılan ihale de yok hükmündedir.
O halde, mahkemece, re’sen ihalenin feshine karar verilmesi gerekirken, ipoteğin paraya çevrilmesi yolu ile takipte, kamu düzeninden olan zorunlu takip arkadaşlığı hususu göz ardı edilerek davanın reddi yönünde hüküm tesis edilmesi ve Bölge Adliye Mahkemesince istinaf talebinin esastan reddine karar verilmesi isabetsiz olup Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve ilk derece mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmesi gerekmiştir.
SONUÇ:
Borçlunun temyiz itirazlarının kabulü ile … Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesinin istinaf talebinin esastan reddine ilişkin 08/07/2021 tarih ve 2021/1867 E. – 2021/2073 K. sayılı kararının yukarıda yazılı nedenlerle 5311 sayılı Kanun ile değişik İİK’nun 364/2. maddesinin göndermesiyle uygulanması gereken 6100 sayılı HMK’nun 373/1. maddesi uyarınca, KALDIRILMASINA, … İcra Hukuk Mahkemesinin 09/03/2021 tarih, 2020/11 E. – 2021/4 K. sayılı kararının BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin de Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 03.02.2022 gününde oy birliğiyle karar verildi.