YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/10165
KARAR NO : 2023/2870
KARAR TARİHİ : 27.04.2023
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : … Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi
HÜKÜM/KARAR : Esastan Ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : … 9. İcra Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki icra takibinin kesinleşmesinden sonraki döneme ilişkin zamanaşımı şikayeti uyuşmazlığından dolayı yapılan inceleme sonunda İlk Derece Mahkemesince, şikayetin kabulü ile zamanaşımı nedeniyle icranın geri bırakılmasına karar verilmiştir.
Kararın şikayet edilen alacaklı tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine hükmedilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı şikayet edilen alacaklı tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi … tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. ŞİKAYET
Borçlu şikayet dilekçesinde; takip konusu çeklerin takibin kesinleşmesinden sonraki dönemde zamanaşımına uğradığını ileri sürerek, İİK’nın 33/a ve 71/son maddeleri gereğince icranın geri bırakılmasını talep etmiştir.
II. CEVAP
Şikayet edilen alacaklı cevap dilekçesinde; borçlu tarafından açılan menfi tespit davasının derdest olduğunu ve bu davanın zamanaşımını kestiğini ileri sürerek şikayetin reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı yazılı kararı ile; menfi tespit davasına konu olan çeklerin şikayete konu takip dayanağı çekler olmadığı belirtilerek zamanaşımının kesilmeyeceği belirtildikten sonra, takibin yenilenmesi ile birlikte takip konusu yapılan 5 adet çek yönünden 2012 ile 2021 yılları arasında icra takip işlemi yapılmadığından zamanaşımının oluştuğu gerekçesiyle şikayetin kabulüne ve zamanaşımı nedeniyle icranın geri bırakılmasına karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde şikayet edilen alacaklı istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Şikayet edilen alacaklı istinaf başvurusunda; borçlu tarafından açılan menfi tespit davasında alacaklının def’i yoluyla alacak iddiasını ileri sürmesi nedeniyle söz konusu davanın kesinleşmesine kadar zamanaşımının, takip konusu alacağın tümü yönünden kesileceğini ileri sürerek, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı yazılı kararı ile; takip konusu çeklerin, ibraz sürelerinin dolduğu tarihlere göre yürürlükte olan yasal düzenleme gereğince 6 aylık çek zamanaşımına tabi oldukları, menfi tespit davasının, icra takibinde yenileme emriyle düzenlenen ödeme emrindeki 5 adet çeke ilişkin olmadığı ve bu suretle takip konusu çekler yönünden bu davanın zamanaşımını kesmediği belirtildikten sonra, 21.9.2012 tarihli satış talebinden itibaren takibin yenilenmesi tarihi olan 11.06.2021’e kadar icra takibinin devamını sağlayan bir işlem yapılmadığından 6 aylık çek zamanaşımının oluştuğu gerekçesiyle, alacaklının istinaf başvurusunun esastan reddine hükmedilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde şikayet edilen alacaklı temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Alacaklı temyiz başvurusunda; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü hususları tekrar etmek suretiyle Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık; çeklere dayalı kambiyo senetlerine mahsus haciz yolu ile ilamsız icra takibinin kesinleşmesinden sonraki zamanaşımı şikayetine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
İcra ve İflas Kanunu md. 33/a., 71/son., 6762 sayılı Türk Ticaret Kanunu md. 662., 663/2.,726., 730/18.
3. Değerlendirme
Takip dayanağı belgeler kambiyo senedi niteliğindeki çekler olduğundan, uyuşmazlıkta, çeklerin keşide tarihlerine göre ibraz sürelerinin bitim tarihi itibariyle 6762 sayılı TTK’nın 730/18. maddesi uyarınca çekler hakkında da uygulanması gereken aynı Kanun’un 662. maddesi, zamanaşımının hangi sebeplerle kesileceğini sınırlı bir şekilde açıklamıştır. Bu sebeplerden biri de dava açılmasıdır. Anılan maddede mücerret dava açılmasından söz edilmekte olup, bu davanın kimin tarafından açılacak bir dava olduğu hususunda bir açıklık bulunmamaktadır. Ancak borçlu tarafından açılacak davada, alacaklı durumundaki davalının savunmalarını def’i yolu ile ileri sürmesi halinde, açılan menfi tespit davasının da zamanaşımını keseceğinin kabulü gerekir. Nitekim Yargıtay HGK’nın 20.01.1996 tarih ve 1996/12-654 E. – 1996/805 K. sayılı kararı ile de aynı ilke kabul edilmiş olup, alacaklı durumundaki davalının savunmalarını def’i yolu ile ileri sürdüğü menfi tespit davası, zamanaşımını keser ve kararın kesinleşme tarihine kadar zamanaşımı işlemez.
Menfi tespit davası sonuçlanıp kesinleşinceye kadar alacaklının takip dosyasında işlem yapma zorunluluğu bulunmadığından 6 aylık zamanaşımı süresi, menfi tespite ilişkin kararın kesinleştiği tarihten itibaren yeniden işlemeye başlar.
Somut uyuşmazlıkta; takip konusunun, yedi adet çek olup, 22.8.2011 tarihinde borçlu tarafından açılan ve … 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2011/471 E. sayılı dosyasında görülen menfi tespit davasında, alacaklının da davada davalı olarak yer aldığı ve mahkemece verilen ilk kararın Yargıtayca bozulmasından sonra aynı mahkeme tarafından 2015/294 E. sayılı dosyada verilen son kararla, davanın kısmen kabul kısmen reddi ile takip dayanağı çeklerden iki adet çek yönünden davanın kabulüne ve borçlunun alacaklıya borçlu olmadığının tespitine, fazlaya ilişkin talebin ise reddine hükmedildiği, alacaklı tarafından icra takibinin yenilenmesinden sonra yeniden düzenlenen ödeme emrinde, menfi tespit davasında kabul yönünde karar verilen iki adet çekin takip dışında bırakılması ile beş adet çek yönünden takibe devam edildiği görülmekle, menfi tespit davasının kesinleşmesine kadar zamanaşımının işlemeyeceği tabi olup, İlk Derece ve Bölge Adliye Mahkemelerinin, menfi tespit davasının, yenileme emri ile birlikte düzenlenen ödeme emrindeki beş adet çeke ilişkin olmadığından bahisle zamanaşımını kesmeyeceği yönündeki gerekçesinin yerinde olmadığının kabulü gerekir. Zira, menfi tespit davasının açılma tarihinde, yenilemeden sonra takipten çıkarılan çekler henüz takip konusu olup, kararın kesinleşmesine kadar zamanaşımının işlemeyeceğinin kabulü gerekir.
Hal böyle olmakla birlikte; icra takip dosyasının incelenmesinde; takibin kesinleşmesinden sonra alacaklının, 3. kişilere İİK’nın 89/1. maddesi gereğince haciz ihbarnamesi gönderilmesine ilişkin 22.9.2010 tarihli talebi ile zamanaşımının kesilmesinden sonra, 05.4.2011 tarihli aynı konudaki talebine kadar zamanaşımını kesen bir işlem yapılmadığından, 6 aylık çek zamanaşımı süresinin dolduğu görülmekle, İlk Derece Mahkemesince verilen şikayetin kabulü ile zamanaşımı nedeniyle icranın geri bırakılmasına dair karara karşı alacaklı tarafından yapılan istinaf başvurusunun, Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddi yönündeki kararı sonucu itibariyle doğru olduğundan onanması gerekmiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararında yazılı gerekçelere göre alacaklının yerinde bulunmayan temyiz itirazlarının reddiyle usul ve Kanun’a uygun sonucu doğru olan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 5311 sayılı Kanun ile değişik İİK’nın 364/2. maddesi göndermesiyle uygulanması gereken 6100 sayılı HMK’nın 370. maddeleri uyarınca ONANMASINA,
Alınması gereken 179,90 TL temyiz harcından, evvelce alınan harç varsa mahsubu ile eksik harcın temyiz edenden tahsiline,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
27.04.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.