YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/10084
KARAR NO : 2023/2673
KARAR TARİHİ : 24.04.2023
MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 18. Hukuk Dairesi
HÜKÜM/KARAR : Kaldırma/Yeniden Hüküm
İLK DERECE MAHKEMESİ : Kastamonu İcra Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki borçluya ait traktörün İİK 82/4 üncü maddesi gereği haczedilemeyeceği şikayeti nedeniyle yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince şikayetin kabulüne, haczin kaldırılmasına karar verilmiştir.
Kararın alacaklı tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince,istinaf başvurusunun kısmen kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, Kastamonu icra müdürlüğünün 2018/27850 E sayılı dosyası ile ilgili şikayetin hukuki yarar yokluğu nedeniyle reddine, 2018/27849 E, 2018/27851 E ve 2018/27852 E sayılı icra takip dosyaları bakımından şikayetin kısmen kabulü ile, …plakalı traktörün 100.000,00 TL’den az olmayacak şekilde satılmasına, 100.000,00 TL.nin borçluya, fazlasının bahsi geçen icra dosyalarında hak sahiplerine ödenmesine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı borçlu tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi … tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. ŞİKAYET
Borçlu şikayet dilekçesinde;haczedilen traktörü çiftçilik faaliyetinde geçimini sağlamak için kullandığını, İİK madde 82/1- 4 b gereği haczinin mümkün olmadığını ileri sürerek haczin kaldırılmasını talep etmiştir.
II. CEVAP
Alacaklı cevap dilekçesinde; şikayetin yasal yedi günlük sürede yapılmadığını, öncelikle süre yönünden reddi gerektiğini, esasa ilişkin olarak da mahcuz traktörün borçlu ve ailesinin geçimi için zorunlu eşyalardan olmadığını, Yargıtay’ın yerleşik kararları dikkate alındığında borçlu şayet çiftçi ise haline münasip olup olmadığının incelenmesi gerektiğini ileri sürerek şikayetin reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; şikayetin süresinde olduğu, araç üzerindeki rehin kaydının traktör kredisinden kaynaklandığı, araç üzerindeki rehnin haciz tarihi itibariyle sona ermediği, Yargıtayın yerleşik uygulamalarında araç üzerinde yer alan rehin kaydının zorunlu krediden kaynaklandığı anlaşıldığından haczedilmezlik şikayetine engel teşkil etmeyeceği, Yargıtay’ın yerleşik uygulamalarında da görüleceği üzere borçlunun yan gelir elde etmek amacıyla yan işler yapmasının çiftçilik sıfatını ortadan kaldırmayacağı, sosyo-ekonomik durum araştırmasında borçlunu asıl mesleğinin çiftçilik olduğu, Tarım İl müdürlüğünden gönderilen müzekkere cevabında da çiftçi kaydının bulunduğunun bildirildiği, asıl mesleğinin çiftçilik olduğu kanaatine varıldığı, hüküm kurmaya elverişli, gerekçeli, yargı denetimine açık ve hukuka uygun bilirkişi raporu ile borçlu ve ailesinin geçimini sağlaması için yeterli arazi miktarı ile arazi üzerinde yetiştirilebilen ürün de dikkate alınarak, borçlunun, İİK.’nun 82. maddesinin 1. fıkrasının 4.ve 7. bentleri kapsamında faaliyetlerini sürdürebilmesi için traktöre ihtiyacı olduğu, 02.11.2020 tarihli ve 01.10.2020 tarihli bilirkişi raporları doğrultusunda traktörün borçlunun haline münasip olduğu gerekçesi ile şikayetin kabulüne, Kastamonu İcra Müdürlüğünün 2018/27849 Esas, 2018/27850 Esas, 2018/27851 Esas ve 2018/27852 Esas sayılı takip dosyalarından … plakalı traktör üzerine konulan haczin kaldırılmasına karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde alacaklı istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Alacaklı istinaf dilekçesinde; traktörün borçlu ve ailesinin geçimi için zorunlu eşyalardan olmadığını, borçlunun Çamlıca Köyü Muhtarı olduğunu, muhtarlık maaşı aldığını, ayrıca servis işlettiğini, dolayısıyla geçimini çiftçilikle sağlamadığını, kabul anlamına gelmemekle birlikte geçimini çiftçilikle sağlıyor olsa dahi mahcuz traktörün borçlunun haline münasip olmadığını, arazi fazlalığının, nitelikli bir traktör kullanmasını gerektirmediğini, mevcut hacizli traktöründen daha az özelliklere sahip başka bir traktörle de çiftçilik yapabileceğini ileri sürerek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; her dört dosyada da borçluya 103 davetiyesinin tebliğe çıkarılmadığı bu sebeple şikayetin yasal sürede yapıldığı, 2018/27849 E sayılı dosyada …plakalı traktöre şikayet tarihine en yakın olacak şekilde son olarak 10.07.2019, 2018/27851 E sayılı dosyada …plakalı traktöre şikayet tarihine en yakın olacak şekilde son olarak 11.06.2019, 2018/27852 E sayılı dosyada …plakalı traktöre şikayet tarihine en yakın olacak şekilde son olarak 11.06.2019 tarihinde, 2018/27850 E sayılı dosyada …plakalı traktöre şikayet tarihine en yakın olacak şekilde son olarak 28.06.2018 tarihinde haciz konulduğu, her ne kadar bu tarihten sonra 10/06/2019 tarihinde alacaklı vekili yeniden haciz talebinde bulunmuş ise de icra müdürlüğünce şikayet tarihine kadar verilmiş yeni bir haciz kararının ve buna bağlı olarak trafik kaydında da bir haciz şerhinin olmadığı, anılan traktör üzerindeki haczin İİK’nın 106-110 maddesi gereğince düşmüş olduğu, 2018/27850 E sayılı icra takip dosyası bakımından borçlunun şikayette hukuki yararı bulunmadığından mahkemece şikayetin reddine karar verilmesi gerektiği,İcra Müdürlüğünün 2018/27849 E, 2018/27851 E ve 2018/27852 E sayılı dosyaları bakımından ise; borçlunun aynı zamanda muhtar olmasının, çiftçilik faaliyetinde bulunamayacağı anlamına gelmeyeceği,borçlu adına kayıtlı taşınmazların nitelikleri ve yüzölçümleri, İlçe Tarım Müdürlüğünde Çiftçi Kayıt Sisteminde kaydının bulunması, bilirkişi raporunda da çiftçilik faaliyeti için tarım faaliyetini traktörle gerçekleştirmesinin zorunlu olduğu tespiti ile haline münasip traktörün 100.000,00 TL değerinde tespit edildiği dikkate alındığında şikayetin kısmen kabulü ile traktörün 100.000,00 TL’den az olmayacak şekilde satılmasına, 100.000,00 TL.nin borçluya, fazlasının icra dosyasında hak sahiplerine ödenmesine karar verilmesi gerekirken şikayetin tümden kabulünün doğru olmadığı gerekçesi ile alacaklının istinaf başvurusununkısmen kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, Kastamonu icra müdürlüğünün 2018/27850 E sayılı dosyası ile ilgili şikayetin hukuki yarar yokluğu nedeniyle reddine, 2018/27849 E, 2018/27851 E ve 2018/27852 E sayılı icra takip dosyaları bakımından şikayetin kısmen kabulü ile, …plakalı traktörün 100.000,00 TL’den az olmayacak şekilde satılmasına, 100.000,00 TL.nin borçluya, fazlasının bahsi geçen icra dosyalarında hak sahiplerine ödenmesine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde borçlu temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Borçlu temyiz dilekçesinde; bilirkişi raporunda hacizli traktör niteliğinde bir traktöre ihtiyaç olduğunun tespit edildiğini,bu yönüyle istinaf kararının bilirkişi raporuna aykırı olduğunu, bu aykırılığın nedenin karar gerekçesinde belirtilmediğini, traktörün piyasa fiyatının 350.000-400.000 TLolduğunu, Bölge adliye mahkemesinin belirlediği 100.000 TL bedel ile piyasada traktör bulunmadığını, benzer nitelikteki bir traktörü 100.000 TL’ye satın almasının mümkün olmadığını ileri sürerek kararın bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, İİK’nın 82/4 maddesine dayalı haczedilmezlik şikayetine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
İİK md. 82/1-12.
3. Değerlendirme
İİK’nın 82/1-12. maddesine dayalı olarak haczedilmezlik şikayetinde bulunulabilmesi için, şikayet tarihi itibariyle hukuken geçerli bir haczin varlığı şarttır. Bu nedenle borçlunun haczedilmezlik şikayetinde bulunması üzerine, öncelikle İİK’nın 106. ve 110. maddeleri uyarınca haczin düşmüş olup olmadığının belirlenmesi gerekir.
İİK’nın 106. maddesinin haciz tarihi itibari ile uygulanması gereken hükmünde; “Alacaklı, haczolunan mal taşınır ise hacizden itibaren altı ay, taşınmaz ise hacizden itibaren bir yıl içinde satılmasını isteyebilir” düzenlemesine yer verilmiştir. Aynı kanunun 110. maddesinde ise; “Bir malın satılması kanuni müddet içinde istenmez veya icra müdürü tarafından verilecek karar gereği gerekli gider onbeş gün içinde depo edilmezse veya talep geri alınıp da, kanuni müddet içinde yenilenmezse o mal üzerindeki haciz kalkar” hükmü yer almaktadır.
Her ne kadar; Bölge Adliye Mahkemesince, şikayet tarihi itibariyle hukuken geçerli bir haczin varlığı irdelenmiş ve 2018/27850 E sayılı takip dosyasından …plakalı traktöre şikayet tarihine en yakın olacak şekilde son olarak 28/06/2018 tarihinde haciz konulduğu, bu tarihten sonra 10/06/2019 tarihinde alacaklı vekili yeniden haciz talebinde bulunmuş ise de icra müdürlüğünce şikayet tarihine kadar verilmiş yeni bir haciz kararının ve buna bağlı olarak trafik kaydında da bir haciz şerhinin olmadığı, anılan traktör üzerindeki haczin İİK’nın 106-110 maddesi gereğince düşmüş olduğu, 2018/27850 E sayılı icra takip dosyası bakımından borçlunun şikayette hukuki yararı bulunmadığından mahkemece şikayetin reddine karar verilmesi gerektiği tespit edilmiş ise de; 2018/27850 E sayılı takip dosyasından …plakalı traktöre şikayet tarihine en yakın olacak şekilde son olarak 14.06.2019 tarihinde haciz konulduğu takip dosyasında mevcut araç takyidat bilgilerinden tespit edilmiş olup, şikayet tarihi itibariyle haczin İİK’nın 106-110 maddesi gereğince düşmediği görülmekle 2018/27850 E sayılı takip dosyası ile ilgili şikayetin hukuki yarar yokluğu nedeniyle reddine karar verilmesi doğru bulunmamıştır.
Öte yandan, İİK’nın 59. maddesi uyarınca, bir işlemin yapılmasını isteyen alacaklı o işlemin yapılması için gerekli masrafı avans olarak peşin yatırmalıdır. Az da olsa satış avansının yatırılmış olması halinde, usule uygun satış talebi yapılmış sayılır. İİK’nın 110. maddesi hükmüne göre, satış talebi yapıldığında, icra müdürünün alacaklıdan, satış avansını 15 gün içinde depo etmesini talep etmesi gerekir. İcra müdürünce verilen süre içinde belirtilen satış avansı depo edilmez ise, anılan hüküm gereği haciz kalkar.
Takip dosyalarında mevcut araç takyidat bilgilerinin incelenmesinde; şikayete konu …plakalı traktör kaydına 2018/27849 E sayılı takip dosyasından en son 09.01.2020 tarihinde, 2018/27850 E sayılı takip dosyasından en son 23.06.2020 tarihinde, 2018/27851 E sayılı takip dosyasından en son 22.06.2020 tarihinde, 2018/27852 E sayılı takip dosyasından en son 06.07.2020 tarihinde haciz konulduğu,alacaklı vekilinin satış talebinde bulunmadığı ve satış avansının da dosyaya yatırılmadığı görülmüş, İcra Müdürlüğünün 13.04.2023 tarihli cevabi yazısında da şikayet konusu …plakalı traktöre ilişkin alacaklının satış talebine rastlanmadığı, dosyaya herhangi bir satış masrafının yatırılmadığı bildirilmiştir.
Buna göre; haciz tarihinden itibaren altı ay olan satış isteme süresi içinde satış talep edilmediği ve satış avansının yatırılmadığı, dolayısıyla İİK’nın 110/1. maddesi gereği, taşınır üzerindeki hacizlerin mahkemenin karar tarihinden önce düştüğü görülmekle, şikayet konusuz kaldığından karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesi gerekirken haczin ayakta olup olmadığı değerlendirilmeden şikayetin esası incelenerek sonuca gidilmesi isabetsiz olup bozmayı gerektirmiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 18. Hukuk Dairesinin 01.07.2022 tarih ve 2021/344 E.-2022/1003 K. sayılı kararının yukarıda yazılı nedenlerle resen, 5311 sayılı Kanun ile değişik İİK’nun 364/2. maddesi göndermesiyle uygulanması gereken 6100 sayılı HMK’nun 373/2. maddeleri uyarınca BOZULMASINA,
Peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine,
Dosyanın kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
24.04.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi