Yargıtay Kararı 12. Hukuk Dairesi 2022/10179 E. 2023/3067 K. 04.05.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/10179
KARAR NO : 2023/3067
KARAR TARİHİ : 04.05.2023

MAHKEMESİ : … Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2021/3033 E., 2022/1813 K.
HÜKÜM/KARAR : Ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : … İcra Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2019/217 E., 2021/372 K.

Taraflar arasındaki imzaya ve borca itiraz nedeniyle yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince itirazın kabulü ile icra takibinin muteriz borçlular …, …, … ve … yönünden durdurulmasına, davalı alacaklının kötü niyetli ve ağır kusurlu olduğu ispat edilmediğinden tazminat talebinin reddine karar verilmiştir.

Kararın taraflarca istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince tarafların istinaf başvurularının ayrı ayrı esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı alacaklı tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi … tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Borçlular itiraz dilekçelerinde; davalı alacaklı tarafından bonoya dayalı olarak başlatılan kambiyo senetlerine mahsus haciz yoluyla ilamsız takipte, murisleri … adına atılan keşideci imzasının murise ait olmadığını, borçlarının bulunmadığını, senedin sahte olarak düzenlendiğini ileri sürerek imzaya ve borca itirazlarının kabulüne, takibin iptali ile davalı alacaklı aleyhine tazminat ve para cezasına hükmedilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP
Davalı alacaklı cevap dilekçesinde; imzanın murteriz borçluların murisine ait olduğunu, muris tarafından farklı bir takip dosyasındaki imzaya itiraz edildiğini ve anılan dosyada alınan bilirkişi raporunda imzanın murise ait olduğunun tespit edildiğini, imza incelemesi yapılarak itirazın reddi ile muteriz borçlular aleyhine tazminat ve para cezasına hükmedilmesini talep etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davalı alacaklı tarafından borçlu … mirasçıları; …,….,…., …,….,….,…..,…, …, … aleyhine 307.374,79 TL bedelli kambiyo senetlerine mahsus haciz yolu ile takip başlatıldığı, İİK’nın 170/3. maddesinde, inkar edilen imzanın borçluya ait olduğu anlaşıldığı takdirde itirazın reddedileceğinin hükme bağlandığı, bilirkişi raporunda imzanın borçlunun eli ürünü olduğu ya da olmadığı yönünde kesin bir görüş bildiriminde bulunulmaması halinde, bilirkişi raporunda yer alan belirsizliğin borçlu lehine yorumlanmasının zorunlu olduğu, zira takibe başlayan ve icra dosyasına sunduğu senetteki imzanın borçluya ait olduğunu iddia edenin alacaklı olduğu, bu iddiayı ispat külfetinin de alacaklıya ait olduğu, mahkemece murisin mukayeseye esas imza asılları celp edilerek imza incelemeleri yaptırıldığı, Aydın Jandarma Kriminal Laboratuvar Amirliği ve … Bakanlığı Adli Tıp Kurumu tarafından tanzim edilen raporlarda inceleme konusu senette atılı imzaların teşhise götürecek önemli karakteristik materyal ve yazı unsuru içermeyen, tersimi basit, taklidi kolay imzalar olması nedeniyle aidiyetinin, muris …’ın eli ürünü olup olmadığının tespit edilemediği yönünde görüş bildirildiği, davalı alacaklının kötü niyetli ve ağır kusurlu olduğunun ispat edilemediği gerekçesi ile itirazın kabulü ile … İcra Müdürlüğünün 2019/6257 Esas sayılı takip dosyası ile başlatılan takibin muteriz borçlular …, …, … ve … yönünden durdurulmasına, davalı alacaklının kötü niyetli ve ağır kusurlu olduğu ispat edilemediğinden borçluların tazminat talebinin reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraflarca istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri
1.Davalı alacaklı istinaf dilekçesinde; keşideci imzasının muteriz borçluların murisine ait olduğunu, alınan bilirkişi raporlarının yetersiz olduğunu, murisin vefatından önce farklı bir takip dosyasında ileri sürdüğü imzaya itiraz davasında toplanan belgelerin celbedilmesi ile Marmara Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi öğretim üyelerinden oluşturulacak bir heyetten rapor aldırılarak karar verilmesi gerektiğini ileri sürerek mahkeme kararının kaldırılması ile itirazın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

2.Muteriz borçlular istinaf dilekçesinde; mahkemece imzaya itirazın kabulüne karar verilmesinin isabetli olduğunu ancak takibin iptali ile kötü niyetli alacaklı aleyhine tazminat ve para cezasına hükmedilmesi gerektiğini ileri sürerek mahkeme kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; Aydın Jandarma Kriminal Laboratuvar Amirliğince düzenlenen raporda; takip konusu senet üzerinde borçluların murisi olan … adına atılı bulunan imzalar ile …’ın mevcut mukayese imzaları arasında yapılan inceleme ve karşılaştırmada söz konusu imzaların …’ın eli ürünü olup olmadığı hususunda müspet ya da menfi bir kanaat bildirmenin mümkün olmadığının bildirildiği, İstanbul Adli Tıp Kurumu Fizik İhtisas Dairesi Adli Belge İnceleme Şubesi’nce düzenlenen raporda; takip konusu senette borçlu muris adına atılı imzaların teşhise götürecek önemli karakteristik materyal ve yazı unsuru içermeyen, tersimi basit, taklidi kolay imzalar olması nedeniyle söz konusu imzaların borçluların murisi olan …’ın eli ürünü olup olmadığının tespit edilemediğinin bildirildiği, Adli Tıp Kurumu her ne kadar imza incelemesinde üst ve son merci değil ise de mahkemece aldırılan bilirkişi raporları arasında çelişki bulunmadığı, raporların hüküm kurmaya ve denetlemeye elverişli olduğunun anlaşıldığı, ilk derece mahkemesince yeniden bilirkişi incelemesi yaptırılmaksızın karar verilmiş olmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, İİK’nın 170/3. maddesine göre itirazın kabulü kararı ile takip duracağından mahkemece takibin durdurulmasına karar verilmesinde yasaya aykırılık bulunmadığı, takibe konu senette bulunan imzanın borçlu eli ürünü olup olmadığı, kesin olarak tespit ve ispat edilemediğinden davalı alacaklının kötü niyeti veya ağır kusuru ispatlanamadığından davalı alacaklı aleyhine tazminata ve para cezasına hükmedilmemesinde isabetsizlik bulunmadığı gerekçesi ile tarafların istinaf başvurularının ayrı ayrı esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı alacaklı temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davalı alacaklı temyiz dilekçesinde; keşideci imzalarının muteriz borçluların murisi …’a ait olduğunu, aldırılan raporların yetersiz olduğunu, murisin vefatından önce farklı bir takip dosyasında ileri sürdüğü imzaya itiraz davasında toplanan belgeler ile diğer mahkemelerdeki imza aslını içeren belgelerin celbedilmesi ile Marmara Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi öğretim üyelerinden oluşturulacak bir heyetten rapor aldırılarak karar verilmesi gerektiğini ileri sürerek bölge adliye mahkemesi kararının kaldırılması ile ilk derece mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, kambiyo senetlerine mahsus haciz yoluyla ilamsız icra takibinde imzaya ve borca itiraza ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu’nun 170. maddesi, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu ile sair yasal mevzuat

3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı alacaklı tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;

Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 2004 sayılı Kanun’un 364/2. maddesi göndermesiyle uygulanması gereken 6100 sayılı Kanun’un 370. maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Alınması gereken 179,90 TL temyiz harcından, evvelce alınan harç varsa mahsubu ile eksik harcın temyiz edenden tahsiline,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

04.05.2023 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.