Yargıtay Kararı 12. Hukuk Dairesi 2022/10036 E. 2023/98 K. 11.01.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/10036
KARAR NO : 2023/98
KARAR TARİHİ : 11.01.2023

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesi

Taraflar arasındaki şikayet davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince şikayetin reddine karar verilmiştir.

Kararın davacı/3. kişi tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı/3. kişi tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi … tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde;

1.İstanbul 23. İcra Müdürlüğünün 2009/43513 Esas sayılı takip dosyalarında 2009/43513 ve 2009/43514 ve yenilenen 2019/25964 (Eski 2009/43515) sayılı dosyalarının … İnş.Malz. Gıda San. ve Tic.Ltd.Şti. alacaklı ve … İnş.San. Ve Ticaret A.Ş. arasındaki karşılıksız çek alacağından kaynaklanan kambiyo takipleri olduğu, söz konusu dosyaların bankaları ile … İnş.A.Ş. arasında devam eden ve İstanbul 13. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2019/25 Esas ve 2019/330 Karar sayılı tasarrufun iptali davasında konu olduğu, İlk Derece Mahkemesinde kararın bankaları lehine sonuçlandığı, davacı … İnşaat A.Ş. tarafından temyiz edildiği, kararın bozulduğunu ve İlK Derece Mahkemesinin bozma kararına uyduğu,

2.Fakat taraflarınca Yargıtay 17. Hukuk Dairesine tehiri icra talepli temyiz edildiği ve henüz kesinleşmediği, henüz kesinleşmeyen İstanbul 13. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2019/25 Esas 2019/330 Karar sayılı kararında verilen hükmün 1. maddesinde 2009/43513-43514-43515 sayılı takip dosyalarındaki alacak ve ferileri ile sınırlı olmak üzere alacağın bankadan alınarak alacaklıya ödenmesine karar verildiği,

3.Anılan karar kesinleşse dahi dosyalardaki İstanbul 13. Asliye Ticaret Mahkemesinin 10/04/2019 tarihli 2019/25 Esas ve 2019/330 Kararında vermiş olduğu hükmün 1. maddesinin incelendiğinde takip dosyalarındaki alacak ve ferileri ile sınırlı olmak üzere olduğu ve bu dosyalar incelendiğinde İstanbul 23. İcra Müdürlüğünün 2009/43513 ve 2009/43514 ve yenilenen 2019/25964 (Eski 2009/43515 sayılı) no’lu dosyalarda 2013 yılından sonra herhangi bir işlem görmediğinden düştüğü dolayısı ile bu dosyalardan yapılan haciz vs. işlemlerinin de geçersiz olduğu, yine bu dosyalardan 2019/25964 Esas sayılı dosyanın zaman aşımına uğramış olması nedeniyle yenilenmesinin de mümkün olmadığı,

4.İcra dairesince zamanaşımına uğrayan işbu takiplerin zaman aşımına uğradığı tarihin esas alınarak yeniden kapak hesabı yapılması gerektiği,

5.Anılan dosyalardan 08.10.2019 tarihinde saat 16:30-17:00 arasında haciz uygulandığı, haciz esnasında borcun ödenmez ise bilgisayarların söküleceği tehdidi ile haricen 25.000,00 TL tahsilat yapılmasına sebep olunduğu iddiaları ile gelerek şikayetlerinin kabulü ile İstanbul 23. İcra Müdürlüğünün şikayete konu dosyalardan alacaklının 19.06.2019 tarihli talebinden sonra yapılan haksız ve hukuka aykırı işlemlerinin iptaline ve 25.000,00 TL paranın icra dairesine (icra dosyasına) veya bankalarına iadesine karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP
Davalı alacaklı vekili cevap dilekçesinde özetle;

1.İstanbul 13. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2019/25 Esas 2019/330 Karar sayılı kararın icra müdürlüğüne sunularak davacı aleyhine haciz talep edildiği,

2.Kambiyo senedine dayalı takiplerde davacının 3. kişi konumunda olması sebebiyle zamanaşımı def’inde bulunamayacağı,

3.İstanbul 13. Asliye Ticaret Mahkemesinin icrasını, icra dairesine sunulacak bir dilekçe ile veya teminat mektubu ile durdurabilecekken bunu ihmal eden davacının dava açmakta hukuki yararı bulunmadığı,

4.Alacaklı tarafından İstanbul 13. Asliye Ticaret Mahkemesinde tasarrufun iptali davası açıldığı, davacı bankaya yapılan takibin bu ilama istinaden olduğu, davacıya tebliğ edilen haciz müzekkerelerine yasal süresi içinde zamanaşımı definde bulunmayan genel mahkemede açılan tasarrufun iptali davalarında da zamanaşımını dile getirmeyen davacının ilamın infazı aşamasında zamanaşımı definde bulunulamayacağı iddiaları ile davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile açılan şikayet davasının reddine karar verilmiştir.

Anılan mahkeme gerekçesinde özetle; şikayet edenin takibin tarafı olmadığı İstanbul 13. Asliye Ticaret Mahkemesi 2019/25 Esas 2019/330 Karar sayılı dosyası ile davalı olduğu, ilam ile takip borçlusu ve banka arasında yapılan temlik işlemi şeklindeki tasarrufun iptaline karar verildiği, dolayısı ile senet nedeniyle başlatılan takip konusu alacağın zamanaşımına uğradığını ileri süremeyeceği anlaşılmakla anılan hükmün oluşturulduğu ifade edilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı/3. kişi vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri
Davacı/3. kişi vekili istinaf dilekçesinde özetle; dava dilekçesini tekrarla gelerek ayrıca takip dosyaların düştüğü ve ne zaman düştüğünün tespitinin önemli olduğu, belirtilen dosyalarda sadece 89/1 haciz ihbarnamesi gönderilmesi gerekirken 08.10.2019 tarihinde banka şubesine gelinerek haciz işlemi yapılmak istendiği, borç ödenmediği takdirde bilgisayarın söküleceği tehdidi ile 25.000,00 TL ödeme yapmak zorunda kaldıkları, haciz zaptının gerçeği yansıtmadığı ve 25.000,00 TL’nin haciz zaptına geçirilmediği, sonuç itibari ile zamanaşımına uğramış dosyalardan yapılan işlemlerin iptali ile haciz esnasında korku, tehdit ve baskı ile alınan 25.000,00 TL’nin iadesinin sağlanması, dosyaların düştüğü tarihin ivedilikle belirlenerek yeniden dosya kapak hesabı yapılması ve alacaklının 19.06.2019 tarihli talebinden sonra yapılan işlemlerin iptali ile 25.000,00 TL paranın şikayetçi bankaya iadesi talebi ile anılan mahkeme kararının kaldırılmasını istemiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Mahkemece verilen kararda özetle;

Somut olayda, davacı/3.kişi tasarrufun iptali kararı neticesinde dosya borcundan sorumlu tutulduğu, sorumluluğun tasarrufun iptali karar tarihi itibariyle oluştuğu, zaman aşımı itirazını ileri süremeyeceğinden İİK 8. maddeye göre haciz tutanağının aksi ispatlanıncaya kadar geçerli olduğundan ve tutanakta 25.000 TL’nin tehdit baskı altında alındığına dair bir beyan bulunmadığından ve davacının parayı icra müdürlüğü vasıtası ile değil kendiliğinden yatırdığı ve yapılan işlemlerde usulsüzlük bulunmadığı ifade olundu.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı/3. kişi vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davacı/3. kişi vekili temyiz dilekçesinde özetle; işbu davayı açmakta hukuki yararı olduğu, şikayete konu davada davalı olarak taraf olduğu gibi, zarara uğrayan taraf olduğu, diğer tarafın da işbu nedenle sebepsiz zenginleştiği, yerel mahkemenin hem anılan karara atıf yaptığı hem de kendilerini taraf olarak görmediği, anılan ticaret mahkemesi kararında aleyhlerine karar verildiği, işbu kararın da hukuka aykırı olduğu, alacaklı-borçlu sıfatları olmasa da zarara uğradıkları için şikayetçi olarak hukuki yararları olduğu, taleplerini hangi mahkemeye ileteceklerinin belirsiz olduğu, takibe konu alacağın zamanaşımına uğramış olduğu, anılan mahkeme kararı gereğince ödeme zorunluluklarının alacak ve ferileri ile sınırlı olduğu, alacağın zamanaşımına uğradığı işbu dosyalar nedeni ile takip yapılamayacağı, aleyhe yapılan işlemlerin iptali ve ödemelerin iadesi talebini tekrarla geldi ve anılan kararın kaldırılmasını isteminde bulundu.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, şikayet konulu olup şikayete konu işlemin iptali ve para iadesi istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
1.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri,

3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile Bölge Adliye Mahkemesi kararında ifade olunan tüm gerekçe ve işbu gerekçede ayrıca ifade olunduğu üzere; zamanaşımı nedeniyle icranın geri bırakılmasını ancak takip borçlusunun isteyebileceği ve yine icra müdürlüğü vasıtası ile kendiliğinden yatırılan paraya dair yapılan işlemlerde usulsüzlük oluşmayacağına dair hüküm oluşturulmasına yönelik Bölge Adliye Mahkeme kararı usul ve kanuna uygun olup davacı/3. kişi vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;

Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 2004 sayılı Kanun’un 364/2. maddesi göndermesiyle uygulanması gereken 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Alınması gereken 179,90 TL temyiz harcından, evvelce alınan harç varsa mahsubu ile eksik harcın temyiz edenden tahsiline,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

11.01.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.