YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/10175
KARAR NO : 2022/14003
KARAR TARİHİ : 26.12.2022
MAHKEMESİ : … Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi
Yukarıda tarih ve numarası yazılı Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın müddeti içinde temyizen tetkiki borçlu tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hâkimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü :
Temyiz incelemesinin duruşmalı yapılmasına işin ivediliği ve niteliği nedeniyle 5311 Sayılı Kanunla değişik İİK’nin 366. maddesi hükmü uygun bulunmadığından bu yöndeki isteğin reddine oy birliği ile karar verildikten sonra işin esası incelendi:
2.3.2005 tarih ve 5311 sayılı Kanunun 24.maddesi ile değişik 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu’nun 363/1.maddesine göre; istinaf yoluna başvuru süresi, tefhim veya tebliğden itibaren on gündür.
Somut olayda; ilk derece mahkemesince kararın borçlu vekilinin yüzüne karşı 21.10.2021 tarihinde tefhim edildiği, borçlu vekilince istinaf dilekçesinin yasal 10 günlük süreden sonra 22.11.2021 tarihinde sunulduğu, buna göre istinaf isteminin süresinde olmadığı tespit edilmiştir.
O halde Bölge Adliye Mahkemesince, istinaf dilekçesinin süresinde olmadığı gerekçesiyle istinaf talebinin reddine karar verilmesi gerektiği halde, Anayasa Mahkemesi’nin 20.03.2014 tarihli ve 2012/1034 sayılı kararına dayanarak; hak ihlali değerlendirilmesinde bulunmak suretiyle istinaf başvurusu süresinde sayılıp işin esası incelenmiş ise de, Anayasa Mahkemesi tarafından verilen hak ihlali kararının başvuru yapılan dosyaya özgü olduğu, genel mahkemede yargılama yapan diğer mahkemeleri bağlamayacağı, somut olayda istinaf ve temyize gelen borçlunun Anayasa Mahkemesi’ne bireysel başvuru hakkını kullanmadığı bir başka deyişle kendisi hakkında hak ihlali kararı verilmediği anlaşılmakla, ilk derece mahkemesinin; istinaf talebinin HMK 346/1 maddesi gereğince reddine ilişkin ek kararına yönelik istinaf isteminin reddine karar verilmesi gerekirken, ek karar kaldırılarak işin esasının incelenmesi doğru değil ise de, sonuçta istem reddedildiğinden, sonucu itibariyle doğru olan Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanması gerekmiştir.
SONUÇ: Borçlunun temyiz itirazlarının reddi ile sonucu doğru Bölge Adliye Mahkemesi kararının yukarıda yazılı nedenlerle 5311 sayılı Kanun ile değişik İİK’nun 364/2. maddesi göndermesiyle uygulanması gereken 6100 sayılı HMK’nun 370. maddesi uyarınca (ONANMASINA), alınması gereken 80,70 TL temyiz harcından, evvelce alınan harç varsa mahsubu ile eksik harcın temyiz edenden tahsiline, 26.12.2022 gününde oy birliğiyle karar verildi.